şükela:  tümü | bugün
  • o değil de, bize yıllarca " kadınlara karşı nazik ve centilmen olun, kadınlar çiçektir, onları üzmeyin" gibi telkinlerde bulundular. şimdi bakıyorum da, nazik olmamız söylenen canlıya bak amk. ben hayatımda hiçbir kadından böyle sözler duymadım, lan. hatun entry girince şok oluyorum. " vibratör, boklu göt" vs. hakikaten leşsin mk. gerçi ekşi sözlük teyzelerinde acayip bir kompleks var. ne biçim küfürler, ne biçim hakaretler ediyorlar, insan hayret ediyor.

    bir de fularlı meriçler olduğunuzu kanıtlarcasına süslü püslü, uzun ama bomboş entryler giriyorsunuz. malum şahısların entrylerini zaten okumuyorum. vakit kaybı.
  • 17 yaşında lise felsefe dersine merak salmış bireylerin altına sayfalarca metin düzdüğü şey.

    emmiler nasıl dozer izler öyle izliyip gidiyorum burayı. böyle şeylerin ciddili tartışılması güzel yine de.
  • kendisine doğru düzgün bir eleştri yöneltilememiş hap.

    (bkz: #71208627)

    sekse sevişme dediğimi hatırlamıyorum. "sevdiğin biriyle seks yapıyorsan onun adı sevişmedir" diyenler sevdikleri insanla yaptıkları her aktivite için sevişme kelimesini kullanmaları gerekir. mesela dün yakın arkadaşlarınla halı saha maçı yaptın diyelim ki. sen bunu anlatırken "dün public bir mekanda grup sevişmede bulundum" mu diyorsun?

    benimle kan bağı olmayan, benim çocuğumu doğurmamış/doğurma ihtimali bulunmayan bir kadını çok sevmek için bir nedenim yok. tutup da olayı "red pillciler ana babasını kardeşini bile takmaz"a getirmeniz anlamsız.

    dünyada koşulsuz ilişki diye bir şey yok. anne babanızın sevgisi koşulsuz değil; sadece koşulları değişemeyecek türden bir sevgi. her halt menfaat üzerinden dönüyor bu dünyada. hala bunu görememiş gibi yapıyorsunuz.

    piyasa şartlarında kapışacak façası olacak; başarılı olan herkesin sırrı minimum maliyetle maksimum fayda elde edebilmenin yollarını aramalarıdır. meriçler gibi üç koyup üçün birini almak hayatta mutlu olmamızı zorlaştıran bir şey.

    the guardian'a paçavra demiyorum ama bünyesinde julie bindel gibi bayağı radikal ve meşhur bir feministi barındırması dahi taraflı olabileceklerinden birinin göstergesi. gene de "ya siktir et o gasteyi" demek yerine sundukları delilleri çürütmeyi tercih ederim.
  • arap prensi esprisi nereden çıktı diyordum bir entry'nin aşağıdaki kısmını atlamışım. durmadan dalga geçtiğim için pişmanlık yaşadım, güne buruk başladım. ben ne bileyim sizin etrafınızdaki kadınların (sevgilinizin, karınızın, annenizin, kardeşinizin, arkadaşınızın) bu potansiyelde insanlar olduğunu; hayatı bu endişelerle yaşadığınızı...
    arkadaşlar bütün esprilerimi geri alıyorum; öfkenizi anlıyorum, özür dilerim. ama inanın hayat güzel, böyle olmayan kadınlar da var hayatta; aramaya ve samimiyete inanın, arap prensine de öykünmeyin...

    "şimdi sen diyorsun ki kadınlar güce tapmaz? bak sana güzel bir hikaye paylaşayım ingilizcen varsa aç oku. ortalama bir kadının gerçek bir güç karşısında ne kadar kendini kaybedebildiğinin kanlı canlı örneği.

    hadi ingilizcen yoktur belki özet geçeyim: adam (muhtelemen bir asker) kız arkadaşı ve kız arkadaşının kız kardeşi ile bir gece klübüne gidiyor. adam gecenin başında kıza evlenme teklif ediyor, kız kabul ediyor. insanlar tebrik ediyor, içki ısmarlıyor v.s. gayet mutlu bir ortam.

    mekanda bir arap prensi ve 10 arkadaşı geliyor, kız yok. bok gibi zengin herifler. bunlar için gelecek olan kızlar geç kalmış. arap prensi, garsona para verip adamın kız arkadaşını işaret ediyor. garson da hayır deme lüksü olmadığından, kız nasıl olsa reddeder diyerek kıza gidiyor. şimdi sevgili strapon sevdalısı bu noktada sevgilisinden yeni evlenme teklifi almış bir kızın, sevgilisi de yanındayken, arap prensinden gelen paraya ne demesi lazım?

    hayır yanlış tahmin ettin, kız bir anda adamların masasına geçiyor, striptiz yapıyor, heriflerin siklerini elliyor v.s.. detaya girip can sıkmanın anlamı yok. gecenin sonunda herif kızı terkediyor, kızın kız kardeşi kafayı yiyip kıza sürtük v.s. demeye başlıyor. hatta hikayenin sonunda bizim oğlan kızın kız kardeşi ile çıkmaya başlıyor öc almak için. he bu arada, arap prensi beklediği kızlar geldiğinde bizim "taze nişanlı" kızımızı direk başından savıyor. çünkü hatunla eğlendi, işi bitti. daha genç ve güzeli var artık." stormshadow
  • melih gökçek gibi olma sanatıdır.
  • anlaşılması son derece basit bir öğreti. bu başlığı bir süredir takip ediyorum ve muhalif olanların aptallığı beni hayrete düşürüyor. bunların tembel, loser ve kapasitesi sınırlı insanlar olduğunu düşünüyorum. başka bir ihtimal gelmiyor aklıma. anlatılanları ısrarla, aptalca savlarla çürütmeye çalışmak normal değil.
  • --- spoiler ---

    hayatları boğaziçi odtü kampüsünde geçmiş arkadaşlarım, size saygım büyük, akıllı uslu insanlarsınız. ama sıradan insanlar sizin gibi yaşamıyor.

    arkadaş ortamında ağzını doldura doldura amına koyim diye küfür edemeyen adamlar türkiye cumhuriyeti avam tabakası hakkında ahkam kesmesin.

