şükela:  tümü | bugün
  • bomontiada'da bulunan gastropub. mekan kendi birasını üretecek ve 12 çeşit bira (ipa, kölsch, red ale vb.) olacağı söyleniyor. ne zaman açılacağı ise şimdilik belirsiz. ayrıca diğer ismi de torch brewery olarak geçiyor.

    https://www.facebook.com/…stanbul-1434825316785798/
  • memleketin yeni brewpubi. bir suredir acilmasi bekleniyordu; birkac gun once acilmis. bira cesidinin bollugu ve abarti olmayan fiyatlari ile ilgi cekiyor simdilik.

    edit: guvenilir gozuken bir kaynak acildigini iddia etmisti, ama daha acilmamis ne yazik ki. bekliyoruz.
  • 13 nisan (bugün) itibariyle açılmış olan brewpub. tap'te kölsch, scottish ale, wheat, rye, red ale, pale ale, ipa ve vienna lager olmak üzere 8 çeşit bira var. yeni çeşitler de yolda.

    https://www.instagram.com/p/bei3lwssif4/
  • brewpubların özgünü, ferahı,
    merdivenlerden duvardaki tablolarına özenilmişi,
    ale geyiğini çok güzel uyarlamışı (scotch ale'ı efsane ama cellar 12-14c de servis edilir, içtiğimiz bariz warm'du)
    çok sempatik 80s&90s çalan dj'i bir köşesine oturtup 'kabin' geyiğine girmeyince samimiyeti artırmışı (adettendir dj'e selam ederim, ben you give love a bad name çaldığında masalararası depar turnuvası düzenleyen arkadaşım)
    sessiz köşeleri muhabbetçilere, müzikli köşeleri biz hoplaklara, balkonu romantiklere ayrılmış.
    beni bıraksınlar ev diye yerleşip burda kalayım.
  • 31 mayıs akşamı self servis için sırada beklerken arkamdaki müşteri ve kendisini mekanın sahibiymiş gibi gösteren sakallı kilolu adamın diyaloğu ile beni dumura uğratan, müşterileri potansiyel bardak kırıcı olarak gören mekan.

    mekanda sıra olduğunda, müşterileri ayakta bekletmemek adına bomontiadanın ortasındaki sandalyelerde dinlenmeleri ve beklemeleri için yer ayrılmış. bu yere özel servis yok. o yere oturanlar gidip kendi içeceklerini kendileri alıyorlar. müşteri sırası geldiğinde sipariş verdi, beklerken iki kahve içerim düşüncesiyle.. aynı zamanda orada bira da içilebiliyor. neyse kahveyi plastik bardağa koyduklarını görünce müşteri sordu neden böyle bir uygulama var diye. sakallı mekan sahibi görünümlü kişi de oraya cam bardak vermiyoruz dedi. o da yine bekleme bölümüne servis edilen cam bira bardaklarını gösterdi ama aynı mekan sahibi görünümlü kişinin müşteriye verdiği cevap şu oldu ; “sen o bardaklar kaç para biliyor musun?”

    şimdi bir mekan açıyorsunuz, bira konusunda iddialı bir marka olmaya çalışıyorsunuz ama bir mekan sahibi görünümlü çalışan kalkıp müşteriye o bardaklar kaç para biliyor musun diyor ve markanın tüm pazarlama faaliyetlerini, reklamını, pr’ını ve tüm itibarını henüz kırılmamış olan bir bardakla yerle bir edebiliyor. kaldı ki bugün esnaf lokantalarında bile kırılan bardağın parası alınmaz.
  • bomontiada'nın son aylardaki en popüler mekanı süphesiz the popülist. birbirinden lezzetli kendi üretimi biralar bunun en büyük etkenlerinden. buna kusursuz servis ve çok başarılı bulduğum "bira yancısı" bir menü de eklenince mekanın neden bu kadar sevildiği anlaşılıyor.

    yediğimiz her şey çok lezzetliydi, ama mekanın yıldızı 10 saat tütsülenerek pişirilen dana brisketli patates sepeti bizim de favorimiz oldu.

