şükela:  tümü | bugün
  • sophie fiennes imzalı 2006 yapımı bir film. filmin "oyuncusu" olan slavoj zizek, sinema tarihinden çeşitli filmleri yorumluyor. filmin açılışında zizek sinemanın bize "nasıl arzu duymamız gerektiğini söylediğini" belirtiyor ve sinemanın nihai sapkın sanat olduğunu iddia ediyor.

    film boyunca, yorumladığı filmlerden mekanlarda görüyoruz zizek'i: norman bates'in*annesinin oturduğu kiler, melanie daniels'ın*bodega bay'e mitch brenner'ın yanına giderken bindiği kayık, morpheus'un* neo'ya hapları verdiği beyaz mekan...

    filmin en komik anlarından birinde, zizek "bu kayıkta giderken kendimi melanie gibi hissediyorum. şimdi ne düşünüyorum biliyor musunuz? 'mitch'i sikmek istiyorum' diye*düşünüyorum" yorumunda bulunuyor.

    her slavoj zizek severin arşivinde bulunması gereken eşsiz bir çalışma*
  • marx biraderleri, id, ego ve superego temsilcileri saymakla kalmaz, sapık'ın ünlü evindeki bodrum ve diğer katları da aynı şekilde ayırır. matrix yorumlarına aşina olsak da, kessinlikle zihin açıcı, ters yatırıcı bir program.
  • slavoj zizek'in filmleri analiz ettigi bir belgesel, bir nevi yamuk bakmak kitabinin sesli hali ama tabi bu kadar kucumsememek gerekir, korku türüne aşina olmayanlarin da pek rahat izleyebileceği bir belgesel değildir. zizek denen adamın ise ne kadar sempatik ve garip oldugunu görürüz.
  • zizek efendinin her zamanki provakatif yorumlari ile korku sinemasina kus* bakisi. tabii ki en psikoyelloz yonetmen alfred hitchcock un bir cok filmine yer verilmis bu belgeselimsi calismada. hitchcock filmlerinde bolca rastlanan annenin tuhaf hukmu ve cuku kaybetme korkusu temalari zizek icin super pazar gezintisi alanlari. filmden aparttigim su yorumu ornek diye buraya yaziyorum, fikir versin film hakkinda:

    sapik* filmi hakkinda konusurken zizek, norman bates in evi hakkinda da yorum yapiyor. bu evin 3 katli olmasi zizek'e gore ego, superego, ve id i temsil etmekte. giris kat normal yasantinin surdugu ego, ust kat annenin ikamet ettigi ve bitmez tukenmez talepleri ile bir turlu memnun edilemeyen superego, ve en alt kat ise gudulerin oldugu id.
    allahim dusunmeye baslayinca arap sacina donuyor. zizek sinema ile icindeki hafiyeyi tatmin ederken ayni zamanda icindeki katili de susturuyor olabilir mi?

    zizek'in kendisinin sinema ile iliskisini masaya yatiracagi gunu heyecanla bekliyorum.
  • en son toronto film festivalinde gösterilmiş belgeseldir. internette (ilk) 47 dakika ve (tam) 2 saat 43 dakikalık versiyonları bulunabilir.
  • sinema severlerin, sinema meraklılarının, sinema sevdalılarının mutlaka izlemesi gereken pek güzel bir belgesel... vay zizek vayy dedirtmekte...
    (bkz: sapığın sinema rehberi)
  • bir ifistanbul sürprizi olarak festival içinde festival. tüm sinemaseverler hakkında yorum yapamayacağım ama tüm festivalseverlerin seveceği bir belgesel olduğu kesin.

    --- spoiler ---
    'cinema is the ultimate pervert art. it doesn't give you what you desire, it tells you how to desire'
    --- spoiler ---

    http://www.thepervertsguide.com/
  • if istanbulda gösterilen slojav zizek'in yazdığı ve anlatıcılığını üstlendiği sinema ve psikanaliz üzerine sey... izlerken anlatilanlari kacirmamak icin 2,5 saat boyunca kesintisiz kayit cihazi gibi davranip ilerleyen gunlerde olmadık zamanlarda tekrar tekrar zizek'e dönerek okumalarini yeniden yeniden dusunebilirsiniz.
    (bkz: siddetle tavsiye etmek)
  • bileti kalmağı için gidemediğim festival sonrası gösterime girmesini sabırsızlıkla beklediğim film.tüm izleyebilenlere afiyet olsun.
  • sinemayi gectim herhangi bir sanat yapitini yorumlamaktan zevk alan herkesin en az bir defa izlemesi tavsiye edilen, her izleyiste daha da cok dusundurecek, sinema uzerine beyin jimlastigi sinemasi. zizekin kasinti ve sabirsizlik gosterilerini bilincli yapip yapmadigi da ayri bir merak konusu...