şükela:  tümü | bugün
  • yönetmeni gabriele muccino olan başrolünde will smith'in oynadığı çekimleri tamamlanmış film.

    edit: will smith'e oscar adaylığı getirmiş muhteşem film.
  • geçtiğimiz haftasonunda amerika'da en fazla gişe yapan film. beklentileri karşılayacak gibi görünüyor.
  • filmden haberdar olmamama rağmen, başlığı okuyunca hemen bende bir ayar verme isteği yaratan yapımdır. niye denilecektir ki cevabı ingilizce'de "happyness" diye bir kelimenin olmayışıdır. mutluluktur ki, o da "happiness" şeklinde yazılır. lakin araştırmalarım, filmin adının hakikaten de "happyness" şeklinde yazıldığını göstermiştir. ayar vereyim derken ayar almak deyimini tamamlamış bulunup, türkçe karşılığını yazalım.
    ing. mutluluk kovalamacası

    türkçe'ye olası çevrilişi:

    mutluluğun peşinde

    niye happiness değil de, happyness olduğunu da buldum. buyrun burdan yakın:

    --- spoiler ---

    the word "happyness" in the title has been taken from the misspelling of "fun joy happyness" on a mural children have painted on the chinatown daycare center where chris gardner takes his son, christopher. when chris points out the mistake, mrs. chu replies that it is not important to the pre-schoolers how the word is spelled, only that they have happiness. this leads chris to contemplate the inclusion of the concept of the individual's right to "pursuit of happiness" in the declaration of independence, and how to pursue a happier, more emotionally secure childhood for his son, than his own had been.

    kısaca diyor ki,

    filmde, eleman oğlunu bakımevinden alırken, çocukların bir duvar üzerine "eğlence, neşe ve happyness (mutluluk)" yazdığını görür. bu yanlış yazılışı fark edip de bakımevi hocasına söylediğinde, hoca, okul öncesi ufaklıkların happiness'ı yanlış yazmalarının önemli olmadığını söyler.

    bu da bizim elemanı, "bağımsızlık bildirgesi (the declaration of independence)"ndeki, "pursuit of happiness" yani "mutlu olma hakkı (sanıyorum ki)" maddesiyle bağdaştırma yapmaya sevk eder. oğlunun, kendi yaşadığından daha mutlu bir çocukluk yaşaması için, neler yaptığını anlatır bu film de...

    --- spoiler ---

    üşenmedim, aradım sizin için sözlük dostları. böyle boşum işte. kaynak da belirtmeden olmaz tabi:

    http://en.wikipedia.org/wiki/pursuit_of_happiness
    http://www.fa-ir.org/ai/happiness.htm
  • chris gardner'ın oğluna verdiği öğütler ona karşı olan sevgisi, her türlü olumsuzluğa rağmen time travel yaparak dinozorlardan korunmak için geceyi mağaraya saklanarak yani metrodaki tuvalette geçiren gerçek hayat hikayesinden yola çıkılarak yapılmış sımsıcak bir filmdir.
    filmde geçen bir replikte chris `(will smith) `oğluyla basketbol oynarken ona bu şekilde oynarsa hiçbiryere gelemeyip kendisi gibi olacağını söyler. oğlu o african saçları küçük elleri ve dudaklarıyla yüzünü asar, oynamayı bırakır ve topunu plastik torbanın içine koyar. chris (will smith) oğlu christopher'a (jaden smith) sana hayatın boyunca birileri birşeyleri yapamadığını, yapamayacağını, diğerleri kadar iyi olmadığını söyleyecek ama sen eğer bir şey istiyorsan onu gidip alacaksın bu kadar der. hiçkimse seni durdurmasın yapmak istediğin birşey varsa bunu yaparsın.
    düşünün bir kere hayatınızın en önemli iş görüşmesi var ertesi sabah ve siz geceyi hapiste üstünüzde eski bir ceket, kot pantolon ve atlet ile geçiriyorsunuz. saçınız elleriniz kıyafetleriniz boya olmuş, evde boya badana yaparken polis alıp sizi götürüyor. chris işte böyle gidiyor broker internship görüşmesine. odaya giriyor yüzünde kocaman bir gülümseme herkesin elini yanlarına gidip çok samimi bir şekilde sıkıyor ve gerçeği söylüyor. onu işe alacaklardan biri üzerine gömlek bile giymemiş birini işe almış olsak sen ne düşünürdün chris diyor, o da "he must've had nice pants" diyor.
    gerçek bir hayat hikayesi, chris gardner'ın bu zor döneminde oğlu aslında iki yaşındaymış ama filmde 5 yaşındaki jaden smith rol almış. aslında aralarındaki diyalogları anlatmak adına daha güzel, sıcak olmuş. "you are a good papa" sözlerini hayatım boyunca oğlumun bana söylediği en önemli sözler olarak gördüm ve bunu filme yansıtırken bir hayli zorlandım benim için büyük birşeydi der chris gardner. oğlu aslında hayatlarının bu kesitlerine dair pek bir şey hatırlamıyormuş, sadece çok kez taşınmak zorunda olduklarını hatırlıyor ve babasının hep onunla birlikte olduğunu, hergün birlikte olduklarını hatırlıyormuş. bunu kaç milyoner'in çocuğu söyleyebilir ki diye bir yorumu var chris gardner'ın.
    film çekilirken yaşadıkları bir olayı gözleri parıl parıl anlatıyor chris gardner. film çekimlerinde kullanılmak üzere 250 gerçek evsiz insanları tutmuşlar. amerika'da evsiz insanların %12'si bir işe sahip, çalışan kişilermiş. çekimlerden sonra bir evsiz çift chris'e biz çalışıyoruz ve herşeyimizi biriktirdik, film çekimlerinden aldığımız $500'la birlikte artık bir ev sahibi olabileceğiz, chris $50-$60 milyon harcayarak bir film yapıyorsunuz ama $500'a bir aileyi sokakta yaşamaktan kurtarıyorsunuz bence bu "the coolest thing in the world" diyor. entry'nin bundan önceki kısmı reporter tadında yazılmış olsada chris gardner iyi ki böyle şeyler yaşamış dedirtiyor insana bu film.
  • will smith'in kendi ogluyla basrollerini paylastigi, iki dalda golden globe'a aday gosterilmis muthis film. babam ve oglum'dan sonra beni aglatabilmis ikinci filmdir kendileri. (ha, bir de karinca ailesi ve orman vardi ama o zaman cok kucuktum.)

    filmle ilgili gerekli bilgi icin: http://www.sonypictures.com/…thepursuitofhappyness/
  • milyoner yatırımcı chris gardner'ın gerçek hayat hikayesini anlatan film. aman depresyondayım aman aşk acısı çekiyorum bilmem ne diyenler (kendimde dahil) oturup izlesin, geçim derdi neymiş, hayatta kalmak nasıl zormuş görsünler. filme gelince hem will smith hem de oğlu süper oyunculuk çıkarmışlar, hatta ben olsam ufaklığa yardımcı erkek oyuncu oscarını verirdim valla. son zamanlarda izlediğim en başarılı filmlerden birisi olmuş diyebilirim. chris gardener'in hayatını merak edenler linke bakıversin;

    http://en.wikipedia.org/wiki/chris_gardner
  • yeter artik ulan diyip ben kadere isyan ettim filmde adam yilmadi. ayrica "tirnagim kirildi gune yine kotu basladik" diyenlere gunde 3 doz verilmesi gereken film.
  • --- spoiler ---

    80'li yılların sadece break dancetan ibaret olmadığını hatırlatan film. magic johnson, raging bull, bonanza, star wars vi ve 80'li yıllara ait bi çok unsura filmin kıyısında köşesinde rastlamak mümkün... metro istasyonunda chris le ufaklık arasında oynanan oyun hayat güzeldir i*gülümseyerek anmamı sağladı... gerçek bir yaşam öyküsünden esinlenilmesi inandırıcılığı arttırdığı gibi john nash*ten sonra chris gardnerı google da bulmak ve gerçek yaşamdaki fotoğrafını görmek ilginç bi tecrübe...

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---
    will smith'in bad boys ve benzeri filmlerde kostugundan daha fazla kostugu film.
    film de ayrica sukella olmus.
    --- spoiler ---
  • will smith in baştan sona götürüp ileri oyunculuk dersi verdiği ve bu alanda oscar a göz kırpan film. bir de acayip gaza getirici, öğrenci olsam her final döneminden önce izlerdim.