şükela:  tümü | bugün
1994 entry daha
  • halbuki gerizekalıya anlatır gibi altını çizerek anlatmış. meriç olmak böyle bir şey işte. işine gelmeyince yalanla ve cımbızla. istatistik istatistik diye ağlıyorsun, gösterince de yalanlıyorsun. o kadar bariz ki, google'da aratarak bile onlarca istatistik görebilirsin.

    "a new study by sonja starr, an assistant law professor at the university of michigan, found that men are given much higher sentences than women convicted of the same crimes in federal court"

    " michigan üniversitesi'nde yardımcı hukuk profesörü olan sonja starr tarafından yapılan yeni bir araştırma; erkeklerin, federal mahkemede aynı suçla yargılanan kadınlara göre çok daha yüksek cezalara çarptırıldığı gösterdi. "

    " the study found that men receive sentences that are 63 percent higher, on average, than their female counterparts. "

    " araştırma, erkeklerin kadın emsallerine göre ortalama %63 daha yüksek cezalara çarptırıldığını gösterdi. "

    "starr also found that females arrested for a crime are also significantly more likely to avoid charges and convictions entirely, and twice as likely to avoid incarceration if convicted."

    " starr, ayrıca bir suçtan tutuklanan kadınların suçlamalarının ve ceza almalarının önemli ölçüde önlenebileceğini ve suçlu bulunulması halinde hapse girmekten kaçınma ihtimallerinin iki kat yüksek olduğunu tespit etti. "

    gerçi sen şimdi bunu da reddedersin. niyeyse hep biz cahiliz ve okuduğumuzu anlamıyoruz amk, siz alimsiniz. pembe fularlı bir meriçsin işte. kıvırıp duruyorsun.
  • bir örnek:
    az önce bir kontratımın boşa çıktığının haberini aldım. bozulma nedeni de şöyle; işin sahibi olan, satın alacağım malzemeyi bana getiren kadının kocası, kontrat miktarının %4'ü kadar bir miktarı kendisine elden vermemizi istiyor. yani karısının aile serveti üzerinden cukkaya ciddi miktarlarda paralar indirmek derdinde.

    başka bir örnek:
    tanıdığım bir şahıs evlendiği kadının babasından aldığı sermayeyle kendisine bir tekstil atölyesi kurdu, sonra kazandığı paralarla slav bir ablayı metresi yapıp karısını da çocuklarını da postaladı.

    başka bir örnek:
    bir başka tanıdığım da ailecenek iteledikleri kız kardeşinin evlendiği kendisinden 15 yaş büyük amcanın şirketinde çalışıyor ve dünyanın çeşitli yerlerinden sürekli instagram paylaşımları yapıyor.

    son örnek ise:
    kızkardeşim 20 yaşındayken çok çok büyük bir inşaat şirketinin sahibi onunla evlenmek istedi ve kendisi başta olmak üzere reddettik. bizim para için verilecek kızımız yok dedik, onu öyle yetiştirmedik ve o da böyle bir ilişki istemedi. gurur duyulacak bir şey değil ama hem kardeşime hem de bu konuda karşı duruş gösterebilecek herkese, ebeveynlerimize vesaire ters bir durumdu. çok parasızlık çektik sonra çok büyük paralar kazandık ama bir kere bile "keşke" demişliğimiz olmadı. herbirimiz kendi evreninde parayı aklımıza ve emeğimize güvenerek kazanmaya çalıştık.

    yukarıdaki eril örneklerin hepsi höt höt, "alfa" adamlar. evlendikleri ya da kullandıkları kadınların hiçbiri de çirkin, değer verilmeyecek kadınlar değil. en ortak noktaları da evlendikleri, birlikte oldukları kadınların karşısında geleneksel normları oldukça sahiplenmeleri. muhafazakar politikacılara benziyorlar :)

    benimle kardeşim arasında ise kadınlık ve erkeklik durumları hiç söz konusu olmadı. kardeşime hiçbir zaman kadınlığı üzerinden baskı yapılmadı, şimdi doktorasını bitiriyor, mesleğinde başarılı ve özgüveni olan yetkin bir birey.

    insanların kadın erkek ayırt etmeksizin hepsi parayı sever ve toplumsal normları kullanarak bundan fayda sağlamaya çalışabilir. kadınlara ve erkeklere değil, bireysel tıynete bakmak gerekiyor bu koşullarda. ilişki içerisinde (ya da yatak odasında) baskın olup olmamak ise tamamen bambaşka dinamikleri olan bir durumdur ve onu da her ilişkinin kendi dinamikleri içerisinde değerlendirmek gerekir. kimse size dominant olmayın demiyor, bunu erkekliğin kadınlığa karşı olağan durumu olarak görmeniz süzme hıyarlıktır (cinsiyet ayrımcılığına güvenerek dominantlık aramak dominantlık filan değil çünkü "rıza" söz konusu değil) ama eşcinsel çiftlerde bile dom-sub durumları olabiliyor, ki bu aktif-pasif konumlarıyla ilişkili bir şey de olmayabiliyor ve çeşitli ilişkilerde herhangi bir düzeyde kadının ya da erkeğin baskın ya da boyun eğen konumda olması da bambaşka dinamiklere dayalı şeyler.

