şükela:  tümü | bugün
  • richard dawkinsin yazdığı, bencil gen teorisinin anlatıldığı, tübitak'ın kitap listesinde fiyatı yerine "tükendi" yazan, insanı hiç düşünmediği konularda düşünmeye sevkeden, yazarın bilimkurgu gibi okunmasını istediği, temel kitaplardan biri.
  • kitap boyunca, genlerinin hükmünde, onların kendilerini daha çok çoğaltabilmesi için kardeşlerini çocuklarını yiyen, eşlerini aldatıp yenilerine kaçan, toplum içinde bir sürü hile hurda yapan canlılardan bahseder durur. öyle ki özverinin bile temelde bencillik olduğunu söyler.
    ama sonunda genlerin ürettiği ama onlara karşı kullanabileceğimiz bir silah olan bilincimiz sayesinde bunun üstesinden gelebileceğimi söyleyerek işi tatlıya bağlar.
    memlerle ilgili söylediklerinde uçmuştur.

    şu anda aldığım bir habere göre de kitap yeniden basıma girmiş. hayırlı uğurlu olsun!
  • richard dawkins'in başka bir kitabı için (bkz: kör saatçi).
  • sağlam, throwaway survival konseptli kitapsal unsur - dawkins şahane yazmıştır her zamanki gibi. ayrıca ilgilenenler için (bkz: the blind watchmaker) da güzeldir.
  • richard dawkins 'in temel tezi, "ben" baskınlığı ölçüsünde bencilliği beraberinde getirmektedir. akabinde izlenen lord of the flies filminde, bu tez sizde tez olmaktan çıkarak bir gerçek haline gelir. incinirsiniz...
  • yeni baskisi yapilan ve evrim konusunda son derece basit ve akillica aciklamalarin yer aldigi guzel kitap.
  • baskın genlerin çekinik genlere yaptığı zülmun tüm genlere mal edildiği söylem.
  • sosyal darwinizmle uzaktan yakından alakası olmayan kitap. dawkins amca daha kitabın giriş bölümünde peşin yargılı okurlara, yazdıklarının doğurgularının insanlara uygulanmaması gerektiğini üstüne basa basa, altını çize çize defalarca söyler. ve bunun nedenini de -yanlış hatırlamıyorsam, en sondan bir önceki olan- memler bölümünde açıklar. dünyada binlerce yıldır genler dışında kendini çoğaltma özelliğine sahip bir başka unsur olduğunu, bunun da kültürün en basit bileşeni olan "mem" olduğunu söyler. beyinle genlerin gelişiminin ironik bir biçimde birbirine tezat teşkil ettiğini açıklar; genler varlık şanslarını maksimize edebilmek için öğrenme, yorumlama ve öngörme yeteneği olan beynin gelişmesine sebebiyet verir ama organizmanın kontrolü beyne geçtikçe genlerin kontrolü azalır. örneğin insan intihar edebilen bir canlıdır, insan prezervatif kullanabilen bir canlıdır, insan glikozla sakkarini ayırabilen bir canlıdır... açıkçası şudur ki, modern insanın davranış örüntülerini genetik eğilimlerle açıklamak pek mümkün değildir. o yüzden de der ki, daha iyi bir dünya için, daha güzel bir dünya için, barış için, kardeşlik için batsın bu bencil gen!
  • gen bencil olamaz, insan veya bir organizma bencil olabilir. gen bencildir demek, bazı yasaları inkar ederek atom bencildir demeye benziyor. bakın hiç anlamlı değil: oksijen gazı bencildir çünkü ortamda karbon bırakmadı, kendini tüketip geberene kadar karbondioksite dönüştü. doğanın da yanmaya benzer yasaları yaşamı oluşturuyorsa, neden insani bir özellik genlere aktarılmaktadır? kitapta denge noktalarından örnekler veren yazar tutup da neden kitaba böyle bir isim vermiştir? denge noktalarının, denge halinde yaşamanın siktir edilip bencilliğin, tüketimin temel felsefe haline gelmesine arka çıkma, durumu bir tür kanıksama hali sezilmiyormu hiç? denge olan yerde bencil sıfatı uygun değildir. yaşamın süregitmesi için gen bencillikle özgecilik arasındaki dengede olmalıdır, öyledir de zaten.* insani değerleri atom çarpışmasına indirgeyip mutsuz takılmamak için gözönünde bulundurulması gereken detaylardan biri budur. (hiç merak etmeyin zaten yaşamı, ölümü, sevgiyi ve varoluşu çözemediniz)*

