şükela:  tümü | bugün
  • anlaşılması son derece basit bir öğreti. bu başlığı bir süredir takip ediyorum ve muhalif olanların aptallığı beni hayrete düşürüyor. bunların tembel, loser ve kapasitesi sınırlı insanlar olduğunu düşünüyorum. başka bir ihtimal gelmiyor aklıma. anlatılanları ısrarla, aptalca savlarla çürütmeye çalışmak normal değil.
  • efendi erkeğini terk edip, arap prensine gidecek binlerce kadın vardır. bakın binlerce.

    ama bunu "kadın oldukları için" yapmıyorlar. bu davranışta bulunmalarının sebebi "kadın olmaları" değil.

    pragmatist, konformist, düşük ahlaklı, "iyi yaşamı" maddesel tanımlar üzerinden modelleyen, bencil ve post-modern insanlar oldukları için yapıyorlar.

    "ama erkekler böyle bir şeyi asla yapmaz, asla "daha iyisi / zengini" için aldatmaz / terk etmez. bu kadınlara özgü bir davranıştır!"

    pekiyi piyango çıkınca ilk iş 3 çocuğunun annesi "karıyı" boşayıp, daha güzel, daha genç, daha cevval, daha doğurgan kadına koşmak olan erkek?

    5 dönüm arsa satınca, kendine, ailesine, yaşamına fayda sağlayacak bir iş yapmak yerine, sefil sefil pavyonlardaki pala bıyıklıların meze masalarına servet harcayan erkek?

    isveç / norveç / danimarka vatandaşlığı için, mevsimlik işçi olarak çalışan imam nikahlı karısını bostanda bırakıp, zengin avrupalı kadının kapatması olan erkek?

    kendisi de zengin ve başarılı, ap-alfa bir iş adamı olduğu halde, evli ve ünlü bir kadınla ilişki yaşayıp hem kendi karısını aldatan hem de feministlerin yok ettiği aile müessesenin ta içine sıçan erkek?

    mutlu evliliğini, yuvasını, snapchat filtresi haline gelmiş daha ve genç güzel kadını sikmek için bitiren, ilk önce pişman olup geri dönmek isteyen ama mecbur kalınca da fenomenle evlenen türkiye'nin en alfa, en zengin, en başarılı erkeği?

    sevmediği iğrenç bir kadınla, sırf kayınpederi zengin diye evlenen erkek?

    e kadınların evrimsel psikolojisinin sonucu dediğiniz herşeyi "asla yapmaz" dediğiniz erkekler de yapıyor işte?

    piyango çıkan erkek, daha iyisini sikebileceğini düşündüğü için çocuklarının annesini terk ediyor.

    vize / daha iyi hayat / ekonomik imkanlar yüzünden iskandinav ülkelere giden erkek, sadık ve çalışkan karısını terk edip avrupalı kadının kapatması oluyor.

    her türlü imkana sahip olan zengin alfa, doyumsuzluk yaşadığı için karısını aldatıp karısı tarafından terk ediliyor. barışma çabaları kabul edilmeyince, mecburen "hipergamik para düşkünü kadınla" evleniyor. neden? çünkü evlenmezse ünü / muhafazakar toplumdaki kabulu zarar görecek, bu yüzden de servetini kaybedecek.

    peki biz bu örnekleri gösterip "bütün erkekler evrimsel psikolojileri gereği kendilerine sadık olan monogamik eşlerini aldatan, çocuklarını ortada bırakarak türününün devamını tehlikeye atan, parayı bulunca götü-başı oynayan, ama tapan doyumsuz varlıklardır" mı diyelim?

    alakası yok lan. bu adamların bu davranışları yapmasındaki sebep cinsiyetleri değil, karakterleri.

    bu kadar basit.
  • --- spoiler ---

    hayatları boğaziçi odtü kampüsünde geçmiş arkadaşlarım, size saygım büyük, akıllı uslu insanlarsınız. ama sıradan insanlar sizin gibi yaşamıyor.

    arkadaş ortamında ağzını doldura doldura amına koyim diye küfür edemeyen adamlar türkiye cumhuriyeti avam tabakası hakkında ahkam kesmesin.

