şükela:  tümü | bugün soru sor
  • steven wilson'ın to the bone albümünden bir şarkı. şarkı yayınlanınca burayı editleyeceğim*

    edit: gitar tonundan tut, akor progresyonuna kadar fena 90'lar havası var. hatta şarkıyı spotify'dan dinledim ilk yanlışlıkla acaba grunge playlist'ine mi girdim dedim.

    verse kısmında steven wilson kafa senini kullanmış neredeyse. ben steven wilson'ın bas sesini seven biri olarak oraları pek beğenmedim. keşke başkasına söyletseymiş. bi r&b ya da soul vokali uçururmuş şarkıyı.

    2:20'lerden sonra yine bi progresif rock katalım araya demişler ve rush'tan esintiler eşliğinde şarkı kopuyor. 3. dakikada birden düşüyor yine ve crunchy solo giriyor. soloyu duyunca dedim ki guthrie govan olsa şuan ağzımıza sıçmıştı. kendizi hans zimmer ile takılmakta olduğu için albümde yok. solo zayıf kusura bakmayın steven wilson'ın kendisi bile çalmış olabilir. zayıf demem de göreceli bir şey çünkü steven wilson'ın önceki albümlerinde benim hayatım boyuncu duyduğum en iyi sololar var.

    sonuç;
    çook iyi bir şarkı. bütün gün dinledim zaten ilk çıktığında. steven wilson'dan ne gelse dinleriz de bu beklentiyi büyüttü bende.
  • henüz yayınlanmış olan çokça güzel steven wilson eseri.

    spotify ya da kendi websayfası üzerinden dinlenebilir.
  • steven'ın son zamanlardaki sounduna göre oldukça optimist ve neşeli bir şarkı görünüyor. sw standartlarına göre tabiki.*
    sözlere pek dikkat edemeden dinledim, kesin depresyonu oradan basmıştır adusdkfdg.

    bir de, porcupine tree döneminde yaptığı şarkılara benziyor, özellikle lightbulb sun dönemlerini çok andırdı bana. bu güzel tabi.
  • buram buram porcupine tree kokan fırından taze çıkmış steven wilson şarkısı... sözleri için:

    are you proud of all your failures?
    are you dragging mother nature down?
    you believe you have dominion
    so you force your lame opinions on me
    and my eggshell mind

    wake it up to see through you
    we'll all disappear in the same asylum as before
    make it up you always do
    it's tough to live here in the same asylum as before

    you have your inspiration
    you control in domination, yeah
    you represent the people
    but you don't believe in free will for me
    and my eggshell mind

    wake it up to see through you
    we'll all disappear in the same asylum as before
    make it up you always do
    it's tough to live here in the same asylum as before

    the same asylum as before
    the same asylum as before
    the same asylum as before

    wake it up to see through you
    we'll all disappear in the same asylum as before
    make it up you always do
    it's tough to live here in the same asylum as before

    the same asylum as before
    the same asylum as before
    the same asylum as before

    the same asylum as before
    the same asylum as before
    the same asylum as before
    the same asylum as before
  • 2000'ler pt'sinden izler taşıyan şarkı. hatta direkt stupid dream albümünden yayınlanmamış falan dense şu an inanmaya hazırım o derece.

    yalnız çok sevdim saatlerdir dönüyor, böyle devam steven.
  • bu defa olmadı. pariah'yı şarkı sözleri vs. açısından vasat bulsam da bir şekilde sevebilmiştim. ama eşiği daha önceki albümleriyle çok yükseltmiş olan steven wilson'dan bu şarkıdan daha iyisini beklerdim. pariah başlığına yazarken sesini duymak bile yeter demiştim steven wilson için, ve fakat bu şarkıda vokalleri de çok kötü buldum. o kadar tize çıkmasının sesine yakışmadığını düşünüyorum. çok sevdiği prince'den de çokça etkilenmiş, belli, yine de pop gibi olmasın diye araya o sert gitarları serpiştirmiş ama o da kurtarmamış. arada sevdiğim birkaç saniyelik küçük bölümler oldu, ama o kadar. yani başka biri yapsa, steven wilson şarkısı olmasa arkada çalabilecek, stop düğmesine basmayı gerektirmeyecek, dinlenebilir bir şarkı iken, söz konusu steven wilson olunca kabullenemediğim, benimsemeyemediğim bir şarkı oldu sabah üst üste birkaç kere dinleyip çeşitli açılardan bakıp sevmeye çalışmama rağmen. kayıt kalitesine filan diyecek yok, ama aradığımız sadece bu mu, değil.

    daha önce hiç steven wilson dinlememiş bir insana "steven wilson bu" diyerek dinletilecek bir şarkı değil maalesef.

    albümün görsellerini de beğenmemiştim. pop arta göz kırpan görseller popa göz kırpan bir albümün habercisi adeta.

    yine de umarım albümün geri kalanı daha iyidir.

    steven wilson'ın bendeki yerini bilen bilir, başka entrilerimden de kolayca anlaşılacağı üzere, hep pozitif önyargım vardır kendisine karşı, böyle şeyleri kolay kolay yazmam, beğenmesem de bir irdelerim önce, "belki şöyle düşünmüştür", "şunu amaçlamıştır", "şunu anlatmaya çalışmıştır" derim, hemen gömmem öyle. bunları yazıyorsam gerçekten hayal kırıklığına uğramışım demektir.

    müzik onun, zihin onun, istediği gibi yapsın tabii, ama ben sevemedim.

    diğer şarkılara umut bağlamaya devam mı edeyim, yoksa bu albümü tamamen gözden çıkarıp yakın zamanda gerçekten muhteşem albümler çıkarmış olan soen, the pineapple thief, ayreon ve yeni şarkısıyla yeni albümü hakkında umut veren anathema gibi isimlerle mi teselli bulayım bilemedim.
  • porcupine tree zamanlarına göz kırptığı doğrudur. hatta bu şarkı bir prodigal olmasa da çok benzemektedir.
  • guzel bir loop material. elbette porcupine tree kokuyor, e kokacak tabi.
  • dendiği gibi prodigal'a inanılmaz benzer. belki de o yüzden güzel geliyordur. güzel şarkı.
  • steven wilson'ın 2017 yılında çıkarmış olduğu to the bone albümdeki en iyi şarkısı. eğer herhangi bir porcupine tree albümünde yer alsaydı, kesinlikle adından daha çok söz ettirdi.

    müzisyenin to the bone’u kaydederken ilham kaynaklarının peter gabriel'ın so, kate bush'un hounds of love, talk talk'un colour of spring ve tears for fears’ın seeds of love albümleri olduğunu belirtmişti. albüm değerlendirmemde hangi şarkıların bu çalışmalarda etkilendiğine dair ciddi bir inceleme yapmıştım. (bkz: #70149926)

    ancak the same asylum as before'un ilham kaynağının çok net kendisinin porcupine tree yılları olduğu açık. bu parça stupid dream veya lightbulb sun albümlerine gayet yer alabilecek cinsten bir çalışma.