    --- spoiler ---

    eheh, lan çok güzel. abi dedim ya ben adanalıyım diye. bırak ağzımı doldurmayı, parmak eklemlerimi çıtlatınca bile amına koyim diye ses çıkıyor.

    avam tabakası güzel bir açıklama olmuş. bir uzlaşıya varmak üzereyiz. 1f tanımıyla the red pill'in (bir çeşit genelgeçer burjuva ideolojisi değil, bunun sadece kadın erkek ilişkilerini ilgilendiren alt kümesi), kadınların belli bir çeşidi üzerinde (avam denebilir, boyalı fahişeler diyorum ben, başka şey de denebilir) iyiden iyiye tesirli olduğu, başka bir çeşidi üzerinde daha az tesirli olduğu, başka başka bir çeşidi üzerinde ise tesirli olmadığı kabul edilebilir. bunun aksini de hiç söylemedim zaten.

    fakat şahsen yeğlediğim, trp'in üzerinde yarattığı etkinin minimum seviyede olduğu, yani trp taktiklerinin pek de tesir etmediği ve tam da bu nedenle trp'e başvurmak zorunda kalmayacağım (ve buna rağmen seksapeline tav olabildiğim, ve buna rağmen önüne gelenle düşüp kalkmayan -biliyorum bu nokta sizin için de önemli) kadınlarla birlikte olmak. bunları da 7/10, 9/10 diye puanlamam çünkü... ayıp ya.

    siz iki takma kirpiğe, iki salak mimiğe, iki dolgun memeye, iki yaratıcı seks pozisyonuna (t)av olursanız, bunlar size karşı yem olarak kullanılabilir olursa; -ki tüketim toplumunun bir ferdi olarak zaten olmanız istenen şey bu- o zaman tabi her şeyin bir fiyat etiketiyle geldiği bu adi piyasa oyununda, bu vahşi avda trp gibi kâr maksimizasyonu odaklı, zarardan kaçınmalı stratejiler yumurtlamak zorunda kalırsınız.

    trp nedir? homo economicus domain'inde gayet geçerli bir öğretidir. kapitalist kadını elde etmek için kapitalist erkeğe dönüşme tavsiyesidir. yalnızca araçsal rasyonaliteye dayanıp, değer rasyonalitesini göz ardı etmektir.

    işe yaramıyor demiyorum. çirkin diyorum, insani değil diyorum, işe yarayan ve yaratan benden uzak olsun, azalarak bitsin diyorum.
  • (bkz: #71214823)

    francala'nın da işe yararlığını onayladığı hap. ancak yanıldığı nokta red pill'in tesirli olmadığı kadınların sayısı sandığından çok daha az. ve en önemlisi aklı başında gibi görünen kadının gerçekten öyle mi olduğundan emin olmamızın çok zor olması. ayrıca dies irae'nin de deiği gibi ileride değişmeyeceğinin garantisi yok. o yüzden tüm kadınlar birbirine benzer diye bakmanın en doğrusu olduğunu düşünüyorum.
  • her şeyi geçtim, trp'ye bu denli canhıraş, cansiparene karşı gelinmesi bile bu işin karşılığının olduğunun kanıtıdır. bu denli büyük inkarların her zaman için işleyen tarafları vardır.

    öyle olmasa buradaki belli isimler, bu kadar ciddi mesailer harcamazdı trp'yi kötülemek için. yav hee he derler geçerlerdi.
  • herkes kendine göre bir bahane bulmuş. aha bak, bu da tam da tahmin ettiğim şeyi söylemiş. " eğer kadınların ve erkeklerin servet dağılımı / ekonomik gücü eşit olsaydı"

    sen ünlü bir cerrah olacaktın da kadınsın diye sana engel mi oldular? ya da sen çok iyi yerlere gelecektin de " öncelik erkeklerindir" deyip senin hakkını mı yediler? işte, feminizmin kadınları zehirlediği yalanlardan birisi de bu. biz aslında çok çalışkanız, çok başarılıyız, kafamız her şeye basıyor ama erkek egemen sistem bizim önümüzü kesiyor. yav he he.

    diablo 2oynayıp vibratörlü fanteziler kuracağına oturup o iyi yerlere gelenler kadar emek verseydin sen de onlar gibi olurdun ama ağlamak daha kolay tabi. patriyarki falan da dersin, kim bilecek amk?

    işinde terfi alsa bile mutlu olmayan, yönetici pozisyonunda olsa bile işe zorla giden ve türlü antidepresanlar kullanan kadınlar varken ve bunlar çoğunluktayken, hala daha kadınların kaynak sağlama görevini başarıyla yerine getirdiğini savunmak ahmaklıktır. bugün kadınların mutsuz olmasının temel sebebi, erkek olmanın rollerini üstlenmek zorunda bırakılmalarıdır. ciddi bir mazereti olmadıkça kadınların iş yaşamından uzak durmasının sebebi budur.

    kadın, öyle manipülatif bir canlı ki, kendini savunmak için her şeyi manipüle edebilir, doğruları çarpıtabilir. bilhassa kendi hatalarının sorumluluğunu üstlenmemek için başkalarını kolayca suçlayabilir. zaten feminizm de bunun sistemleşmiş halidir.