şükela:  tümü | bugün
  • the raid redemption'un gareth evans yönetimindeki devam filmi.

    künye
    ilk tanıtım
  • ilk teaser yayınlanmış. bok gibin.
  • kavga dövüş çekmek için basit bir konu yazılan ilk filmden sonra post-production aşamasındaki, serinin ikinci filmi. ilk filminin bu kadar beğenilmesinden sonra ikinci filmi görmek şaşırtmıyor; fakat ilk filmi gibi olmayacaklarını da biliyorlardır sanırım. tadında bıraksalardı keşke.

    (bkz: para hırsı)
  • sundance gösterimi sonrası hep olumlu yorumlar var hakkında. ilk filmden çok daha iyi bir film olduğu yazılıp çiziliyor. ilk filmde dövüş izlemekten ben yorulmuştum ama adamlar dövüşmekten yorulmamıştı. kaldı ki o film 101 dakika idi. bu film ise 140+ dakika.

    kan, gövde, gözyaşı, kırılan kemikler ve diğerleri. umarım mart ayında ve hatta öncesinde ülkemize teşrif eder film.
  • içerisinde upuzun ve çamurlu öyle bir sahne var ki; tek başına son zamanların en iyi aksiyon filmi, tek başına 8.6 puan, tek başına imdb top 250.

    film ilk saati itibariyle bir aksiyon filminden fazlası, sonrasında ise tempo ve şiddet dolu bir nümayiş. hikaye belli ki aristoteles tarafından yazılmamış, batı sinemasında sırıtacak birçok dövüş peşrevi içeriyor ama, bir yerde "kim takar ki bunları" diyen izleyiciyi mükafatsız bırakmıyor film. ses getirmemesi, buraların entrylerle dolmaması olanak dışı. insanların şiddete maruz kalmasını izlemekten zevk almak gibi etik bir ikileme düşmüyorsanız (ben arada düşerim) the raid 2'nin aksiyon filmi önerilerinizde başı çekeceğine adım gibi eminim.

    ayrıca evet, aşağıdaki gifteki sahne bu filmde geçiyor:

    http://giant.gfycat.com/kindweeklygyrfalcon.gif
  • "bakınız yazarları olarak 28 mart cuma günü the raid 2: berandal filminin basın gösterimindeydik. hazır daha sinemada gösterime girmemişken bir kulis yapıp film hakkında laflayalım dedik.
    yazıda spoiler içeren bir yan bulunmuyor ama yine de okurken temkinli olmakta fayda var derim.

    buyurun;

    ümit açık: ben kitlenin aksine, ilk filmi izlemeden gitmiştim ikincisine. ilk filmle ilgili tek bilgim de “bir adam var, dövüyor” cümleleriyle sınırlı olunca filmin benim için başka bir yönü de ortaya çıkacaktı: ilk filmi seyretmeyenleri tavlayabiliyor mu?"

    devami ve daha fazlası için [ http://www.bakiniz.com/…e-raid-2-allah-ne-verdiyse/ bakiniz.com]

    bu yazı/laflama ardından hevesim daha da kabardı. bulunduğum anadolu şehrine gelmez muhtemelen, sırf bu film için haftaya şehirlerarası yolculuk yapmayı bile düşünüyorum. inşallah dinimiz amin.
  • posterinde yazan "tüm zamanların en iyi aksiyon filmi" cümlesine bakıp "yav he he" diyerek girdiğim, lakin izlerken kendimden geçtiğim muhteşem bir film. haftada iki defa sinemaya giderim, evde de mütevazi bir film arşivim vardır ama ben böyle dövüş sahneleri hayatım boyunca izlemedim. filmin başından sonuna kadar heyecanla izlediğimiz yetmiyormuş gibi bir de her sahnede "vaavvv" "ohaa" çektik tüm salon bir ağızdan. 10 puan 10 puan 10 puan.

