şükela:  tümü | bugün
  • suzanne vega sarkisi,yumusacik battaniye gibi bir sarki
    the soldier came knocking upon the queen's door
    he said, "i am not fighting for you any more"
    the queen knew she'd seen his face someplace before
    and slowly she let him inside.

    he said, "i've watched your palace up here on the hill
    and i've wondered who's the woman for whom we all kill
    but i am leaving tomorrow and you can do what you will
    only first i am asking you why."

    down in the long narrow hall he was led
    into her rooms with her tapestries red
    and she never once took the crown from her head
    she asked him there to sit down.

    he said, "i see you now, and you are so very young
    but i've seen more battles lost than i have battles won
    and i've got this intuition, says it's all for your fun
    and now will you tell me why?"

    the young queen, she fixed him with an arrogant eye
    she said, "you won't understand, and you may as well not try"
    but her face was a child's, and he thought she would cry
    but she closed herself up like a fan.

    and she said, "i've swallowed a secret burning thread
    it cuts me inside, and often i've bled"
    he laid his hand then on top of her head
    and he bowed her down to the ground.

    "tell me how hungry are you? how weak you must feel
    as you are living here alone, and you are never revealed
    but i won't march again on your battlefield"
    and he took her to the window to see.

    and the sun, it was gold, though the sky, it was gray
    and she wanted more than she ever could say
    but she knew how it frightened her, and she turned away
    and would not look at his face again.

    and he said, "i want to live as an honest man
    to get all i deserve and to give all i can
    and to love a young woman who i don't understand
    your highness, your ways are very strange."

    but the crown, it had fallen, and she thought she would break
    and she stood there, ashamed of the way her heart ached
    she took him to the doorstep and she asked him to wait
    she would only be a moment inside.

    out in the distance her order was heard
    and the soldier was killed, still waiting for her word
    and while the queen went on strangeling in the solitude she preferred
    the battle continued on
  • cok naif bir savas karsiti sarki. "the battle continued on" diye bitisi etkileyicidir, ama aslinda "the soldier came knocking upon the queen's door, he said, 'i am not fighting for you any more'" diye baslamasi da oyle.
  • eğer the queen and the soldier şarkı ise,, diğer dinlediklerimiz ne?? yok eğer diğer dinlediklerimiz şarkı ise the queen and the soldier ne diye düşünmüşlüğüm çok vardır..
    aslında masaldır bir nevi..
    üstüste iki kez dinlemeye bünye dayanmaz pek.. hatta üstüne başka şeyler de dinlenmek istenmez,, bi iki dakika ara verilir hayata,, derin bi of çekilir,, devam edilir..
  • suzanne vega'nın 1985 tarihli ve kendi adını taşıyan ilk albümünden. mükemmel bir bütünün mükemmel bir parçası.
  • içinde yaşadıkları düzenin gerçeklerini geç de olsa anlayan ve başkalarının çıkarları için savaşmaya, maşa olmaya başkaldıranların hüzünlü hikayesini anlatan suzanne vega şarkısı. şarkının son kısmındaki sözler o kadar vurucudurki kaç kez dinlerseniz dinleyin ilk kez duyduğunuz andaki kadar içinizi acıtır.

    http://www.youtube.com/watch?v=dt0sxrblfjm
  • tum gecemi esir almakla kalmayip bir de alt ust etmis insanustu, elfimsi parca...
  • böyle bir şarkı olmamalıdır, böyle bir şarkı yazılmamalıdır, yoksa biz nasıl daha kör kalabiliriz ki? olan biteni zaman ne olursa olsun bir şekilde anlamamıza neden olan masalsı ve usta anlatımıyla bu sözler bir şarkı sözü değildir aslında, çünkü hergün duyduğumuz, en önemli kişilerin söylediği sözlerden kat kat daha önemli ve "gerçek"tir.
  • sacma sapan tekrarlarla suslenmemis, dinleyeni uzun sure etkisinde birakan, hatta bir hikaye gibi gozunuzde cok rahatlikla canlandirabileceginiz son derece duru bir sarki.
  • tutup götürür sizi. aman dikkat... gün boyu looplara* sebep olur, çok dinlendiğinde, kendinizi ya savaşırken bulursunuz ya da çiçeklerinizi ekmişsinizdir miğferlerinize... aman diyorum çok tatmayın bu şarkıyı... süründürür billahi.
  • defalarca dinlenilesi, tanıştığım yıldan beri birgun olsun sıkılmadığım parca. playlistimdeki yeri ebedidir.