    kadın hakları, kadınlara yönelik ayrımcılığın ortadan kalkması "erkekliği" tehdit eden bir durum değil, aksine erkeğin ve kadının eşit bireyler olarak koyulacak "kontrat" eşliğinde yapacağı bir tercihler silsilesi. para için birlikte olmak isteyen bir kadını ya da erkeği tercih edebilirsiniz (ki kısa bir süre öncesine kadar gayet sugar daddy formatındaydım) ama bunu tüm kadınlara ya da erkeklere yormanız bildiğin dangalaklıktan başka bir şey değildir.

    öte yandan kadınlara yönelik ayrımcılığın ortadan kalkması "erkekliği" tehdit eden bir durum olsaydı da s.. a.. kasımpaşa. ben bana erkek olduğum için verilen bir hak varsa hepsinin köküne kibrit suyu diyerek kendi hakkımı kazıyarak alan bir karakteri benimsedim ve buna devam ediyorum.

    liberal görünüp de muhazafakarlığın eline su dökmeyin yani. kimse yemiyor ve sadece kendinizi kandırıyorsunuz. tuttuğunuz şey de kırmızı hap filan değil.
  • kadınlar eziliyor algısıyla toplumun manipüle edilerek erkek haklarının görmezden gelinmesine ve cinsiyet eşitsizliğine tepki olarak gelişen akıma sosyolojik değil, diyor. sonra da küstüm oynamıyoruma getiriyor lafı. mal mısın, olm sen? kurban safsatasının koz olarak kullanılması ve erkek haklarının kasıtlı şekilde ihlal edilmesi sosyolojik bir mevzu değil mi? sen işine geleni bilim olarak değerlendirip işine gelmeyeni bilimdışı olarak nitelendirirsen her şey sana hurafe gelir tabi. gender studies'i bilim kabul eden, beyni yıkanmış salaklarsınız, başka bir şey değil.

    bu arada, senin gibilere niye meriç diyoruz biliyor musun kozniku? gerçekleri çarpıtıp manipüle etmekte baya iyisiniz. şimdi buna da bir kulp takıp reddedeceksin. bak google amcaya sorunca ilk sayfada nasıl da çıktı. demek ki aramaya inanınca oluyormuş. al istediğin kadar oku.

    https://m.huffpost.com/us/entry/1874742

    al bu da bonus:

    https://www.avoiceformen.com/…hold-up-half-the-sky/
  • beyaz bir türk erkeği olarak genetik mirasımdan ileri gelen potansiyeli açığa çıkarmama yardımcı olan hap.

    şu adreste non-aryan sempatizan kaydı yaptırmakla başladım. islam devrimine karşı kendimi savunmak için bir de nunchaku sipariş ettim. yarın da üniversiteden istifa ediyorum, sınava girip biyoloji ve genetik okuyacağım. şimdi onlar********** düşünsün.
  • #72754980 yok analarını falan dövmesinler. şu latent hallerini bir kenara bırakıp durumla barışsınlar, bu gayet normal bir şey, kötü bir şey değil. çevre, aile, yetiştirilme tarzı vs. yüzünden reddedilecekleri, bunun çok kötü bir şey olduğu kafalarına mıh gibi çakılmış. kendileri gibi olanlardan hoşlandıkları ve bunu kabul edemedikleri için kadını şeytanlaştırarak rasyonalizasyona başvuruyorlar kendi içlerinde durumla baş etmek için. ve bundandır ki, onlardan farklı olanlara yani kadınlara ve bu davranışlarının yanlış olduğunu söyleyen onların jargonuyla "meriçlere" böyle azıtmış halde saldırmaları. kendileri ile yüzleşip, kabul etseler de hem kadınlar hem erkekler olarak rahat etsek, şu saçmalıktan hepimiz kurtulsak...
  • gene gelmis tipini sevdigim cahil ojenikcileri.

    genetik ve noroloji o anlattigin gibi kafana taktigin bos levhayla yok kadinlarda ic gudu bilmem neyiyle calismiyor.

    bi bitmediniz ya. valla campbell le kafaniza kafaniza vuracagim. belki oyle ogrenirsiniz.

    kadin ve erkek icin bicilen sosyal rolleri, bilmedigin biyolojiyi alet ederek aklayamazsin. cunku yok oyle birsey.

    evet uzmani olarak yazdim.

    bi ara dollemeye uremeye taktiydiniz simdide hirmonlarla bozmussunuz kafanizi. tabi sagdan soldan apartma yalan yanlis bilgiyle anca bu kadar olur.

