şükela:  tümü | bugün
  • kendisine doğru düzgün bir eleştri yöneltilememiş hap.

    (bkz: #71208627)

    sekse sevişme dediğimi hatırlamıyorum. "sevdiğin biriyle seks yapıyorsan onun adı sevişmedir" diyenler sevdikleri insanla yaptıkları her aktivite için sevişme kelimesini kullanmaları gerekir. mesela dün yakın arkadaşlarınla halı saha maçı yaptın diyelim ki. sen bunu anlatırken "dün public bir mekanda grup sevişmede bulundum" mu diyorsun?

    benimle kan bağı olmayan, benim çocuğumu doğurmamış/doğurma ihtimali bulunmayan bir kadını çok sevmek için bir nedenim yok. tutup da olayı "red pillciler ana babasını kardeşini bile takmaz"a getirmeniz anlamsız.

    dünyada koşulsuz ilişki diye bir şey yok. anne babanızın sevgisi koşulsuz değil; sadece koşulları değişemeyecek türden bir sevgi. her halt menfaat üzerinden dönüyor bu dünyada. hala bunu görememiş gibi yapıyorsunuz.

    piyasa şartlarında kapışacak façası olacak; başarılı olan herkesin sırrı minimum maliyetle maksimum fayda elde edebilmenin yollarını aramalarıdır. meriçler gibi üç koyup üçün birini almak hayatta mutlu olmamızı zorlaştıran bir şey.

    the guardian'a paçavra demiyorum ama bünyesinde julie bindel gibi bayağı radikal ve meşhur bir feministi barındırması dahi taraflı olabileceklerinden birinin göstergesi. gene de "ya siktir et o gasteyi" demek yerine sundukları delilleri çürütmeyi tercih ederim.
  • kadınları "en çok parası olana veren pragmatik canlı. sikimiz kalkmayınca evde bulamadığımız hipergamik varlık. sadakatsizlikliği / ahlaksızlığı evrimsel psikolojisinin getirdiği bir özellik olan, güce tapan yaşam formu" diye tanımlayan öğretinin savunucusuna yıllar boyunca "kadınlara çiçek diyin" diye öğretilmiş. sjdjdjsjsj.

    kadınlar da çiçek değil zaten, iyisi kötüsü olan ve iyilik / kötülük kavramı için erkeklere özel bir ahlâk kullanılmayan insanların kadın olanı.

    the red pill'i anlatılırken bizi "sikmekten" ve "bunun evrimsel psikoloji ile açıklanan formüllerinden" istedikleri gibi bahsedilebilirler, bunda bir sorun yok. ama biz aynı dili konuşunca "ama sojluk abyalari çok küfüy ediyoyyyy :("

    ahlakı demokrasi zanneden kullanıcıları olan bir hap işte. işlerine gelince o vagondalar, işlerine geldiğinde uzaktan el sallıyorlar.
  • arap prensi esprisi nereden çıktı diyordum bir entry'nin aşağıdaki kısmını atlamışım. durmadan dalga geçtiğim için pişmanlık yaşadım, güne buruk başladım. ben ne bileyim sizin etrafınızdaki kadınların (sevgilinizin, karınızın, annenizin, kardeşinizin, arkadaşınızın) bu potansiyelde insanlar olduğunu; hayatı bu endişelerle yaşadığınızı...
    arkadaşlar bütün esprilerimi geri alıyorum; öfkenizi anlıyorum, özür dilerim. ama inanın hayat güzel, böyle olmayan kadınlar da var hayatta; aramaya ve samimiyete inanın, arap prensine de öykünmeyin...

    "şimdi sen diyorsun ki kadınlar güce tapmaz? bak sana güzel bir hikaye paylaşayım ingilizcen varsa aç oku. ortalama bir kadının gerçek bir güç karşısında ne kadar kendini kaybedebildiğinin kanlı canlı örneği.

    hadi ingilizcen yoktur belki özet geçeyim: adam (muhtelemen bir asker) kız arkadaşı ve kız arkadaşının kız kardeşi ile bir gece klübüne gidiyor. adam gecenin başında kıza evlenme teklif ediyor, kız kabul ediyor. insanlar tebrik ediyor, içki ısmarlıyor v.s. gayet mutlu bir ortam.

    mekanda bir arap prensi ve 10 arkadaşı geliyor, kız yok. bok gibi zengin herifler. bunlar için gelecek olan kızlar geç kalmış. arap prensi, garsona para verip adamın kız arkadaşını işaret ediyor. garson da hayır deme lüksü olmadığından, kız nasıl olsa reddeder diyerek kıza gidiyor. şimdi sevgili strapon sevdalısı bu noktada sevgilisinden yeni evlenme teklifi almış bir kızın, sevgilisi de yanındayken, arap prensinden gelen paraya ne demesi lazım?

