şükela:  tümü | bugün
  • 30'larin bir ingiliz konagindaki bir bas usakla kahya kadinin iliskilerini anlatan super film.
    seyredince anthony hopkinsin ne kadar asmis, tapilasi bir oyuncu oldugunu bir kere daha gordum.
  • bir kere izleyip hayran kaldığım,ve şu anda vcd veya videosunu heryerde aradığım enfes film.
    (bkz: in the mood for love) filmini etkilediği besbelli olan film
  • başlamasından bitişine kadar karşısında oturabilme yetisini ender rastlanabilecek bir olay olduğuna kanaat getirediğim bitmek bilmeyen film.

    emma thompson'ın yemek hazırlarken tavuğu yakışını konu alan action ve takip sahneleri nefes kesiciydi...

    oyunculuk iyi belki ama bu kişilerin fotoğrafına film boyunca baksanız çokta farklı bir haz alınmayacaktır. lakin ilişki denilen bir olayda pek yoktur ortada. filmin sonunu söylemiş olacağım belki ama bu yüzden çok tepki alacağımı zannetmiyorum.

    film başında emma teyze malikaneye gelir, film sonundaysa gider. başka bir şey beklemeyiniz.

    (bkz: hollywood filmlerini sevmek)
  • kazuo ishiguro'nun 1989'da yayinlanmis romani. the faber library'nin 12 numarasi. bir usagin agzindan, ikinci dunya savasi, almanlar, dignity uzerine fikirlerin, bu usagin gecmisine uzun donuslerle icice kurulmus hikayesi. gunun kalani, aksam vakti hatta gece.
  • ıvory'nin filmidir. söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir.
  • izlenebilirliği çok da kolay olmayan ancak mutlaka izlenmesi, hatta iki kere, üç kere izlenmesi gereken bir anthony hopkins filmi. bu filmi roman olarak yazan eleman, sayın yönetmen "james ivory" ve sayın başrol "anthony hopkins" bizlere, unvanıyla tescilli sofistike adamlar arasında (bkz: lord) nasıl ayakta kalınabileceğinin, mesleğe bağlılığın ve sadakatin resmini çizmişlerdir. görsel açıdan ihtişamın had safhada olduğu, tablo gibi karelerin birbirini izlediği bilinmeli filmin tadı ona göre çıkarılmalıdır.
  • satır aralarında batı medeniyetinin yükseliş gerekçeleri de başarıyla işlenmiş bir film. görebilenler göremeyenlere anlatsın derim. ama bir ipucu isteniyorsa, anthony hopkins ve babasının meslek ahlakına dikkat edilmeli...
  • basroldeki anthony hopkins ve emma thompson'in muazzam oynadiklari basyapit. filmdeki fazla kibar diyaloglar basta biraz itici gelse de, insan ilerledikce karakterlerin konusmasina alisiyor ve hatta epey etkisinde kaliyor. hatirliyorum, izledikten sonra 2 gun "enseye tokat" arkadaslarla konusurken, "rica etsem tuzu uzatabilir misin?" turu sasirtici diyaloglara girmis, sonra "noluyoz lan?" diye titreyip kendime gelmistim.
  • burjuvazinin yükselişi ve aristokrasinin çöküşüne şahitlik eden filmde insanın muhafazakar yanının nasıl ağır bastığını görürüz. kahyamızın (anthony efendi) alışkanlıklarıyla ve geçmişten kalanlara (remains) yaşama isteğine şahit oluruz. bu kimse feodaliteyi ve köleliğini o kadar içselleştirmiştir ki çalıştığı evin sahibi batmasına rağmen malikanedeki görevini bırakmaz, sevdiği bir kadın olmasına rağmen peşinden gitmez.. bana adanmış onurlu bir hayatın resmini çizebilir misin hüsnü?