    3 farklı bira denedim, onların da hepsini beğendim, fakat en bi çok buğday birasını sevdim.

    fiyatlar: bomontiada mekanlarında fiyatlar ortalama üstü, popülist de bu bağlamda çok uygun meblağlara yiyip içebileceğiniz bir yer degil. 50lik bira yok, hepsi 33'lük, tek istisna 40'lık bardakta getirdikleri buğday birası. ama biraların kendi üretimleri olduğu ve kalitesi düşünüldüğünde, yemeklerin lezzeti ve özeni ve dediğim gibi kusursuz bulduğum hizmet kalitesi de buna eklendiğinde fiyat politikasını makul buluyorum.
  • en çok kölsch birasını sevdik. (içimi kolay biraya susamışız resmen) wiener de güzel. menü biraya eşlik etmek üzere özel seçilmiş, belli. brisket ve kuzulu sandviçler süper. kokoreçlisi aklımızda kaldı. grup olarak gitmelik bir yer, ama biz varken etrafta daha çok +35 çiftler vardı.
    istanbul'da tatil günü öğle yemeğinde bira içmek için keyifli bir avlu, serin, ferah.
    fiyatlar dışında sıkıntı yok. ama son zamanlarda zaten içki ruhsatı olan her yerde fiyatlar abartı oldu. bir nevi ruhsat almanın zorluğunu, sıkıntısını müşteriye yüklüyor sanki herkes. yani hadi içkiyi pahalı satıyor anladık ama içki servis eden yerde ne bileyim salata da, sandviç de bi tık pahalı oluyor artık.
  • mekan çok iyi. ortalamaların çok üstünde istanbul için. biralar güzel müzikler çalışanlar anlayışlı mekan güzel.

    fakat özellikle hafta sonu eğer iki kişi geldiyseniz bir yere oturmanıza izin vermiyorlar. boş olan masalara da rezerve deyip geçiştiriyorlar. gözlerimle gördügüm 2 saat boş olan masaya rezerve dediler. haliyle grup bekliyorlar daha cok para kazanmak için. fakat masalarda şişe filan açtıran görmedim. yani o konsepte bir yer degil.

    bomontiada'yı çok seviyorum. henüz herkes tarafında bilinmeyen güzel bir yerleşke. umarım böyle devam eder.

    fiyatları hakkında bir şey diyemem çünkü rakini olmayan bir yer. birayı 50 tl yapsalar da oraya gidecek tonlar adam olur hafta sonu.

    the populist güzel mekan sadece biraz daha dikkat.
  • dün gittiğimiz mekan.

    çok pahalı olduğu için yemek yemedik. doğrudan biralara daldık. tortulu ve taze biralar sunuyorlar. kendi biraları olması doğrudan maça 1-0 galip başlamalarına neden oluyor.

    biralar tat olarak güzel. özellikle porter, ipa, honey pepper biralarını tavsiye ederim. biralardan puan kırdığım tek nokta "maya" mevzusu oldu. yaptıkları biraların reçeteleri değişse de sanki hep aynı mayayı kullanmışlar gibi tüm biralar aynı kokuya sahipti. yani ben red ale'de de; porter'da da; lager'de de aynı kokuyu alıyorsam burada bir hata var diye düşünürüm. öte yandan aynı kokan bu biraları içtiğinizde tatlarının bambaşka ve dahil oldukları türlerin özelliklerini dengeli şekilde yansıtan biralar olduğunu görüyorsunuz. çok acaip...

    neyse, bira severlerin bir iki kez uğrayıp değişik biralarını tatmalarını öneririm.
  • deli gibi red ale içtiğim mekandır sonra o biçim girdi göte hesap o ayrı mesele, ulan insan oduyor o hesabi hayvanlar