şükela:  tümü | bugün
  • sam raimi'nin western denemesi. sharon stone, gene hackman, leonardo di caprio, russell crowe ve gary sinise oynuyor.

    tipik sam raimi durumu yaşanır bu filmde de, film başarısız bulunur genelde ve filmden ya nefret edilir ya fanatiği olunur...
    (bkz: evil dead)
  • leonardo di caprio'nun orjinalinde the kid olduğu, türkçe dublajında ise bıcırık ya da yumurcak gibi komik bir şekilde çevrilen bir karakteri canlandırdığı, 1995 yapımı bir film.
  • (bkz: hizli ve olu)
  • filmde robert rodrigez tarzı bazı abartılı sahneler görülsede;düello sahnelerindeki yakın çekimler,planlar,zoom tekniği başarılıdır,filmin müziklerini alan silvestri yapmıştır..western sinemasında şiddetin estetiğini görmek için the wild bunch ın izlenmesi tavsiye edilir..
  • kovboylar arasında geçen kumite*. zira kan sporu ve türevi herhangi bir filmde olduğu üzere bu filmde de çeşitli değişik stilize edilmiş karakterler büyük ödülü almak için dövüşmek yerine bu sefer düello yapmaktadırlar. en sonunda da big boss* ile karşılaşılır, bonus puanlarının alınmasıyla oyun pardon film biter.

    sam raimi amcam kendince takılmış diyorum, zira a simple plan gibi bir filmi yapmış bu elemanın bu filmle ne işi var diye sorasım geldi izlerken. sharon stone isimli taş ablanın da insan öldürmekten vicdan azabı çeken oyunculuğuna başarılı diyen varsa, bu kişinin oyunculuk nedir? nasıl bişiidir? gibi sorularla haşır neşir olması; iyi oyunculuk ya da iyi performans, inandırıcılık vb konularda biraz daha ayrıntılı incelemelerde bulunması gerekir diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
  • çok iyi oyunculara sahip ancak çok bildik bir senaryosu olan (sen benim babamı vurmuştun, ben de senin canını alacağım!), üstüne bir de rezalet bir dekor ve görsel efektler eklenince iyicene tadı kaçan film
    ha ayrıca, russell crowein bütün gece işkence gördükten sonra ertesi gün mükemmel dövüştüğü(silah kullandığı) ikinci film, ilki için
    (bkz: gladyator)
  • sharon stone'un cort rolü için ille de russell diye tutturması sayesinde russell crowe'un hollywood'a transferini sağlayan film.
  • pek çok sam raimi filminde olduğu gibi bruce campbell ı bir yerlede görmenin mümkün olduğu film.
    ellen-herod intikam ilişkisi de maalesef once upon a time in the westten apartmadır ama idare etmek lazım. sam usta sergio ustaya bayağı selam çakmış, eskiden böyle filmlerde ellen karakteri erkek olurdu, hiçkimse de kahraman ve arkadaşı arasındaki ilişkinin boyutunu sorgulamazdı. baş karakter kadın olunca da sorgulanmamıştır, olay meydanda zaten.
  • sonu başından belli olan, sadece ellen'in* hikayesinde bazı süprizler yaşatan, leonardo di caprio hayranlarını hüsrana uğratan, kasabadaki saatin yerine güneş saati kullanılsaydı nasıl sonuçlar ortaya çıkacağını merak ettiğim, 1995 yapımı film...
  • işte baştan başlayalım:

    1995 tarihli, sam raimi'nin yönettiği, başrollerinde sharon stone, gene hackman, russell crowe, leonardo di caprio, aliensıin unutulmaz bishop'u lance henriksen gibi isimlerin bulunduğu bir western parodisi "the quick and the dead". fakat, bazı kişiler türünün feminist western, bazıları ise fantastik western gibi bir kategoriye sokuyor.

    kişilerin herhangi bir film izlemeden evvel, filme, "para verdim, çok şey anlatsın", "vakit ayırdım, güzel vakit geçirsin", "çok inandım hayatımı değiştirsin", "herkese rezil olurum mutlaka güzel çıksın" gibi düşünceler yüklemeleri yüzünden bir çok film güme gitmektedir. ya da sinemalarda gördüğümüz gibi bir çok kişi "bu neymiş la" diyerek salondan çıkmaktadır.

    kimi yönetmenler ve bazı türler vardır ki, sadece özel olarak ilgileniyorsanız, size bir şeyler anlatır, çekici gelirler. filmlerden bir şey bekleyerek, film izlemeye yeltenen kişilerin de, en azından bir filmin kendilerine hitap edip etmeyeceği konusunda bilgileri olmalıdır.

    bu film için de aynı durum söz konusudur. sam raimi'yi, western'leri, çizgi-roman'ları, duello'ları bilmeden bu film izlenmeye kalkılırsa "bu neydi ya, bomboş" denilebilir. ama bana göre, son derece fantastik, komik, eğlenceli; sinema dili, kamera açıları, öykü anlatımı açısından zekice ve usta işi bir filmdir, külttür.

    filmin klişe olmasını eleştiren birisi çıkarsa da, filmden hiç bir şey anlamamış demektir. çünkü film, klişeler üzerinedir. ayrıca, "the good the bad the ugly"den "high plains drifter"a "johnny guitar"dan, "once upon a time in the west"e, yojimbo'dan, army of darkness'e kadar göndermeler filmi süslemektedir.

    filmin çizgi roman havasında olduğunu sam raimi'nin kendisi de söylüyor. izlenince de görülür ki, karakterler çizgi romandan fırlamış gibi, tamamen ekstrem tipler. sharon stone'un armani marka güneş gözlüğü(hata mıdır bilmem, filmde zaman belli değil) veya "duygusuzlaşmış kadın" karakteri, hapishaneden kaçmış silahşör, lance henriksen'in unutulmaz, sahtekâr ace hanlon karakteri ve iskâmbil kağıtları, yabancıların "a killer-turned-man-of-god" diye tabir ettiği, silahşörlükten, katillikten, rahipliğe dönmüş russell crowe'un canlandırdığı karakter, the kid olarak bilinen, genç kızların sevgilisi silahşör leonardo di caprio, ve en babası, gene hackman'ın canlandırdığı, the unforgiven'daki, bill'i andıran, en belalı, en acımasız, herkesin nefret ettiği ama kimsenin karşı gelemediği düşman (villain) karakteri, kasaba, saat vesaire, hele de alan silvestri müzikleri eşliğinde, tam bir çizgi roman havası yaratıyor.

    ufacık bir detay olarak, filmin prodüktörlerinden sharon stone'un, daha önce romper stomper'da görüp çok beğendiği russell crowe'un bu filmde oynamasını şart koştuğunu, ayrıca di caprio'nun parasını da kendi cebinden vererek, filmde oynamasını sağladığını not düşeyim.

    mail gelmiştir bir bak bakalım.

hesabın var mı? giriş yap