    --- spoiler ---

    konuya çok kötü girdiler, mafyanın içine sızmak için hapisteki evlatla kanka olma klişesiyle başlangıç yaptılar, hatta filmin başında aha dedim scofield'lı departed. ama sonra heyecandan aklıma bir şey gelmedi.

    oyuncuların hepsi tek tek harikaydı. özellikle ucok, prakoso ve hammer girl muhteşemdi. prakoso'nun elinde çocuğunun fotoğrafı olan kolyeyle ölüme gidiş sahnesi herkesi yıktı parçaladı.

    rama'nın çekiçli kızla dövüşü çok iyiydi. özellikle kızlara vuramaması yüzünden ilk anlarda çekinik kalması bir türlü vuramadığı için itip, kaçak dövüşmesi çok komikti. ama sonunda kızıp çekici geçirdi ve hepimizi rahatlattı. ayrıca herkesi kendi silahıyla öldürmesi de güzeldi. çekiçli kızı çekiçle, bezbolcuyu bezbol sopasıyla, pıçaklıyı pıçakla, silahsızları çıplak elle... tabanca kullanmak onursuz bir hareket olsa gerek filmin sonuna kadar hiç kimse başvurmadı, koskoca mafya imparatorluğu bir tane silahlı adam yok, herkes tekmeyle damacanayla adam dövüyor ne iş anlamadım.

    bana göre bölüm sonu canavarı niteliğindeki cecep arif rahman'ın oynadığı eleman ne dirençli çıktı arkadaş, yumruklarımızı sıkmaktan bitap düştük. o yemekhanedeki dövüş neydi öyle.

    ayrıca filmin ucunu açık bırakan ve devamına selam çakan yapımcılara da buradan teşekkür ediyorum. böyle filmlerle gelin bize.
    --- spoiler ---
  • en iyi aksiyon filmleri genelde tarihe yenik düşer, o yüzden "en iyisi" diyemeyiz hiçbirine ama içinde bulunduğumuz kuşağın en iyi aksiyon filmi the raid 2 şüphesiz (bourn serisi ve bond'lar arkasından gelebilir). aksiyon filmlerinde konu arayanlar da mest olacak zira film 150 dakika. konuyu ve karakterleri derinleştirip amaçları plastikleştirmekten kurtarıyor.

    bir aksiyon filminde olması gereken her şey var valla. delici, kesici aletler, her tip silah, dehşet bir araba kovalamacası. dar ve geniş alan dövüşleri, brutal sahneler, artistik hareketler ve bolca kan... gareth abimiz bunları yaparken de ustalığını kouşturmuş. bir arthouse hassaslığında ayarlanan sinematografi, konsept renk ve mekanlar, ışıklar, kamera oyunları hatta mekan oyunları (bir ara film only god forgives'e dönüşüyor mesela renk açısından). otobandaki bir sahnede kamera arabadan arabaya geçiyor ki daha önce öylesini görmediniz. bir de hapisteki tuvalet sahnesinde mekan bildiğiniz anlamda genişleyip kameramana geçecek yer sağlıyor. çamurdaki dövüş tarihe geçer, son dövüş ise orgazm nedeni...darbe eşliğinde sabitleştirilen kameralar, harika gopro açıları derken muhteşem bi film ortaya çıkartmış. the raid 3'ü sabırsızlıkla bekleyecek şekilde de bitiyor ki koşa koşa evinize gidin derim yoksa kavga çıkarmanız olası :)
  • hem adamakıllı bir hikaye, hem alabildiğine aksiyon, üstüne bir sürü çok ince işçilik isteyen harika sahneler... hepsi var bu filmde.

    adamlar aksiyon filmi nasılsa diyip tipik amerikan filmlerinde olduğu gibi "sinema" yapmayı unutmamışlar. sinematografi ve görüntü yönetimi çok başarılı. tüm kamera hareketleri ince ince düşünülmüş.

    özellikle bir sahne var filmde, hani hapishanede çamurlar arasında geçen o sahne: ef-sa-ne. al okullarda ders olarak okut.

    bu arada bazı sahneler fena halde only god forgives'i hatırlatıyor, hem tarz hem mekan olarak, hatta aynı mekanları mı kullanmışlar diye düşündüm bir ara.

    hikayesini anlatırkenki acelesizliği çok güzel.. filmde "gereksiz" kadın figürü yok. (hani o kurtarılmayı bekleyen, ordan oraya mal mal koşturan..) ters ninja kanunuyla işleyen düşman çeşitliliği.. görsel efekt kullanılmadan, ucuza kaçmadan çekilen kompleks sahneler.. bunlar hep filmin artıları işte. (ve herhalde ancak bir uzak doğu filminde karşımıza çıkacak şeyler)

    ben yıllardır böyle başarılı bir aksiyon filmi izlememiştim. şiddetle tavsiye edilir.