aynı isimde "the red pill (video oyunu)" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
2632 entry daha
  • bu akıma yönelen bir çok kişi belli olay zincirinden sonra buraya ulaşır. çoğunluğu mutlaka acı çekmiştir, sorgulamıştır. yani şöyle bir iddia komple saçma: "kuyruk acısıyla gelmişler, hepsi ergen *amaçları kadınlardan intikam almaktır!"

    psikytr dr. alfred adler'in "acı", "algılama" ve "taktik" konusunda güzel bir çıkarımı var. diyor ki:
    "bütün insanlar arasında bilgilerini gerçekten arttırmayı gerçekten isteyenler yalnızca, bizzat ruhsal sıkıntı yaşaması veya başkası yaşadığında onun duygularını paylaşması sonucunda insanların değerini bir şekilde kavramış olandır. bu olgu işimizde belli bir taktik uygulanması gerektiğini de doğruluyor. çünkü bir insana ruhsal yaşamından elde edilen bilgileri kaba bir şekilde yüzüne söylemekten başka hiç birşey daha fazla nefretle ve daha yargılayıcı bir bakışla karşılanamaz."

    demek ki acı çekmeden veya acı çekenleri dinlemeden bir konuyu anlamak mümkün değildir. öğrendiklerinizi belli stratejilerle göstermediğiniz ve doğrudan uyguladığınız zaman işe yaraması mümkün değil. çünkü insan böyle tatliş bir varlık değil.

    kırmızı hap görüşünde sapanların olduğu da bir gerçek. içerideki herkesin bunu anladığını sanmayın. kişi durduk yere nefret duygusuna da sürüklenebiliyor veya kavramları eski hayallerini gerçekleştirmek için kullanabiliyor. yine dr. alfred adler şöyle diyor :
    "ufak tefek araştırmalar yaptıkları halde kendilerini insan sarrafı olarak görmeyen insan azdır!" (müthiş bir yorum, altta açıklayacağım siyah hapa uygun düşen bir durum diyebiliriz.)
    "bilim, edinilen bilgilerin acele ederek düşünmeden veya gereksiz yere anlatılmasına izin vermeyerek mütevazı olmaya zorlar."

    peki kötü ve acılı bir ayrılık sonrası ne oluyor?
    1) mavi hap(yani standart kişi)–>geri dön, ne istersen yaparım der. hayatı yıkılmış gibi davranır. o kadın özeldir. yeri doldurulamaz. burada temel bir bilgiyi bilmez:
    kadın güce aşıktır -ki bunu açıkladık (eş seçim) erkek böyle davrandığı anda bu gücünü kaybeder ve kadın karşı tarafta ilgi duyabilecek bir şey göremez. peki erkek neden hala aşıktır? çünkü erkek de güzelliğe saplantılıdır, kadının güzelliği aynı kaldığı için ne söylediğinin pek önemi yoktur, erkek ilgi duyabileceği daha güzel bir kadın bulmadığı, yani ödül mekanizmasını doyuramadığı sürece ayrılık acısını çekecektir.

    böyle bir arkadaşım vardı zamanında, kızın ödemelerini yapardı, hatalarını hoş görürdü, kavga ederdi ama rest çekemezdi, gidemezdi. en sonunda şunu itiraf etmişti: “ondan ayrılamadım, zamanında dur diyemedim, çünkü alternatifim yoktu, ona bağımlıydım.” peki ne oldu? 3 ay sonra değil 1,5 sene sonra ayrıldılar. 3 ay içinde ayrılsalar daha az acı çekecekti ama 1,5 sene sonunda mavi haplı olduğu için uzun süre atlatamadı. resmen dağıldı, paramparça oldu.

    maalesef erkekler için seks çok belirleyici bir süreç. uzun süre seks yapmazsanız, gider bir golddigger’ın, bar kaşarının ya da kırmızı alarmlarla dolu bir kadının oyuncağı olursunuz, sizi ele geçirir. sizi yönetir.

    2) mor hap–> geri dönmesi için oyun oynar ve kadınla pazarlık yapar. kırmızı hap düşünceleriyle mavi hap hayallerini elde etmeye çalışır. pua akımı bir ara buraya kaymıştı. o kadın yine tektir, yeri doldurulamaz. bence çoğu kişi mor hap döngüsünden çıkamıyor.

    3) siyah hap–> öfke kusar, sonraki bütün kadınlara kötü davranır. bir kadın yüzünden bütün kadınları kötü addeder. bu en sevdiğim grup! az bilgi, çok nefretle ortaya çıkan bir akım. kadınlar da temel olarak insan, yani farklı bir tür değil. aşağılık olmaları, nefret uyandırmaları için bir sebep yok. evet kötü kadınlar var, hatta erkeğin kötüsüne göre bunlar daha çabuk kötü yola sapabiliyor ama iyi, düzgün karakterli kadınlar da var. eminim çünkü defalarca karşılaştım.