    hayır yanlış tahmin ettin, kız bir anda adamların masasına geçiyor, striptiz yapıyor, heriflerin siklerini elliyor v.s.. detaya girip can sıkmanın anlamı yok. gecenin sonunda herif kızı terkediyor, kızın kız kardeşi kafayı yiyip kıza sürtük v.s. demeye başlıyor. hatta hikayenin sonunda bizim oğlan kızın kız kardeşi ile çıkmaya başlıyor öc almak için. he bu arada, arap prensi beklediği kızlar geldiğinde bizim "taze nişanlı" kızımızı direk başından savıyor. çünkü hatunla eğlendi, işi bitti. daha genç ve güzeli var artık." stormshadow
  • melih gökçek gibi olma sanatıdır.
  • anlaşılması son derece basit bir öğreti. bu başlığı bir süredir takip ediyorum ve muhalif olanların aptallığı beni hayrete düşürüyor. bunların tembel, loser ve kapasitesi sınırlı insanlar olduğunu düşünüyorum. başka bir ihtimal gelmiyor aklıma. anlatılanları ısrarla, aptalca savlarla çürütmeye çalışmak normal değil.
  • efendi erkeğini terk edip, arap prensine gidecek binlerce kadın vardır. bakın binlerce.

    ama bunu "kadın oldukları için" yapmıyorlar. bu davranışta bulunmalarının sebebi "kadın olmaları" değil.

    pragmatist, konformist, düşük ahlaklı, "iyi yaşamı" maddesel tanımlar üzerinden modelleyen, bencil ve post-modern insanlar oldukları için yapıyorlar.

    "ama erkekler böyle bir şeyi asla yapmaz, asla "daha iyisi / zengini" için aldatmaz / terk etmez. bu kadınlara özgü bir davranıştır!"

    pekiyi piyango çıkınca ilk iş 3 çocuğunun annesi "karıyı" boşayıp, daha güzel, daha genç, daha cevval, daha doğurgan kadına koşmak olan erkek?

    5 dönüm arsa satınca, kendine, ailesine, yaşamına fayda sağlayacak bir iş yapmak yerine, sefil sefil pavyonlardaki pala bıyıklıların meze masalarına servet harcayan erkek?

    isveç / norveç / danimarka vatandaşlığı için, mevsimlik işçi olarak çalışan imam nikahlı karısını bostanda bırakıp, zengin avrupalı kadının kapatması olan erkek?

    kendisi de zengin ve başarılı, ap-alfa bir iş adamı olduğu halde, evli ve ünlü bir kadınla ilişki yaşayıp hem kendi karısını aldatan hem de feministlerin yok ettiği aile müessesenin ta içine sıçan erkek?

    mutlu evliliğini, yuvasını, snapchat filtresi haline gelmiş daha ve genç güzel kadını sikmek için bitiren, ilk önce pişman olup geri dönmek isteyen ama mecbur kalınca da fenomenle evlenen türkiye'nin en alfa, en zengin, en başarılı erkeği?

    sevmediği iğrenç bir kadınla, sırf kayınpederi zengin diye evlenen erkek?

    e kadınların evrimsel psikolojisinin sonucu dediğiniz herşeyi "asla yapmaz" dediğiniz erkekler de yapıyor işte?

    piyango çıkan erkek, daha iyisini sikebileceğini düşündüğü için çocuklarının annesini terk ediyor.

    vize / daha iyi hayat / ekonomik imkanlar yüzünden iskandinav ülkelere giden erkek, sadık ve çalışkan karısını terk edip avrupalı kadının kapatması oluyor.

    her türlü imkana sahip olan zengin alfa, doyumsuzluk yaşadığı için karısını aldatıp karısı tarafından terk ediliyor. barışma çabaları kabul edilmeyince, mecburen "hipergamik para düşkünü kadınla" evleniyor. neden? çünkü evlenmezse ünü / muhafazakar toplumdaki kabulu zarar görecek, bu yüzden de servetini kaybedecek.

    peki biz bu örnekleri gösterip "bütün erkekler evrimsel psikolojileri gereği kendilerine sadık olan monogamik eşlerini aldatan, çocuklarını ortada bırakarak türününün devamını tehlikeye atan, parayı bulunca götü-başı oynayan, ama tapan doyumsuz varlıklardır" mı diyelim?

    alakası yok lan. bu adamların bu davranışları yapmasındaki sebep cinsiyetleri değil, karakterleri.

    bu kadar basit.
  • --- spoiler ---

    hayatları boğaziçi odtü kampüsünde geçmiş arkadaşlarım, size saygım büyük, akıllı uslu insanlarsınız. ama sıradan insanlar sizin gibi yaşamıyor.

    arkadaş ortamında ağzını doldura doldura amına koyim diye küfür edemeyen adamlar türkiye cumhuriyeti avam tabakası hakkında ahkam kesmesin.

