şükela:  tümü | bugün
  • richard adams'ın* 1977 yılında yayımlanan romanı ve aynı romandan uyarlanan 1982 tarihli animasyon. watership down için "ben hiçbir gönderme yapmadım, sadece çocuklarıma hikaye yazdım" diyen adams (bkz: watership down/@black wings gray eyes), belli ki büyüklere söylemek istediklerini bu esere saklamış.

    --- spoiler ---

    dün imdb'de "gelmiş geçmiş en trajik animasyon" benzeri yorumlarla karşılaşınca "siz misiniz meydan okuyan" deyip the plague dogs'u açtım. daha neredeyse açtığım dakikada "lan, bitiremeyeceğim ben bunu galiba" diye düşünmeye başladım. the plague dogs, meramını okuyucu/izleyiciye zerre merhamet göstermeden anlatıyor. yücelttiği hayatta kalma azmi , arkadaşlık gibi kavramlara rağmen amerikan edebiyatı'nda karşılaşabileceğiniz cinsten bir iyimserlik barındırmıyor. rowf ve snitter'la beraber size de ızdırap çektiriyor. aldığı tepkilerle mi alakalı bilmiyorum, adams ilk baskının ardından kitabın sonuna bir ekleme yapmış. animasyon ilk baskıya sadık kaldığı için ben panzehir niyetine bu akşam little nemo izleyeceğim.

    --- spoiler ---

    grave of the fireflies benzeri, istismarın rahatsız edici boyutlara ulaştığı sınavlarda çuvallıyorsanız uzak durun!
  • snitter, tilki tod ve ihtiyar rowf'un dostlukları unutulmaz. gününüzü mahvetme potansiyeli yüksek bir animasyon filmi.
  • dünyadaki en acımasız canlı olan insanoğlunun hayvanlara hissettirdiklerini izleyiciye gözünün yaşına bakmadan aktaran başarılı bir dram animasyon film. köpeklerin tilkiyle olan dostluğu dışında hem hikayesi hem çizimleri hem atmosferi hayattan soğutacak kadar sert ama bir o kadar başarılı.
  • filmi izlememişlerden hayvan konusunda çok hassas olanlar belki de izlemese daha iyi bu animasyonu.

    spoiler olarak bir çeşit "open-ended" olarak sonu gelen film. rowf ve snitter'ı denizin ortasında adalarına ulaşmaya çalışırken görürüz ancak anlarız ki(zaten anlamışızdır da) ada mada yoktur sadece snitter'ın bir hayalidir ve kendisi de bunu en sonunda fark eder. rowf'da üzülmesin diye ya görmüyo musun orda işte biraz daha dayan der ve filmin ending soundtracki i don't feel no pain no more... diye çalmaya başlayınca nasıl ya noldu ya şimdi deriz ki aklımıza gelen(ama gelmesini istemediğimiz) en mantıklı teori iki köpeğin yüzebildikleri kadar yüzüp sonra boğuldukları olur ve gözlerimiz epey bir sulanır.. ancak bunu görmediğimiz için belki de ada vardı belki kurtuldular diye de düşünürüz malum ne olduğunu görmemiş olmamız ve ending credits çalarken adanın silüetini(biraz hayal olduğu belli olarak) görmemiz de biraz sembolik bir gönderme olur.

    ayrıca animasyonun uyarlanmış olduğu kitabın sonraki baskılarında bu iki köpeğin deniz ortasında tespit edilip veya da kendilerine rastlayan kayıkçılar tarafından kurtarılmış olup, snitter'ın ölmüş olan sahibinin aslında ölmemiş olup da sahibiyle tekrar buluştuğu ve iki köpeğin de sonrasında mutlu mesut yaşadığı ekstradan yazılmıştır gerçi wikipedia'dan bakıp da görmüştüm bu bilgiyi tam emin değilim.