şükela:  tümü | bugün
  • “hep aynı olaylarla karşılaşıyorsun, çünkü sende hiçbir şey değişmiyor! her şey benzerini kendine çeker. cennet parçacığı cennete doğru, cehennem parçacığı cehenneme doğru yol alır”

    lupelius'a göre yeryüzü, insanların sıralar halindeki idam mahkumları gibi yaşadıkları kozmik bir hapishane, dünya boyutunda bir zindandır. bu vizyonun son ve kesin bir yenilgi oluşturduğu yargısına varmak yerine, göz kamaştıran çılgınlığıyla cesurca bir plan tasarlar. insan için, onu olanaklının sınırlarının ötesine geçirecek bir serüven düşler; kaçınılmaz görünen ölümcül yazgısından kaçış ve dünya yasalarından kurtuluş.

    ister bilinçli, ister bilinçsiz verilmiş olsun, kişinin başına kendi rızası olmadan hiçbir dış olay gelemez. öncelikle psikolojisinden geçmeden, hiçbir şeyle karşılaşamaz.

    düşünce bu yüzden çok güçlüdür. düşünüş yazgıdır.
    varoluş bizim buluşumuzdur ve bu yüzden sadece bize bağlıdır.
    bu dünyadaki yaşantı, bir tanrılar okuludur.

    (bkz: alteo yayıncılık)
  • kendisinin efendisi olan, dünyanin da efendisi olur.
    okunulmasi, okutturulmasi gereken kitap.
  • okuru bir dreamer ile tanıştırarak hayatını değiştirmesini sağlayan kitap..
  • gerçeğ(im)e giden rotada bir süreliğine de olsa yolcusu olmaktan keyif aldığım transatlantik..

    bazen bir kutsal kitap bazen de sadece bir adamın aydınlanma öyküsü olarak değerleniyor, okunmalı..
  • sorumluluk= 1/ korku
    düş+zaman= gerçekçilik

    düş ve gerçek tektir ve ayni şeydir. düşü olan kişinin gerçekliği de vardir. sadece zamana ihtiyaci vardir diyen kitap...
  • su aralar ögrencisi oldugum okul. bari bunu bütünlemeye kalmadan bitirebilsem...bir kitapta hayatin anlamini bulacagina inanmak sacma olsa da bazen yüzlerce yoldan bir tanesini secmek zorunda oldugunda elinde bir haritanin olmasi fena birsey degil.
  • ezoterik bilginin bir başka yorumu, bir nevi simya öğretisi tanrılar okulu.artık çevirisinden midir bilemem pek bir akıcılığı yok, yorucu ve sıkılgan bir kitap.ama anlattıkları çok başarılı.yeni başlayanlar ve edebiyat sevenler için harika bir ruhsal bilgi kaynağı olabilir.
  • sadece kitabin arkasi okundugunda dahi insani müthis etkileyen,bulunduklari zamani,yeri,kisileri herseyden de önemlisi kendisini sorgulamayi seven insanlarin okumasi gereken kitap.ben kimim sorusunu arada bir kendisine soranlarin cevabini muhtemelen bulabilecekleri basucu kitabi.
  • dreamer denen hıyarın durmadan bağırıp çağırdığı, aslında bizim bildiğimiz şeyleri tekrar anımsamamıza neden olan güzel kitap. ortalara doğru bayar ama okuyun yılmayın arkadaşlar.
  • ''size 'öğretilen ve anlatılan dünyanın', anlatıldığı gibi olduğunu söyleyenler sadece anlatanlardır. korkmanız, çekinmeniz, endişe etmeniz gerektiği söylenen her şey, bu betimlemenin pençesindeki insanların fikirleridir. oysa bunlar olumsuz duygulardır ve hiçbiri dünyaya geldiği haliyle insanın mayasında olan hisler değillerdir. insan korkusuz doğar. korku, zorla 'öğretilir'.
    hastalıklar 'öğretilir'. ne hastalıklar, ne ilaçlar, ne de tedaviler gerçektir. hastalıklar, benlikteki olumsuz yöndeki değişimlere karşılık gelen semptomlardır. onlar bizi ancak kendimizi kanalize etmemiz gereken düşünce şekli için uyarma amaçlı ortaya çıkabilirler. bizi fiziken zor durumda bırakmak için değil.
    hayatınızda önünüze çıkan herkesin özel bir görev ile karşınıza geldiğine emin olun. ve ona varlığı için teşekkür edin. özellikle düşmanınızsa.
    herkes sizi gösterir. çünkü herkesi siz yarattınız. bu dünyayı siz yarattınız. bu sizin dünyanız. sizi arayan arkadaşınız sizsiniz. çalışanlarınız, üstleriniz, aileniz, hepsi sizsiniz. yay da, ok da, hedef tahtası da; hepsi sizsiniz.
    önünüzde gelecek varken, geçmişle uğraşmayın. ama geleceği de yeni bir 'eski geçmiş' yaratmak için yaşamayın. onu şekillendirin; bu kez şekillendirin; geçmişinizin tekrarlarından kurtulun.
    mea culpa' felsefesini inkar ederek yaşamaktan vazgeçin. başınıza gelmiş ve gelecek her şeyin tek sorumlusunun kendiniz olduğu gerçeğiyle barışmayı reddettiğiniz her gün tedavi süreciniz gecikecek, 'yeni bir eski geçmiş' için her seferinde yeni bir adım attığınızla kalacaksınız.
    başınıza gelmiş ve gelecek her şey, düşünsel faaliyet kalitenizin, olaylar dünyasına uyarlanmış halidir. düşlemezseniz, yaratamazsınız. gerçek, düş artı zamandır. inanmak için görmeyi beklemeyin. inanın ki, görebilin.
    beden olmadan düşleyemezsiniz. düşleyen bedendir. ona çok iyi bakın.
    gereğinin ötesinde yiyecek, içecek, gereğinin ötesinde uyku, gereğinin ötesinde seks, hiçbir şeyin çözümü olmadığı gibi, çözümün üstünü örten uyuşturuculardır. uyuşturucu almayın. beyninizi örtmeyin. orada geleceğiniz şekilleniyor.
    dünyadaki en büyük ekonomik gerçek 'mutluluk'tur. ekonominin tanımı mutluluk'tan başka hiçbir şey değildir. her zaman iyi bir ekonomist olun.
    düşleyin, düşleyin, düşleyin. düş, var olan en gerçek şeydir. ''