    4) kırmızı hap–> kabullenir. gerçek bir kırmızı haplı genelde terk edilmez bu arada. acı çekmez diye bir şey yok. hormonları ve duygusu olan her insan acı çeker ama kırmızı haplı soğuk kanlıdır. hatalarını görür, ders çıkartır, hayatına devam eder. kadın erkek doğasını evrimsel nitelikleriyle anlamaya çalışır. hipergami'i öğrenir. briffault kanununu öğrenir. kendi kişisel gelişimine vakit ayırır, çoğu burada defalarca anlatıldı. ben de şurada anlattım:
    (bkz: erkek olmanın kurallari/@karanlikruya)

    kadını geri döndürme üstüne bir gayrete girmez. çünkü bilir ki kendine uygun 4 milyar kadın mevcuttur. doğru bir ilişkinin ittirerek gitmediğini bilir, sorunlar çıksa da bu sorunların çözüleceğini ve ilişkinin süreceğini bilir. ortada bir uyumsuzluk vardır. en iyimser ihtimalde o da kadın “sadakatsızlık yapmamışsa” ve özür dileyerek dönüyorsa ilişkiyi tekrardan değerlendirir.

    normali de kırmızı hapta olması gereken değil midir? yani söylediklerim akılcılıktan ne kadar uzak?

    acı konsuna dönersek. acı çekmemek için psikopat olmak gerekli. bu da beynin amigdala bölgesindeki çalışma bozukluğuyla ilgili… yani normal bir insansanız acı çekmeniz normal fakat bunu kontrol edebiliyor olmanız gerekir.
    (bkz: insani aptallaştıran şeyler/@karanlikruya)

    bu acıyla başa çıkamayıp duygularınızın sizi yönetmesine izin verirseniz sıkıntı var. salya-sümük olmak, geri dön diye yalvarmak, aşırı öfkenin devamlılığı ve bunun önüne geçememek sonrasında obsesif bozukluğa yol açıyor. yani acı acıyı doğuruyor. saçma şekilde beyninizde bir döngü yaratıyorsunuz. döngü devamlı şunun üstüne “kötü hissediyorum–>onun yüzünden–>kötü hissediyorum–>onun yüzünden”. bunu ayrılık acısı yazımda açıklamıştım. beyniniz buna göre tekrardan organize oluyor ve güzel bir major depresyon sahibi oluyorsunuz.

    bazıları trp'i karı-kız götürmek olan pua ile karıştırıyor. çok garip. bu da yanlış. kırmızı hap erkek-kadın dinamiklerini açıklayan evrimsel psikoloji üstüne yapılanmış bir düşünceler topluluğudur. pua ise istmi üstünde pick up artist olarak bilinen kadın tavlama sanatıdır. pua akımı çıktığında, trp yoktu. sonrasında trp'i bilenler pua'ı daha sağlam temellerle kullanmaya başladı.

    düşünsenize ezik, ağlak bir erkek başlığına kimse "güçlü ol" tavsiyesi vermiyor, üzülme kanka sen en iyisin, dünya kötü deniliyor ama tam tersi güçlü, karakterli, etik olmayı öğütleyen ve tamamen kişinin kendisini geliştirmesini merkez alan, kadınların doğasının "evrimsel sebeplerle" eşitlikçi değil fırsatçı olduğunu, erkeklerin ise gelişmedikleri sürece bir şey ifade etmediğini söyleyen, bunu örneklerle ispatlayan bir öğreti ise "sen iyi olamazsın, zaten eziksin" diye kötüleniyor.

    aynı matriks evreni gibi... herkese evrimsel gerçeği anlatmanız insanları kurtarmıyor, tam tersi dogmatik inançları sarsıldığı için o insanları kaybediyorsunuz ve saldırgan hale geliyorlar. fişten çekilmek ve gerçeklerle yaşamak size uygun değil ve bu çok normal. bunu anlıyorum, bu öfke aşamasını her trp'e giren kişi gibi ben de yaşadım.

    kötülemeniz, aşağılamaya çalışmanız, alaycı yaklaşmanız sadece kendinizi iyi hissettirecek süreçler ama gerçekleri değiştirmeyecek. siz her insan gibi dış dünyayı suçlayacaksınız, dış koşulları suçlayacaksınız ama kırmızı hap diyecek ki: "sorun sizin içinizde, siz önce kendinizi düzeltin."

    siz söylenip, gerçek aşk, strateji olmadan aşk diyeceksiniz fakat o kadın zamanla sizden yine soğuyacak, yine ayrılacaksınız. bir sır vereyim kırmızı hapı iyi sinderseniz de ayrılacaksınız ama arada bir fark olacak. kırmızı haplı olarak bunun olabileceğini, kadınların kontrol edilemeyeceğini ve sadece size uygun olmadığını anlayarak yeni adaylara yöneleceksiniz. yani bir bilgiyi öğrendiniz diye bütün kadınlar önünüze serilmeyecek. üzgünüm.

    bunları bir halta yaramayacağına ve hemen altımda belki 10larca entryde yine "ergen, kadın düşmanı, 31ciler" diye devam edecek kişiler olmasına rağmen yine de yazdım. çünkü bu düşüncelerimi aktarabileceğim daha uygun bir yer bulamadım.

    fon: solar field - the missing
  • ergen kadın düşmanı 31.ler.
  • serserinin birini yola getirip de kölesi yapamayan kız kurularının ve köle olmaya hevesli meriçlerin ağlama duvarına dönüyor bu başlık iyiden iyiye.
  • kadını düşman gibi gören erkeklere kendini iyi hissettiren bir yalan. kadını düşman gibi görmek de heteroseksüellikle pek uyuşmuyor, dolayısıyla red pill'ci erkekler bence kendi aralarında daha iyi anlaşabilir. ahah.

    ilişki dediğin şey karşı karşıya değil, yan yana yaşanır. sadece red pill değil, ilişkiye rekabet/karşıtlık sokan her türlü görüşten kaçmak lazım. (tabii aynılığı da aramak sağlıklı değil; bana "tamamlayıcılık" en mantıklısı geliyor.)
17 entry daha