şükela:  tümü | bugün
  • normal ya$antinizda sürekli görmek durumunda oldugunuz biriyle, örnegin bir i$ arkada$inizla ya da kom$unuzla daha da yakinla$mak istiyorsunuz diyelim. the platinum rule i$bu yakinla$ma sürecini ve sonucunu irdeler. barney stinson geli$tirmi$, ted mosby update etmi$tir.

    1. adim - attraction (etkilenme)
    2. adim - bargaining (pazarlik/bir sorun cikmayacagina kendini ikna a$amasi)
    3. adim - submission (teslim olma/yakinla$manin ba$lamasi)
    4. adim - perks (ikramiye/ili$kinin iyi taraflari ile övünme, kendini kandirma a$amasi)
    5. adim - the tipping point (bardagi ta$iran son damla/hatanin kafaya dank etmesi)
    6. adim - purgatory (araf/arada kalma, tanrim ne yaptim ben süreci, kafayi duvarlara, masalara vurma)
    7. adim - confrontation (yüzle$me/kar$i tarafla konu$up ayrilma-eski hale dönme talebi)
    8. adim - fallout (dagilma/ili$kiye girilen tarafin incinen gururu, bunun yansimasi aksi tavirlar)
    9. adim* - co-existence (bir arada ya$ayabilme/zamanla ya$ananlarin unutulmasi, yakinla$ilan insanla eski hale yakin bir duruma dönü$)
  • barney'nin (bkz: barney stinson) tüm kuralları içerisinde en geçerli ve gerçekten gerçek olan bir kuraldır; the platinum rule. her ne kadar ted'le (bkz: ted mosby) gelen dokuzuncu adım olayın bütününü biraz daha optimistik bir havaya soksa da, en uzun ve muhtemelen en sancılı adım olan bu adımın ardından hiçbir şey asla eskisi gibi olmaz.
    yani neymiş: "never ever, ever, ever love thy neighbour"
hesabın var mı? giriş yap