şükela:  tümü | bugün
  • i come from down in the valley
    where mister when you're young
    they bring you up to do like your daddy done
    me and mary we met in high school
    when she was just seventeen
    we'd ride out of that valley down to where the fields were green

    we'd go down to the river
    and into the river we'd dive
    oh down to the river we'd ride

    then i got mary pregnant
    and man that was all she wrote
    and for my nineteenth birthday i got a union card and a wedding coat
    we went down to the courthouse
    and the judge put it all to rest
    no wedding day smiles no walk down the aisle
    no flowers no wedding dress

    that night we went down to the river
    and into the river we'd dive
    oh down to the river we did ride

    i got a job working construction for the johnstown company
    but lately there ain't been much work on account of the economy
    now all them things that seemed so important
    well mister they vanished right into the air
    now i just act like i don't remember
    mary acts like she don't care

    but i remember us riding in my brother's car
    her body tan and wet down at the reservoir
    at night on them banks i'd lie awake
    and pull her close just to feel each breath she'd take
    now those memories come back to haunt me
    they haunt me like a curse
    is a dream a lie if it don't come true
    or is it something worse
    that sends me down to the river
    though i know the river is dry
    that sends me down to the river tonight
    down to the river
    my baby and i
    oh down to the river we ride
  • genel hikaye anlatım tekniğine*** sadık kalan ama bence esas mevzusu
    "is a dream a lie if it don't come true, or is it something worse"
    dizelerinde gizli olan, bruce springsteenin belki de en acı şarkısı.
  • the tea party nin splendor solis albümünden bir şarkı..

    sailing down, down the styx again,
    without you my love, i want to return but then,
    i see all my friends, they want me to join but then,
    they all melt away, without you alone.

    and the river's running through my veins.
    lately she don't seem the same.
    and the blood keeps calling out my name.

    i pass by the sins, left by a different man,
    the tides brought them here, cast by a different hand.
    and the wisps of the winds, blow with the styx again.
    pushing me on, without you alone.

    and the river's running through my veins.
    lately she don't seem the same.
    and the blood keeps calling out my name.

    and the river running down
    and the river running down
    and the river running down
    and the river

    my will must be strong, to rise with a different light.
    my will must belong, i'm still pushing for different heights.
    and the wisps of the winds blow with the styx again.
    the river runs red, and i'm left alone.

    and the river's running thru my veins.
    lately she don't seem the same.
    and the blood keeps calling out my name.
    and the river's running.

    help me baby
  • live versiyonu daha superdir..
  • the bossun kız kardeşi ve eşinin hikayesini anlatan şarkısı.
  • bruce springsteen in 1980 tarihli double albümü ile aynı adı taşıyan ve her dinleyişimde ruhumun şukela butonunun sürekli basılı kalmasına sebep olan şarkısı.

    kendisi için çok önemli olan bu şarkıya dair springsteen in düşünceleri şöyle:

    the river aynı zamanda ev ve evliliğe dair vaatler üzerine ilk yazma denememdi. country müziği bir kez daha önemli olmaya devam etti. bir gece new york daki otel odamda hank williams ın my bucket s got a hole in it ini söylemeye başladım. hemen new jersey e dönüp odama kurulup the river ı yazmaya başladım. barda oturan bir adamın yanındak taburede oturan yabancıya kendi hikayesini anlattığı öyküsel bir folk söylemi kullandım. şarkının temelini 70 lerin sonlarında new jersey de inşaat sektörünün çöküşü ile birlikte kızkardeşimin ve ailesinin geçirdiği sıkıntılı döneme dayandırdım. kızkardeşimin kocasının iyi kazandığı işini kaybedişini ve yaşmını sürdürebilmek için hiç şikayet etmeden zor koşullarda çalışmasını izlemiştim. kızkardeşim şarkıyı ilk duyduğunda sahne arkasına geldi, bana sarıldı ve "o benim yaşamımdı" dedi.

    is a dream a lie if its don t come true or it is something worse

    lafı bunları okuduktan sonra daha da bir güzel geliyor, daha da bir anlam kazanıyor. patron anlatmak istediği şeye karar vermiş, nasıl anlatacağına da karar vermiş ve sonra belki de kendisinin de kafasında olan soruyu sormuş. belki de şarkıyı o soru yazdırmış. nasıl olmuşsa olmuş, çok iyi olmuş, çok güzel olmuş ve her zaman sorumluluklarından bahsettiği şarkı yazarlığı işini ne kadar güzel yaptığını göstermiş bize springsteen.

    bruce springsteen in sonraları geliştirerek ve derinlemesine detaylandırarak nebraska ve ghost of tom joad albümlerinde kullanacağı yazış stili konusundaki düşüncelerini belirginleştiren şarkı olması açısından da özel bir yere sahiptir the river.

    bir başka dönüm noktası için (bkz: brilliant disguise).
  • kasıtlı mı yapılıyor bilmiyorum ama bazı sahnelerin ardından ekran kararıp 7-8 saniye kadar öylece bekleyip ardından diğer sahneye geçiyor bu dizide. buna yeterince alıştırıp da o kararmalardan birinde bröeeaahh!! diye bi yaratık suratı çıkartırlarsa altıma sıçarım. çıkartmazlarsa bile gerilimi arttırdığı kesin.
  • umarım 2.sezon onayı verilir zira dizi tam havaya girdi, kafamızda sırlar sorular böyle bitmesine izin veremezler vermemeliler vermesinler.

    emmet'ten bi'şeyler anlatır sandım ama amcamız kapalı kutu çıktı, neyse diyor ve 2.sezonu beklemeye başlıyoruz.
  • kimse kusura bakmasın ama yarrak gibi dizi yapmışlar, niye izliyorsun o zaman denilebilir, bruce springsteen'in kardeşine yazdığı şarkıyı ararken geldim.*

    yazacaklarım spoiler içerir;

    şimdi güzel kardeşim siz sıkılmadınız mı her filme bir sikici, bir güzel kız, bir etnik grup, bir gay, bir sert erkek, bir yahudi, bir tane de paragöz (bunu politik doğru olmak için yahudi de yapmazlar) adam koymaya? daha film başladı dedim ya bu zenci ya da yahudi ölür ilk.

    zaten böyle filmlerde, dizilerde kuraldır bir kişinin ne kadar az ilişkisi varsa o ölür ki kimse üzülmesin. bak mesela emmet ya da lincoln'e bir şey oluyor mu? olamaz da zaten. ölenlere bakıyoruz, kimsenin sikinde olmayan kameraman, aynı bölüm içinde ormanda bulunup ölen rabbit ve sadece tek bir kişinin salladığı diğer kameraman. senaristler grev yapacağına sevilmeyen insanlar eylem yapmalı "bu mu la değerimiz sizin gözünüzde piçler" diye.

    neyse, son bölümde lincoln öldü sanılıyor ve kimse üzülmüyor bile, hepsi senaryoyu okumuş çünkü biliyorlar bölüm sonunda kurtulacak lincoln.

    neyse en azından nehir yön falan değiştirdi de mutlu sondan kurtulduk.
  • dizi fena değil sararsa izlenir de arkadaş koskoca 7 bölümde amazonun ortasında 1 tane mi yılan olmaz. hani en azından bir tane görselerdi de sarışın taş kız çıkıp artistlik yapsaydı işte bu da bokurcuk yılanı ısırdı mı 15 saniyede mefta olurun deseydi oğlan hayranlıkla baksaydı.