şükela:  tümü | bugün
  • tim robbinsli, whoppi goldbergli eglenceli bi film. ayni zamanda susan sarandon, bruce willisve john cusack de gorunurler. bi film studyosu sahibi, tim robbins, scriptini kabul etmedigi bi adam tarafindan tehdit edilmektedir. olaylar gelisir
  • robert altman ın meşhur trademark ı olan o sırada yaptığı ya da düşündüğünü seyircinin bildiği şeyi oyunculara söyletme detayına sahip müthiş uzunlukta bir kesintisiz giriş sahnesine sahip film. filmin bir noktasında geçen günümüzde holivud filmlerinde dakikaya 90 cut düşüyor, geyiğini gerçek hayatta tekerrür edenlere de rastlanmaktadır.
  • orson welles'in touch of evil filminin acilis sahnesinden bahsederek baslar film. karakterlerden biri oyle 5-6 dakikalik tracking shot'larin artik yapilmadigindan yakinir. tabi robert altman bu senaryo ignelemesinin altinda kalmamak icin midir nedir 8 dakikalik bir tracking shot ile acar filmi. onun disinda da pek cok filme gondermelerle dolu bir film (misal: m)
  • whoopy goldberg ile tim robbins iliskisi, raskolnikof'un müfettisle iliskisine benzeyip, filmin en gergin anlarini olusturur. finalde mutlu son yasanir, bir nevi yani. ben mutlu olmustum.
  • bu film aynı zamanda süresi pek de uzun olmayan julia roberts, filmde kendisi incecik ama kaslari kalindir, ve lyle lovett evliligine neden olmustur, ciftin tanismasina vesile olarak.
  • hollywood dunyasinin yalanligini, yapmacikligini, cikarciligini, paragozlugunu, sanat dusmanligini gozler onune seren cok replikli, yorucu ama guzel film. cin robert altman'in yine onlarca unluyu biraraya getirerek cektigi diger film icin: (bkz: hazir giyim)
  • her nenden önce film gerçekliğini bozarak ve kurgunun gerçeğin betimlemesinden öteye geçerek gerçeğin kendisi olduğu bir oluşum var the player'da. bir filmde masum kişinin ölmesi mi gerçektir, yoksa filmin çekim aşamasında paranın her nenden önce geldiği mi? o kadar keskin bir eleştiri getirmiş ki altman, koşup elini öpesim geldi.
    şöyle açayım:
    bir filmde romantik sahneler olması ya da tüm gerçekliği ile nazilerin yahudileri katledişinin bulunması arasında bir fark yoktur*. film gerçekliği içinde, tüm bu ayrıntılar kurgudur. bir repression söz konusudur freudçu anlamıyla. öte yandan filmin üretim süreci kurgu olmayan gerçektir. filmin ne amaçla bize ulaştığı ve nasıl ulaştığı kurgu olmayan gerçektir. bu açıdan da seyirci için tek kurgu dışı gerçeklik, filmin tüketim anıdır. yani the player'dan bilginin verim değil alım anı gerçektir*. bir paradoksa sürükleniyorum, o yüzden şuracıkta kesiyorum. aman diyeyim, döngüye girmemek lazım. somut bir yere varamadım. fazlasını beklememek lazım tabii. hem her entry anlamlı olacak diye bir nen yok değil mi?
  • daan'in costuran yeni albumune ismini vermis olan parcasidir.

    http://www.daan.be/player_movie.htm
  • 92 yapımı olmasına rağmen güncelliğini yitirmemiş olan film. filmde adım başı bir ünlüye rastlamak mümkün. kadro baya zengin. şöyle diyim; eğer filmde bir kere görünüp yok olan bütün ünlüler gerçek ücretlerini isteselermiş toplam 100 milyon dolar sadece maaşlar için ödenmesi gerekirmiş. bence filmin en güzel yanı yönetmenin film posterleriyle ve öğelerle yaptığı göndermelerdi. mesela griffin'in çamur banyosu yaptığı bi sahne vardı, yönetmen sanki orda direk; "olm sen çamura batmışsın dibine kadar" demek istiyo gibiydi. akıllıca yazılmış eğlenceli ve ilginç bir senaryoya sahip bu film. mutlaka izlenmeli. tim robbins abimin de hastasıyım burdan tekrar sölemek istiyorum*. 8/10
  • filmde tehdit mektuplarini kimin gonderdigini merak edenler icin bol spoiler katkili kucuk bir izahat:

    --- spoiler ---
    filmin uyarlandigi kitabin yazari tolkin'in* daha sonra acikladigi uzere son sahnede griffin mill'e hikayeyi anlatan ses kahane'nin cenazesinde merasim konusmasini yapan kisiye aittir. her ne kadar telefon ile konusma tonu arasindaki fark yuzunden bu iliski hemen farkedilemese de, hem merasim konusmasi hem de tehdit mektuplarinda gizemli kisinin yapimcilar hakkinda israrla hep ayni "shit-bag producers" ifadesini kullanmasi bunun en acik ispatidir.

    bu iliski isiginda filmin sonu bir daha incelendiginde aslinda kahane'nin de pek masum olmadigi ortaya cikar. belki de bu yuzden kahane'nin gizemli arkadasi polise gitmek yerine santaj ile mill'e hikayeyi satmaya mecbur kalmis olabilir (tabi bu noktada merasim konusmasininin icerigini de bir daha incelemek yerinde olacaktir).
    --- spoiler ---

    bu arada protogonistin adinin pek oyle rastgele secilmemis oldugunu da belirtmek lazim. herkesi oguten bir sistemin (hollywood) bas oyuncularindan (the player) birinin adinin griffin mill (ejderha degirmeni) olmasi filmdeki gizli satirik gondermelerden biridir aslinda.

hesabın var mı? giriş yap