    --- spoiler ---

    eheh, lan çok güzel. abi dedim ya ben adanalıyım diye. bırak ağzımı doldurmayı, parmak eklemlerimi çıtlatınca bile amına koyim diye ses çıkıyor.

    avam tabakası güzel bir açıklama olmuş. bir uzlaşıya varmak üzereyiz. 1f tanımıyla the red pill'in (bir çeşit genelgeçer burjuva ideolojisi değil, bunun sadece kadın erkek ilişkilerini ilgilendiren alt kümesi), kadınların belli bir çeşidi üzerinde (avam denebilir, boyalı fahişeler diyorum ben, başka şey de denebilir) iyiden iyiye tesirli olduğu, başka bir çeşidi üzerinde daha az tesirli olduğu, başka başka bir çeşidi üzerinde ise tesirli olmadığı kabul edilebilir. bunun aksini de hiç söylemedim zaten.

    fakat şahsen yeğlediğim, trp'in üzerinde yarattığı etkinin minimum seviyede olduğu, yani trp taktiklerinin pek de tesir etmediği ve tam da bu nedenle trp'e başvurmak zorunda kalmayacağım (ve buna rağmen seksapeline tav olabildiğim, ve buna rağmen önüne gelenle düşüp kalkmayan -biliyorum bu nokta sizin için de önemli) kadınlarla birlikte olmak. bunları da 7/10, 9/10 diye puanlamam çünkü... ayıp ya.

    siz iki takma kirpiğe, iki salak mimiğe, iki dolgun memeye, iki yaratıcı seks pozisyonuna (t)av olursanız, bunlar size karşı yem olarak kullanılabilir olursa; -ki tüketim toplumunun bir ferdi olarak zaten olmanız istenen şey bu- o zaman tabi her şeyin bir fiyat etiketiyle geldiği bu adi piyasa oyununda, bu vahşi avda trp gibi kâr maksimizasyonu odaklı, zarardan kaçınmalı stratejiler yumurtlamak zorunda kalırsınız.

    trp nedir? homo economicus domain'inde gayet geçerli bir öğretidir. kapitalist kadını elde etmek için kapitalist erkeğe dönüşme tavsiyesidir. yalnızca araçsal rasyonaliteye dayanıp, değer rasyonalitesini göz ardı etmektir.

    işe yaramıyor demiyorum. çirkin diyorum, insani değil diyorum, işe yarayan ve yaratan benden uzak olsun, azalarak bitsin diyorum.
  • (bkz: #71214823)

    francala'nın da işe yararlığını onayladığı hap. ancak yanıldığı nokta red pill'in tesirli olmadığı kadınların sayısı sandığından çok daha az. ve en önemlisi aklı başında gibi görünen kadının gerçekten öyle mi olduğundan emin olmamızın çok zor olması. ayrıca dies irae'nin de deiği gibi ileride değişmeyeceğinin garantisi yok. o yüzden tüm kadınlar birbirine benzer diye bakmanın en doğrusu olduğunu düşünüyorum.
  • yo anlıyorum, anlaşılması zor birşey söylemiyorsunuz:

    diyorsunuz ki;

    "kadınların içinde para için / maddi güç için erkeğini terk eden daha fazla örnek vardır, erkeklerde bu kadar yoktur. yüzdesel olarak kadınlar buna daha yatkın."

    diyelim ki bunun için verdiğiniz bütün örnekler bilimsel açıdan doğru olsun. o zaman şunu sorma hakkımız doğmuyor mu?

    bu dünyada ekonomik açıdan daha çok para kazanan / daha iyi düzeye olan kadınlar mıdır, erkekler midir?

    herhalde erkekler olduğunu da inkar etmeyeceksiniz.

    iki grubumuz var;

    birisinin yeryüzündeki maddi refaha / güce erişimi daha yüksek (erkekler) diğerinin daha düşük. (kadınlar)

    sizce hangi grubun içinden para odaklı / maddi güç odaklı / pragmatist davranışta bulunan birey çıkma yüzdesi daha yüksek olur?

    tabii ki maddi güce / paraya daha az erişimi olan grupta. yani kadınlar.

    eğer kadınların ve erkeklerin servet dağılımı / ekonomik gücü eşit olsaydı ve bu eşitlik içinde, eşlerini para / refah / güç için aldatan kadın sayısı erkek sayısından fazla olsaydı size hak verirdim.

    ama ortaya koyduğunuz bu basit matematiğin herhangi bir sağlaması yok. elma ile armutu karşılaştırıp "kadınlar orospuluğa evrimsel olarak yatkındır" diyorsunuz.

    haydi olay sadece para da değil, güç olsun diyelim.

    elimizde güce / paraya / servete sonradan kavuşan erkeklerin, karılarını aldattığı ve terk ettiği gerçeğine dair daha yüksek bir yüzdemiz yok mu?

    e var?

    ben de diyorum ki; ne kadınların ne de erkeklerin bu davranışı biyolojik özelliklerinden kaynaklanmıyor. bunlar bireysel / atipik özellikler gösteren davranışlardır. cinsiyete isnat edilemez.
  • her şeyi geçtim, trp'ye bu denli canhıraş, cansiparene karşı gelinmesi bile bu işin karşılığının olduğunun kanıtıdır. bu denli büyük inkarların her zaman için işleyen tarafları vardır.