    düzeltme: bencil gen ismi (can sebahattin dere'nin söylediği gibi "gen bencildir" değil, çünkü tüm genler "bencil" değil) genetikçilerin dna'ya soyut bakma alışkanlıklarının bir sonucu. alabalık genini mısıra monte etme işi yüzünden genlerin tümüne birden değil de tek tek bakma huyu. "bencil gen" ismi de oradan geliyor, yani bir tane gen koskoca organizmayı bir denge durumundan öteki denge durumuna veya ölüme sürükleyebiliyor. ancak nihayetinde bencil genlerin "özgeci" olmadan -denge durumunun dışında durarak- hayatta kalmalarının mümkün olduğu söylenemez. kendisinin mümkün olduğunca fazla kopyasını oluşturmak yerine belli sayıda kopyayla yetinmek durumunda kalmaları örneğinde görüldüğü gibi..
  • ozgur irade dedigimiz seyin ne kadar dogru/gecerli oldugunu sorgulayan bir teoridir. belli yol ayrimlarinda insanin verdigi kararlarin fiziksel varligi temellendirememis bir ussal komutla mi, yoksa fizyolojiden kaynaklanan ve bir yerde irademizi hayvansal icgudu boyutuna indirgeyebilecek genetik yapi taslarimizdan mi kaynaklandigi ilginc bir sorudur.

    bu muamma, analoji vermek gerekirse, matrix'te the architect ile yuzlesmesi esnasinda neo'nun yasadigi icsel catismaya benzetilebilir. fizyolojimizin irade uzerindeki etkileri tartisilmaz. dunku yorgun bedenle verilen bir karar ile bugun dincken ayni husus uzerinde ortaya cikan karar birbirleriyle celisebilir. buna ek olarak, cevresel ve sosyal etkilerin de yarattigi etki de barizdir. lakin, bencil gen teorisyeni ortaya cikip, "arkadasim, bu karari bu tip durumlarda boylesine verebilecegin genlerinde yazili" diyebilir. genin ilk planda yarattigi bizi ayri kilan ozelliklerin disinda, bunlarin karakter ozelligine donusmus etkilerin de varligini inkar edemeyiz. spesifik olarak pintilik diye bir gen olmasa da, bu ozelligin ortaya cikisinda sosyal etkilerin yaninda "oz"den gelen etkiyi farkedebiliyoruz. aile icinde bu tip karakter benzerlikleri sosyal etkilesim sonucu ortaya cikmis olsa dahi, izole yetismis ebeveyn-cocuk arasinda da soyacekimi gorebiliriz.

    velhasil, bu teorinin temelde sorguladigi, basta belirttigimiz uzere, belli kosullar altinda aldigimiz bi kararin ne kadar keyfiyete bagli oldugudur. buyuk cercevede baktigimizda iradenin dikte ettirdigi kararlarin "genlerin tureyisi" motivasyonunu icerip icermedigini arastirmaktir. misal, ben bu entry'yi keyiften yaziyorum, ama ya oyle degilse? belki de benim minik dna'larim "suraya da yazsin bisey, belli mi olur, gaipten ekmek cikar" umidiyle bana bunlari yazdiriyor? o halde buradan selam edeyim sozluk okuru bayanlara. kafayi yiyorum galiba, yarabbi..