    --- spoiler ---

    eheh, lan çok güzel. abi dedim ya ben adanalıyım diye. bırak ağzımı doldurmayı, parmak eklemlerimi çıtlatınca bile amına koyim diye ses çıkıyor.

    avam tabakası güzel bir açıklama olmuş. bir uzlaşıya varmak üzereyiz. 1f tanımıyla the red pill'in (bir çeşit genelgeçer burjuva ideolojisi değil, bunun sadece kadın erkek ilişkilerini ilgilendiren alt kümesi), kadınların belli bir çeşidi üzerinde (avam denebilir, boyalı fahişeler diyorum ben, başka şey de denebilir) iyiden iyiye tesirli olduğu, başka bir çeşidi üzerinde daha az tesirli olduğu, başka başka bir çeşidi üzerinde ise tesirli olmadığı kabul edilebilir. bunun aksini de hiç söylemedim zaten.

    fakat şahsen yeğlediğim, trp'in üzerinde yarattığı etkinin minimum seviyede olduğu, yani trp taktiklerinin pek de tesir etmediği ve tam da bu nedenle trp'e başvurmak zorunda kalmayacağım (ve buna rağmen seksapeline tav olabildiğim, ve buna rağmen önüne gelenle düşüp kalkmayan -biliyorum bu nokta sizin için de önemli) kadınlarla birlikte olmak. bunları da 7/10, 9/10 diye puanlamam çünkü... ayıp ya.

    siz iki takma kirpiğe, iki salak mimiğe, iki dolgun memeye, iki yaratıcı seks pozisyonuna (t)av olursanız, bunlar size karşı yem olarak kullanılabilir olursa; -ki tüketim toplumunun bir ferdi olarak zaten olmanız istenen şey bu- o zaman tabi her şeyin bir fiyat etiketiyle geldiği bu adi piyasa oyununda, bu vahşi avda trp gibi kâr maksimizasyonu odaklı, zarardan kaçınmalı stratejiler yumurtlamak zorunda kalırsınız.

    trp nedir? homo economicus domain'inde gayet geçerli bir öğretidir. kapitalist kadını elde etmek için kapitalist erkeğe dönüşme tavsiyesidir. yalnızca araçsal rasyonaliteye dayanıp, değer rasyonalitesini göz ardı etmektir.

    işe yaramıyor demiyorum. çirkin diyorum, insani değil diyorum, işe yarayan ve yaratan benden uzak olsun, azalarak bitsin diyorum.
  • (bkz: #71214823)

    francala'nın da işe yararlığını onayladığı hap. ancak yanıldığı nokta red pill'in tesirli olmadığı kadınların sayısı sandığından çok daha az. ve en önemlisi aklı başında gibi görünen kadının gerçekten öyle mi olduğundan emin olmamızın çok zor olması. ayrıca dies irae'nin de deiği gibi ileride değişmeyeceğinin garantisi yok. o yüzden tüm kadınlar birbirine benzer diye bakmanın en doğrusu olduğunu düşünüyorum.
  • yo anlıyorum, anlaşılması zor birşey söylemiyorsunuz:

    diyorsunuz ki;

    "kadınların içinde para için / maddi güç için erkeğini terk eden daha fazla örnek vardır, erkeklerde bu kadar yoktur. yüzdesel olarak kadınlar buna daha yatkın."

    diyelim ki bunun için verdiğiniz bütün örnekler bilimsel açıdan doğru olsun. o zaman şunu sorma hakkımız doğmuyor mu?

    bu dünyada ekonomik açıdan daha çok para kazanan / daha iyi düzeye olan kadınlar mıdır, erkekler midir?

    herhalde erkekler olduğunu da inkar etmeyeceksiniz.

    iki grubumuz var;

    birisinin yeryüzündeki maddi refaha / güce erişimi daha yüksek (erkekler) diğerinin daha düşük. (kadınlar)

    sizce hangi grubun içinden para odaklı / maddi güç odaklı / pragmatist davranışta bulunan birey çıkma yüzdesi daha yüksek olur?

    tabii ki maddi güce / paraya daha az erişimi olan grupta. yani kadınlar.

    eğer kadınların ve erkeklerin servet dağılımı / ekonomik gücü eşit olsaydı ve bu eşitlik içinde, eşlerini para / refah / güç için aldatan kadın sayısı erkek sayısından fazla olsaydı size hak verirdim.

    ama ortaya koyduğunuz bu basit matematiğin herhangi bir sağlaması yok. elma ile armutu karşılaştırıp "kadınlar orospuluğa evrimsel olarak yatkındır" diyorsunuz.

    haydi olay sadece para da değil, güç olsun diyelim.

    elimizde güce / paraya / servete sonradan kavuşan erkeklerin, karılarını aldattığı ve terk ettiği gerçeğine dair daha yüksek bir yüzdemiz yok mu?

    e var?

    ben de diyorum ki; ne kadınların ne de erkeklerin bu davranışı biyolojik özelliklerinden kaynaklanmıyor. bunlar bireysel / atipik özellikler gösteren davranışlardır. cinsiyete isnat edilemez.
  • her şeyi geçtim, trp'ye bu denli canhıraş, cansiparene karşı gelinmesi bile bu işin karşılığının olduğunun kanıtıdır. bu denli büyük inkarların her zaman için işleyen tarafları vardır.

    öyle olmasa buradaki belli isimler, bu kadar ciddi mesailer harcamazdı trp'yi kötülemek için. yav hee he derler geçerlerdi.