    öyle olmasa buradaki belli isimler, bu kadar ciddi mesailer harcamazdı trp'yi kötülemek için. yav hee he derler geçerlerdi.
  • ev ödevimin cevabı: hayır.

    para bulan erkeğin kadınını aldatması / terk etmesi olayının da cinsiyetle hiçbir ilgisi yoktur.

    demin verdiğim cevabı tekrarlıyorum:

    karşılaştırılan iki grubun içinde, maddi ve ekonomik refah / toplumsal statü / yönetsel eşitlik açısından iktisadi bir denklik olsaydı "kadınlar maddiyata daha çok önem veriyor" iddiasını kabul ederdim.

    ama böyle bir eşitlik yok. zenginler ile fakirleri karşılaştırıp, fakirler daha çok çalıyor, çünkü evrimsel psikoloji gereği düşük protein alan canlılar hırsızlığa yatkındır demek gibi birşey bu.

    erkeklerin daha çok parası var, toplumdaki güçleri ve etkileri daha yüksek, erk kabul ettiğimiz tüm kurumlardaki erkek sayısı kadınlardan fazla (iş dünyası, ceolar, hükümetler, bakanlık kabineleri.) o yüzden güç elde etmeye yönelik pragmatist seçimler yapan bireylerin, yüzdesel olarak daha yüksek bir oranda bu güce / imkana daha az sahip olan bir gruptan çıkması "bunu kadın oldukları için yapıyorlar" sonucunu doğurmaz.

    bu bireysel ahlak çöküntüsüdür, ayırt edici özelliği cinsiyete bağlı değildir.

    gelelim diğer örneğe.

    "tezgahta limon satan adamın klasmanında olmayan kadın" ne demek? daha güzel kadın mı? daha seksi kadın mı?

    o klasmanı bana bir tanımla önce.

    ikincisi kendi ağzınla söylüyorsun:

    limon satan adamın da "kendi" klasmanında olan bir kadın var.

    demek ki dünyadaki bütün kadınlar, limon satan adamları zayıf görüp elemiyor. eğer kadınlar güce tapan varlıklar olsaydı, şu anda hiçbir limon satan erkeğin karısının / ailesinin olmaması gerekirdi.

    işte senin o klasman dediğin şey ne biliyor musun?

    ben limon satan adama vermem, iş adamına veririm diyen kadın / ben pazarda limon satan karıyı sikmem, mankeni sikerim diye düşünen erkek.

    dolayısı ile bunun gerçekten cinsiyetle hiçbir ilgisi yok.
  • herkes kendine göre bir bahane bulmuş. aha bak, bu da tam da tahmin ettiğim şeyi söylemiş. " eğer kadınların ve erkeklerin servet dağılımı / ekonomik gücü eşit olsaydı"

    sen ünlü bir cerrah olacaktın da kadınsın diye sana engel mi oldular? ya da sen çok iyi yerlere gelecektin de " öncelik erkeklerindir" deyip senin hakkını mı yediler? işte, feminizmin kadınları zehirlediği yalanlardan birisi de bu. biz aslında çok çalışkanız, çok başarılıyız, kafamız her şeye basıyor ama erkek egemen sistem bizim önümüzü kesiyor. yav he he.

    diablo 2oynayıp vibratörlü fanteziler kuracağına oturup o iyi yerlere gelenler kadar emek verseydin sen de onlar gibi olurdun ama ağlamak daha kolay tabi. patriyarki falan da dersin, kim bilecek amk?

    işinde terfi alsa bile mutlu olmayan, yönetici pozisyonunda olsa bile işe zorla giden ve türlü antidepresanlar kullanan kadınlar varken ve bunlar çoğunluktayken, hala daha kadınların kaynak sağlama görevini başarıyla yerine getirdiğini savunmak ahmaklıktır. bugün kadınların mutsuz olmasının temel sebebi, erkek olmanın rollerini üstlenmek zorunda bırakılmalarıdır. ciddi bir mazereti olmadıkça kadınların iş yaşamından uzak durmasının sebebi budur.

