şükela:  tümü | bugün
  • darkwell - suspiria albümünden two souls creature'ın ikinci bölümü...

    my spirit's rising
    my mind is falling
    my soul is burning
    sweet salvation

    now the road is paved enough blood is spilled
    the path is gone...my fate fulfilled
    the gate in front of my eyes
    where sweet salvation lies

    i always had to play along the cruel game
    it's over now...no remorse, no fame
    but the end is mine

    the flames are licking at my shanks
    pain screams through my mortal body
    there's my tortured soul
    there's my evil spirit

    fanatic greeds stands in their eyes
    as my body turns to ashes
    and my soul is free
    the evil spirit is now ours

    (bkz: the beginning)
    (bkz: the rejuvenation)
  • international trailer'ı gelen film.

    https://www.youtube.com/watch?v=tjnzkw5qaas
  • malum ortamlara düşmüş film.

    peşinen söyleyeyim hızlıca bir bakışla görebildiğim kadarıyla eva'nın memeleri görünmüyor lakin gözleri hala masmavi.
  • son derece ayarında tuzu biberi yerinde klasik bir western. türü sevene ilaç.
  • bu senenin en iyilerinden olmaya aday. ilk 10'a değilse de 15'e girer. özgün bir western mi? değil. ama klişe konuyu öyle güzel ve gerilimli işlemiş ki 1,5 saat 5 dakikada bitti. cannes'da beğenmemişlerdi. ben de kötü bir film beklemiştim ama değilmiş. çok beğendim. klişe konusunu yazayım diyeceğim ama bence konuya, fragmana bakmadan indirilip izlensin. böylesi daha iyi olur.

    spoiler

    alışığız her şeyin uzatılmasına. ne de olsa dizilerin 3 saat sürdüğü bir ülkede yaşıyoruz. amerikalılar da iş sinemaya gelince bizden farklı değiller. klişe konuyu 2 saat anlatırlar da anlatırlar. işte danimarkalı ayrılmaz ekip (senarist anders thomas jensen-yönetmen kristian levrig-başrol mads mikkelsen) bizlere hiçbir şeyi uzatmayan, hatta gereksiz yere hiç konuşmayan bir film yapmışlar.

    adam, ailesine kavuşuyor. normalde bunu uzatırlar da uzatırlar. levrig uzatmıyor. gözlerinden belli oluyor ne kadar birbirlerini özledikleri. repliğe hacet kalmıyor. arabaya binip evlerinin yolunu tutuyorlar. ama sadece 3 dakika sonra kadın rehin alınıyor. adam arabadan atılıyor. kadınına tecavüz ediliyor. oğlu öldürülüyor. adam kısa bir sonra bunları buluyor ve öldürüyor. ama daha öldürecek çok kişi var. burada westernde ve çoğu filmde kullanılan klişe karşımıza çıkıyor: öldürdüğü adamlardan biri kasabayı haraca bağlamış, kanunu eline geçirmiş, eli silahlı birinin kardeşi. ama john (mikkelsen) kısa bir süre sonra ele geçiriliyor. sonra arkadaşı sayesinde kurtuluyor. sonrasında intikamını alıyor ve herkesi öldürüyor.

    bir adamın intikam almasını özgün bir öyküyle anlatmıyorlar ama klişeleri öyle doğru yerde kullanıyorlar ki ekibi alkışlamamak zor. yapacaksan böylesini yapacaksın. gereksiz tek sahne, tek diyalog, tek bakış, tek replik yok filmde. yönetmen 1,5 saat boyunca bizleri germeyi de başarıyor. şahsen başlangıçtan sona kadar kalbimin sesi kulaklarımdaydı. öylesine gerilimli bir film olmuş. yönetmen, yapışkan yağ denilen petrol ve kapitalizmin sacayağı banka ve şirketler üzerinden günümüze de ışık tutuyor. filmde şirket, kasabayı ele geçirmesi için gangsteri destekler mesela. o da arkası sağlam olduğundan asar da keser de. yalnız şirket sonra "biraz medeni olalım. şiddet kullanarak tek haftada toprakları almayalım. şiddet uygulamadan 3 ayda alalım toprakları," der. hep kullandıkları yöntemdir. günümüzde artık şiddet uygulayarak (polis şiddeti) alıyorlar toprakları.

    küçük cast'ı da şahane filmin. eva green dili kesilmiş, bakışlarıyla konuşan bir kadını canlandırıyor ve şaşırtıcı ki soyunmuyor. mads gene intikam alıyor. futbolcu eric cantona ise patronun sağ kolu rolünde karşımıza çıkıyor. belli ki sinemayı sevmiş efsane cantona. filmin kötüsü ise j. d. morgan. cast görevlerini eksiksiz yerine getirmiş.

    spoiler
  • beklentimden çok daha iyi çıkan film. sürükleyici ve iyi aksiyonlar içeriyor. epeydir western filmi izlemiyordum iyi denk geldi.
  • beklediğimden daha kötü çıkan film. daha sert bir film bekliyordum oyuncu kadrosuna bakarak ama olayların çabucak geçiştirildiği bir film olmuş sanki. zaten süresi iki saatin altında olan filmler pek güzel olmuyor.
  • intikamın hızlı alındığı bir film. daha acılı ölümleri bekliyor insan.
    mekanlar çok özentisiz olmuş.
    konu ve oyunculara bakınca; daha düzgün mekanlar bekliyor seyirci ama filmdeki her bina derme çatma.
    ama bu film izlenir. nasıl bittiğini anlamıyor insan.
  • eva green niye var anlamadığım film. eric cantona'yı hiç sorgulamıyorum bile.