şükela:  tümü | bugün
  • 1988 yapımı akıllara zarar bir devam filmi vardır ki, komedi desen değil, korku desen hiç değil, müsamere tadında oyunculukları ile absürt ötesi bir filmdir. daha önce digitürk'te seyretme gafletinde bulundum, resmen kendimden nefret ettim.

    http://imdb.com/title/tt0095990/
  • devam filmlerinden öte asıl söz konusu filme göz atarsak; 1985 yapımı gayet de şukela bir korku filmi. korku derken hemen aklınıza gerim gerim gerileceğiniz bir film gelmesin. korku öğeleri üzerine komedi sosu dökülmüş bir film bahsettiğim. amatör ötesi oyuncularla ama gayet de başarılı makyajlarla süslenmiş film vakti zamanında show tv'de sık sık oynardı. aklımda mezarlıkta soyunan ve filmin geri kalanında çıplak dolaşan taş gibi hatun karakteriyle kalmasından öte night of the living dead filmine yaptığı leziz göndermeyle de takdirimi kazanmıştır. o filmde yaşananların gerçek olduğundan yola çıkarak askeriyenin yanlışlığı sonucu zombi cesetleri bir şirkete gönderilir. şirket de sesini çıkarmaz ve birgün iki meraklı arkadaşın cesetlerin bulunduğu tüpleri kurcalamasıyla olaylar gelişir. mezarlıkta takılan asi gençlik portresi ise görmeye değer. teşhirci bir hatun, michael jackson'un zenci hali bir serseri, rocksteady klonu bir punkçı ve başına musallat oldukları zafer algöz'ün ikizi mezarcı karakteri. çok eğlenceli ve keyifli bir film.
  • seksenli yılların en iyi korku filmleri listesine rahatlıkla ilk ondan giriş yapabilecek nitelikteki korku-komedi türündeki film. serinin 85 yapımı olan ilk filminin her sahnesi hafızalara öyle bir kazınmıştır ki; otuzlu yaşlarında olan beni bile hala korkutmayı ve eğlendirmeyi başarabilmiştir. kısa bir süre önce yeniden bir seksenleri yad etme gecesi düzenleyen bünyeme ilaç gibi gelen film, synth-punk ögeleri ile süslü orjinal müzikleri ve kalbur üstü bir korku filminden beklenmeyecek oyuncu yönetimi ve yönetmenliği ile çıtasını türün diğer örneklerinden yukarıda tutmakta. alien, aliens ve total recall gibi kült filmlerde parmağı olan yönetmen dan o'bannon' ın bir buçuk saatlik bir yetenek gösterisi sayesinde, aradan geçen onca zamana rağmen hala daha filmin bir çok sahnesini hatırlamak mümkün.

    --- spoiler ---
    örneğin depodaki zombinin serbest kaldığı ve çıkan gazın havalandırma sisteminden çıkarak göğe yükselmesi, ardından yakılan zombiden çıkan gazın akabinde asitli yağmuru getirmesi gibi. çırılçıplak soyunan punk kızımızın mezarlık taşının üzerine çıkıp çılgınca dans etmesi, depodaki iskeletimsi gözleri pörtlemiş zombinin 'brainnnn'! diyerek saldırıya geçmesi, cenaze evindeki vücudunun yarısı kopan yaşlı zombi teyze ile yapılan zombie muhabbeti, ambulans şöförlerinin uğradığı saldırı sonucunda zombilerin durmadan daha fazla polis ve ambulans diye anons ederek görevlileri tuzağa düşürmesi ve daha nice sahne...

    filmi 10' lu yaşlarda izlemiş bünyem, yukarıda saydığım her sahneyi unutmamış olacak ki aradan geçen yirmi yıl bile o güzel sahnelerin etkisinin yitirilmesine bile izin vermemekte. şimdi ki korku filmlerine insan bakıyor da hayıflanmadan edemiyor. o zamanın plastik makyaj tekniklerini ve özel efektlerin durumunu gördüğümüzde, buna rağmen yapılan filmlerin ne kadar iyi olduğunu anlıyorsunuz.
    --- spoiler ---

    son olarak serinin üçüncü fimi olan return of the living dead 3 ile bu filmi karıştırmamakta fayda var. geçirdikleri motorsiklet kazası sonucu erkek arkadaşı tarafından yeniden diriltilen sado-mazoşist zombi kızımızın hikayesi ile akıllarda kalan filmimiz zamanına göre iyi olsa da serinin ruhuna sahip çıkmadığı gibi senaryo ve sinematografik anlamda geri kalmakta. bunun en önemli sebebi de seriyi başlatan yönetmenimizin devam filmlerde tuzu bulunmamakta olması. hele ikinci film faciasına hiç değinmiyorum bile...

    açıkçası seksenlerin b-movie diyebileceğimiz bu tarz filmleri olmasaydı; quentin tarantino' da öykünebileceği mizah malzemesini bulmakta zorluk çekecekti. bu da bir dipnot olsun.