    biyolojik hic bir bilim sizin angut fikriniz red billi desteklemiyor. bosuna atip tutmayin.
  • (#72762415)
    psikolojik sıkıntı deyince önceki entry'lerde ben aslında öyle dememiştim, bunu kastetmiştim gibi kıvırmaların hepsini unuttuk. senin argümansız demenle yazdığımız argümanlar buharlaştı. tane tane yazıyordum oysa, tıkanınca inkar ve hakaret başladı.
    sonsuzluk ve bir gun ; bize niye meriç dediğini ikimiz de biliyoruz. yarattığınız hayali mizansenin antitezleriyiz. karşısına çıkan insanı hemen bu kadın, bu erkek diye yaftalamayan, her gördüğü kadın karşısında "bu 8 bana pas vermez, bu 6 olabilir, bu 9 ezer beni" diye komplekse girmeyen, kafaca oturmuş, fedakar, zeki kadınlarla sağlıklı ilişkiler kuran insanlar sizin kafanızdaki tahayyülü sakatlıyor. sorunlu kadınlara rastlamanızın nedeni hepsinin sorunlu olması değil, sizin sorunlu olmanız. bununla yüzleşmemek için meriç, virtue signalling vs. papağan gibi tekrarlıyorsunuz. tezlerinizi destekleyecek örnekleri kovalıyor, onlarla avunuyorsunuz. diğer yanda sağlıklı çocukluklar geçirmiş, insanlardan nefret etmeyen azımsanmayacak bir topluluk da sizinle beraber, ama mutlu (kendisiyle barışık) bir şekilde yaşlanıyor. içinizdeki nefret durduğu sürece siz o mutluluğa uzak olacaksınız. kadınlardan nefret edeceksiniz, solculardan, sağcılardan, meriçlerden, stalinistlerden, feministlerden, (sen değil ama) siyahlardan, fakirlerden, zenginlerden vs.
    ama aslında kendinizden nefret ediyorsunuz. tamam burda kaşıyarak biz de iyi yapmıyoruz. kızıyorsunuz ama kendinizi aşırı ciddiye almanız dalga geçilmeyecek gibi değil. nefret ve tutkular, insanın hayata bağlanmasında pozitif etki yapar, ok. bunu sizde görmek mümkün. red pill'i bir davayı savunur gibi savunuyorsunuz. dilimiz döndüğünce anlattık. çiftlikbank videosunda tesisin tabelasını görünce coşan tombik ceo havasında makale, argüman sunuyorsunuz. burada 80 sayfa yazılanlarla ne kadar ezildiğinizi çok belli ediyorsunuz. (tamam utenimlumen benim psikolojik sıkıntılarım var, tabi)
    bunu kutsal bir dava olarak gördüğünüz için eleştirilere bu kadar sinirlenip hakaretlere başlıyorsunuz. (eleştirilerin hepsi benim bu mesajın tonunda yazılmıyor, onlara verdiğiniz cevaplara lafım yok). ama yok kardeşim ben biyoloğum, öyle bir kavram yok diye yazan birine, fanatik dincilerin kuran yanlış diyen birine verdiği tepkiyi veriyorsunuz.
    20-30 yaşlarında hayatı çözme iddiasının dışarıdan ne kadar sakil durduğunu göremeyecek kadar dar vizyonlusunuz, kryptos son entrylerinden birinde yazmıştı, tutumunuzun 16 yaşında okuduğu kitapla dünyanın sırrına vakıf olduğunu sanan aşırı özgüvenli ergenin tutumundan farkı yok.
    acı reçete diye teselli alıyorsunuz, gerçek acı reçeteyi alacak cesaret yok. yüzleşemezsiniz.
  • (bkz: yav he he)
    (bkz: tamam)
  • vay be herifler meriçlikten kafayı yiyip alim olmuşlar. bütün bunlara rağmen ekşi’den karı düşüremiyorlarsa cidden üzülürüm. zira o uzuunnn uzun bilimsel metinlerin alt metnindeki sessiz çığlığı bir tek ben duyuyor olamam. ekşiçi hatunlar da duyuyorlar.

    am am am. en çok bana am en çok bana...
  • kozmik şaka... bence insanlar burada yaptığım şeyi gayet iyi anlıyorlar. gayet de yaratıcı bana kalırsa.

    yazdığın saçmalığı okumadım açıkçası ve verdiğim linkleri de düzgün izlemediğin ya da okumadığın da çok belli... ya da her zaman yaptığın gibi işine gelen ve kıvırabileceğin yerleri cımbızla ayıklamışsın.

    bir üniversitenin sitesinden ve bir de saygın ve ünlü bir kadından tarafından yapılan iki açıklama da kadınların istisna olmamak üzere erkeklerden aynı şiddetteki suçlar için daha az ceza aldığını anlatıyor. sence böyle iki yüksek statüdeki açıklama senin bahsettiğin açığa sahip olabilir mi? olamazlar, değiller de zaten.

    sana tavsiyem yanına bir çevirmen al ve beraber bi izleyin. zira iddia ettiğin şey ile yapılan açıklamaların hiçbir alakası yok.
13 entry daha