    kadın, öyle manipülatif bir canlı ki, kendini savunmak için her şeyi manipüle edebilir, doğruları çarpıtabilir. bilhassa kendi hatalarının sorumluluğunu üstlenmemek için başkalarını kolayca suçlayabilir. zaten feminizm de bunun sistemleşmiş halidir.
  • "karşılaştırılan iki grubun içinde, maddi ve ekonomik refah / toplumsal statü / yönetsel eşitlik açısından iktisadi bir denklik olsaydı "kadınlar maddiyata daha çok önem veriyor" iddiasını kabul ederdim.
    ***
    dolayısı ile bunun gerçekten cinsiyetle hiçbir ilgisi yok."

    bu dogru olsaydi zengin ve yuksek statulu kadinlarin, tipki zengin ve yuksek statulu erkekler gibi kendilerinden daha dusuk statulu partnerlerle birlikte olabilmeleri gerekirdi.

    bakalim oyle mi?:
    https://www.bloomberg.com/…s/2016-who-marries-whom/

    tam 3.5 milyon aile uzerinden yapilan arastirmada zengin ve yuksek statulu kadinlarin yine zengin ve yuksek statulu erkeklerle evlendigini ama zengin ve yuksek statulu erkeklerin sekreterleriyle filan evlenmekte beis gormedigini soyluyor.

    neymis? bunun cinsiyetle ilgisi varmis.

    gercek dunya senin hayallerindeki gibi islemiyor, islemek zorunda da degil.
  • birincisi ben burada kendimden bahsetmiyorum. ben zaten iyi yerdeyim. o yüzden de "alfa erkek" peşinde koşmuyorum. ortalama bir hayatım var ve daha "iyisi" için, eşimden ayrılmayı düşünmüyorum.

    diablo oynadığım için iyi yerlerde olamayacağımın iddia edilmesi ise gerçekten komik :) bunun bir benzerini yine okumuştum bu başlıkta "dota oynamayı bırakın, kas yapın, daha çok kadın sikin" şeklinde djdjdjs. sefillik gerçekten.

    şimdi diyorsunuz ki:

    "yüzdesel olarak bakıldığında, kadınlar erkeklerden daha çok maddiyata düşkündür. cünkü daha iyi maddi imkanlar için erkekleri terk eden eden kadın sayısı, aynı nedenle terk eden erkek sayısından fazladır."

    ben de diyorum ki; tek kıstas bu yüzdesel oransa, bu değerlendirmeyi yapmak için ilk önce karşılaştırma yapılan grupların iktisadi açıdan eşit olması gerekir.

    kadınlar mı daha çok kazanıyor, erkekler mi? erkekler.

    demek ki sayısal açıdan, yüzdelik olarak ifade edilecek bir karşılaştırma yapamayız. çünkü karşılaştırma yaptığımız gruplar eşit değil.

    ayrıca rektumdaki istemsiz kasılmalarınızın heyecanından strapon ile vibratörü karıştıran bir ergen olarak sosyo/ekonomik tarih bilginiz gerçekten çok zayıf.

    belki ben kadın erkek eşitliğine dayalı bir eğitim sisteminde eğitim görüp, çok iyi yerlere gelme şansı elde etmiş olabilirim. ama dünyada bunu elde edemeyen milyonlarca kadın var.

    üstelik kadınların aktif iş gücü olarak iktisadi hayata girmesi daha 100 seneyi bulmadı. siz bu 100 senenin karşısına, sanki eşit şartlardaymışız gibi 250.000 yıllık evrimsel psikolojiyi koyuyorsunuz. ben tüm bunlara rağmen, güç / statü odaklı her seçim için cinsiyetin sorumlu tutulamayacağını, davranışlarımızı güdüleyen asıl olgunun kadın / erkek olmamız değil, bireyselliğimiz ve karakterimiz olduğunu söylüyorum.

    sonra bir dalyarrak gelip diyor ki;

    "sen de çalış, sen de en iyi cerrah ol? tutan mı var? ama olamazsın. neden? çünkü sen anti-depresanlarla işe giden, verimsiz, çalışmaya uygun olmayan, manipülatif ve güç düşkünü bir varlıksın. o yüzden mecbur kalmadıkça da evde oturursun."

    skdjsjsj. medeniyet düşmanı şeref yoksunu seni.

    edit: bloomberg makalesine de cevap vereceğim. eğer bu konuda daha çok istatistiki veri varsa paylaşın lütfen.