şükela:  tümü | bugün
  • eric lomax' ın aynı ismi taşıyan otobiyografik türdeki eserinden uyarlanan; nicole kidman, colin firth ve benim ekstradan sevdiğim stellan skarsgård'ın baş rollerini paylaştığı, yönetmenliğini ise jonathan teplitzky'nin üstlendiği bir 2. dünya savaşı filmi. fragmanı imdb'de henüz yayınlandı ve oldukça etkileyici olduğunu belirtmekte fayda var. umarım film de en az fragmanı kadar başarılıdır ve japonları kötü gösterip saçma sapan bir hollywood klişesine dönüşmez.

    not: trailer'ın sonunda çalan şarkıyı bilen varsa şayet; beni bilgilendirirse sevinirim.

    http://www.imdb.com/title/tt2058107/
  • yaz boyu bizi korku filmine boğan sinemaların eylülün gelmesi ile beraber yine güzel filmlerle bulusturacagının göstergesi olan film. uzun zamandır izlediğim en iyi fragman. her ne kadar zamanında ayılıp bayıldıgımız colin firth'ün yaşlandığını gözümüze gözümüze soksa da (nicole kidman da kadın değil vampir bence, insan azcık yaşlanır be) çok başarılı seyler vadediyor bu film.
  • bugün odeon'da ağlamaklı ingiliz'lerle beraber izlediğim film.

    " dikkat spoiler içerir. "

    film 1980 yılında ingiltere'de geçiyor. tabi yapılan flashback'lerle 1942 yılına geri dönüşler oluyor.

    2. dünya savasında japonlar tarafından esir alinanan ingiliz askerleri, thai burma tren yolu hattı'nda zorla calışmaya zorlanırlar. kendi çabaları ile yaptıkları bir radyo alıcı'sı ve çizdigi bir trenyolu haritası yüzünden işkenceler gören eric'in (colin firth ) evlendikten sonra psikolojik sorunlar yaşadığı ortaya çıkar. mutlu bir evliligi olan patricia (bkz: nicole kidman) bu durum'dan hoşnut degildir.

    lost'dan bildigimiz hiroyuki sanada ise işkence'ler esnasında eric'in çevirmenliğini yapan asker'in yaşlanmış halini canlandırıyor.

    drama , biyografi dalında bir film. 7/10 puan fazla bile.

    nicole kidman da şarap gibi kadın diyor insan.
  • şahane film. japonları itin götüne sokuyor fakat kardeşlik mesajını veriyor. askerlerin biraz fazla duygusal olması bana "işte sonuçta hepimiz memeliyiz be hacivat" diye düşündürdü.

    japonların almanyanın asya şubesi gibi düşünursek benzeri çinlilere yapılan zulümleri anlatan filmlerle birlikte izlenince japonların baya savaş suçlusu olduğunu görüyoruz.
  • colin firth'ten çok ingiliz asilliğinin başrolde olduğu film. artık klişeleşen bağıran kötü kalpli japon askerlerinin yaptığı işkenceler sinir bozucu evet, ama arada ingilizlerin doğaya ve insana karşı duyarlılıkları da bahsedilmeden geçilmemiş. ormanlara ve insanlara zarar gelmesin diye ray hattı döşememişler söylendiği kadarıyla. emperyalizmin babası olan bir ülkeden böyle bahsedilince bıyık altından gülmemek olmaz. bu küçük ayrıntı dışında derli toplu, gösterişsiz, derdini dolambaçlı yollara sapmadan anlatan güzel bir film.
  • çok güzel bir film. insanların savaş hallerinde nasıl kendilerinden geçtiklerini, onurlarını nasıl ayaklar altına aldıklarını ve birbirlerine nasıl kötü davrandıklarını anlatıyor. savaş halinin bitişinin o esnada savaşan insanlar için bir önemi olmadığını gösteriyor. çünkü o insanlar zaten savaş durumunda yara almış oluyorlar ve savaşın bitmesi onlar için bir anlam taşımıyor. eskisi gibi yaşayamıyorlar hatta yaşayamıyorlar. iki düşman askerin savaş bittikten sonra kin duygusunu bir tarafa bırakıp arkadaş olmasını anlatıyor. müzikler etkileyici. göz yaşartıyor.
  • 2. dünya savaşı filmi zannedebilirsiniz ama gerçek bir hikayeden kurgulanarak yapılmış ve psikolojik bir drama dönüşmüş filmdir.

    filmin ilk tren sahnesinde erkek karakterin yol ve yolculukla, şehirlerle ilgili o güne kadar bildiği öğrendiği her şeyi anlatacakmışcasına durmadan konuşması ve kadın karakterin sakince gülümseyerek dinlemesi aşırı güzeldi.

    "you're unexpected surprise." (ve tabii ki sonrasında birbirlerine aşık oldular.)

    bu arada japonları açık açık barbar, insanlıktan çıkmış vahşiler olarak betimlemekten çekinmemişler. 50 çeşit işkence gördük filmde. boşuna değil, bu kadar suçun ortasında kaldıktan ve işledikleri savaş suçlarını kabullenip, belli ki geçmişleriyle yüzleşmeyi başardıktan sonra, çocukluğumuzdan beri gördüğümüz her uzakdoğulu iki parmağı ile peace yapıveriyor verdikleri pozlarında.
  • anlatımındamıdır nedir birtürlü içine giremediğim, bana göre biraz havada kalmış bir film