*

şükela:  tümü | bugün soru sor
  • dilini, aksanını düzeltmek için henry higgins'in eliza'ya söylettiği bi nevi tekerleme.
    "the rain in spain stays mainly in the plain"
  • (bkz: my fair lady)
  • "da rayn in spayn" diye okunabilir.
    "dı reyn in speyn" diye okumaktan hallice...
  • ayrica my fair lady soundtrackinden sevimli bir sarkidir - eliza'nin tekerlemeyi kotardigi zaman soyledikleri, ki bir yandan da dans ederler, hatta eliza akabinde i could have danced all night diyecektir..

    hizmetciler:
    quit, professor higgins!
    quit, professor higgins!
    hear our plea or payday we will quit, professor higgins!
    ay not i, o not ow, pounding pounding in our brain.
    ay not i, o not ow, don't say "rine," say "rain"...

    henry:
    the rain in spain stays mainly in the plain

    eliza:
    the rain in spain stays mainly in the plain

    henry:
    again

    eliza:
    the rain in spain stays mainly in the plain

    henry:
    i think she's got it, i think she's got it!

    eliza:
    the rain in spain stays mainly in the plain

    henry:
    by george, she's got it! by george, she's got it!
    now, once again where does it rain?

    eliza:
    on the plain!
    on the plain!

    henry:
    and where's that soggy plain?

    eliza:
    in spain! in spain!

    herkes:
    the rain in spain stays mainly in the plain! haha!
    the rain in spain stays mainly in the plain!

    henry:
    in hartford, hereford, and hampshire...?

    eliza:
    hurricanes hardly happen.
    how kind of you to let me come!

    henry:
    now once again, where does it rain?

    eliza:
    on the plain! on the plain!

    henry:
    and where's that blasted plain?

    eliza:
    in spain! in spain!

    herkes:
    the rain in spain stays mainly in the plain!
    the rain in spain stays mainly in the plain!

    not: sozler my fair ladynin film versiyondan degil, julie andrewslu broadway versiyonundan cikarilmistir.
  • (bkz: pygmalion)
  • my fair lady-pygmalion film ve oyunlarında "romantik" şekilde işlenen kadının, erkeğin beklentilerine göre şekillenmesi konusunu bırak eleştirmeyi, tüm acımasızlığını yüze çarparak yerden yere vuran bir film. emeği geçenlere* koca bir alkış.
  • haneke filmi izlercesien gerildim. tebrikler.
  • ben çok beğenmedim ama ilker canıklıgil'in dediği gibi türkler bu işi yapamıyor. bizden bilim kurgu çıkmaz. adam kendisi diyor zaten. kriterim böyle işler. adamlar vimeo için böyle işler çekebiliyorsa bizim de kriterimiz bu olmalı. ama işte çekemiyoruz. bilmiyorum ne zaman olacak. izlediğimiz zaman en azından aa olmuş diyeceğiz ama biz göremeyiz.

    https://vimeo.com/118342272
  • ilker canikligil'in yönettiği bir kısa filmdir, youtube üzerinden yayınlanmıştır.
    https://www.youtube.com/watch?v=wvbxrth_adw

    film bir distopya'dan bahsetmekte, bir kadın robotu siparişi veren bir genç erkeğin yaşadığı deneyimden bahsediyor. blade runner esinlenmesi, filmde müzik ilk başladığı andan itibaren buram buram hissediliyor. başka esinlenmeler ve göndermeler de olabilir fakat bir çiğ'lik vardı filmde, bu sebeple diyalogları inceleme ve film üzerine araştırma yapma isteği hissetmedim.

    film, kadın robot'un ambalajıyla birlikte genç erkeğin odasında dururken, gencin robotu aktifleştirmesi ile başlıyor. devamında erkek "çıkar şu üstündekileri, ne dediğin anlaşılmıyor" minvalinde hormon salgılıyor ve sevişiyorlar.

    sonraki perdede, robot sevişme sonrası, erkeğin kuşunun ötmemesine gönderme yapar gibi, "kırlarda neşe içinde sevişeceğimiz günler yakındır" minvalinde bazı istatistikler veriyor.

    buna sinirlenen genc, "canım sen beni çekici bulmuş olabiliğin; ben senin bu hislerine saygı duyarım. ama alırsın bi randevu, giyersin seksi bi şeyler akabinde seğişiriz olur biter ama bu şekilde bir yaklaşım şık değil" minvalinde tükürükler saçarak konuşur ve "ya benimsin ya kara toprağın" yaklaşımını ile robot'umuzu "terbiyeye davet etmek için" kırbaçladıktan sonra kafasına silahı dayayıp tetiği çeker. acı resepsörleri devreye giren robot, kısa bir uzun hava çektikten sonra, "beyim bi gusül alsan iyi olur, cuma yaklaşıyor" minvalinde konuştuktan sonra, bu perdeyi de bitirmiş oluruz.

    son perde, terliğini ayağına uzatmak için bey'inin uyanmasını bekleyen bir ev hanımı gibi ayakta dikelen robot'umuzu gördüğüm an ile başlar. robot'umuz cıbıldak bey'ini keserken, "ecaba seğişmek istermin diye sorsam, elalem yollu, ruhospu der mi?" düşünceleri ile kafasını meşgul eder. daha fazla dayanamayan, alev alev yanan robot'umuz bey'inin kulak kenarına giderek, "hemen uyan, sevişmemiz gereken bi konu var" minvalinde yalvarırken, beyinden sekter'i yedikten sonra işi gurur meselesine getirir. hemen en yakın tüfenk'i eline alıp bey'inin kafasına dayar ve "sen benlen sevişmeyip kimlerlen seğişiyon" paranoyası ile tetiği çeker. sonrasında robot bacımızın şarjının geldiğini gösteren bir sahne ile filme veda ederiz.

    burada, bir kadın robotun bile, türk coğrafyasında bir türk erkeği ile sevgilimsi bir ilişkiye başlangıç yapması sonrasında, nasıl türk kezbanına dönüşüm bilinci gösterdiği vurucu bir dille anlatılmıştır.

    ilker canikligil beyfendiye önemli bir ülke sorununu dile getirdiği için teşekkürlerimizi arz ediyoruz.