    9/10
  • komikli zombi filmleri arasında en iyisi bu filmdir. hatta bence en iyi zombi filmidir.
  • serinin beşincisinde*normalde beyin yemesi gerekirken, ponpon kızın poposundan bi kırtık alan zombi görülebilir.

    https://www.youtube.com/watch?v=uzrozxd1v8c
  • eğlence ve korkunun içi içe geçtiği güzel bir film bence...
    ayrıca çeşitli göndermelerinde mevcut olduğu kara bir komedi filmi gibide gelmiştir bana.türünün kültleşmiş yapımlarındandır.
  • "kült"ün tanımına bakalım:

    "bir altkültür oluşturacak kadar özel bir hayran grubu bulunan; ancak kitlesel anlamda bir seyirci topluluğu tarafından da izlenmiş olması gerekmeyen filmler 'kült film' olarak tanımlanabilir. kült filmlerin çekici yanlarından biri, biçimsel ve tematik açıdan farklı farklı olmalarına karşın, bir tür ihlal içermeleridir.

    bir film, kült niteliğini ancak seyirciyle olan ilişkisi sayesinde kazanır. bir diğer deyişle, bir film sonradan onu seyredenler tarafından kült haline getirilir. kült filmler, kendi metinsel sınırlarını aşarak, farklı ve yepyeni bir bağlam kazanır. bu özellikleriyle de zamanın ötesine geçerler." *

    zombiler ve uzaylılar, amerikan halkına, soğuk savaş dönemi'nden kalma paranoya ve korkuyu anımsatmaları amacıyla kullanıldılar. dışarıdan gelen, bizdenmiş gibi görünse de bizimle alakası olmayan yabancıların amacı, en başta amerikan halkına zarar vermekti. zombiler korkutucu, beyin yiyen, asla empati kuramayacağımız, ilkel ve saldırgan yaratıklardı.

    filmde bu klişe tamamen değiştirilmiş, zombilerin beyin yemelerindeki neden belirtilmiş ve her şey absürd diyebileceğimiz şekilde sonuca bağlanmış. zombiler, meğerse ölümün acısını içlerinde hissediyor ve çektikleri acıyı yalnızca beyin yiyerek bastırabiliyorlarmış.

    garip sesler çıkarmak dışında ağzından cımbızla bile laf alamayacağınız zombiler, filmde cayır cayır konuşuyorlar. zombinin kafasına sıkıp öldürme olayı da yok. şimdilerde hiçbir zombi temalı filmin ve dizinin yapmayı beceremediği şeyleri te 80'lerde yapmışlar. işte bu yüzden, the return of the living dead, kült bir filmdir.
  • ilk filmde punkların dans ettiği ve ardından havaya karışan gazın yağmurla toprağa karışmasıyla tüm cesetlerin hortladığı mezarlığın adı resurrection cemetery*dır.
  • eğlenceli bir zombi filmi taşlamasıdır ve hoş bir vertigo effect içerir:

    --- spoiler ---

    tam olarak, genç kız zombiyi gördüğünde, hitchcockyen effect işe koşulur.
    --- spoiler ---
  • plant and zombies oyununun ilhamı olabilir: beyiiiin!

    diğer zombi filmlerine nazaran harika olmasa da başarılı makyaj ve yer yer güldüren sahneleri ile izlenebilir bir film.

    zombinin telsize ulaşıp "daha çok adam gönderin" demesi cidden komikti. neden beyin yiyorsunuz sorusuna verdiği cevap da bence etkiliydi.

    fakat bir şeye dikkat çekmek istiyorum: 80'lerde korku filmlerinde çıplaklık olmazsa olmazdır. illa meme gösterilir mesela. fakat bu film çıplaklığın biraz bokunu çıkarmışlar. birçok filmde meme göstermenin bir amacı yoktur zaten. göstermek için gösterilir fakat bu filmde hiç ama hiç bir amacı yok. zaten filmin sorunu da burada: aptal gençlere çok fazla vakit ayrılmış. eğer laboratuvar kısımlarına daha çok odaklanılsa daha keyifli bir film olabilirmiş.