şükela:  tümü | bugün
  • martı yayıncılık tarafından türkçeye çevirilmiş tess gerritsen romanı.
  • yazarı tess gerritsen olan ve türkiye ' de günahkar olarak satılan gerilim romanı. hem okuyup, hem de gözünüzde detaylandırabiliyorsanız, bir otopsiye katılmış oluyorsunuz kolaylıkla. e tabi yazarın tıp okumuş olması da gerçekliği çok büyük ölçüde etkilemiş oluyor. akıcı bir üslup, kitap sonunda tüm olayın altı dolduruluyor, pek açık kalmıyor bu nedenle tatmin edici.

    (bkz: tess gerritsen)
  • bir şapelde ölü bulunan biri yaşlı diğeri genç iki rahibenin geçmişleri ve akıbetlerinin araştırıldığı tess gerritsen romanı. doyurucu bir örüntüsü var gerçekten, bir çırpıda bitecek cinsten.

    hristiyan kültürüyle yetişmemiş olmama rağmen, nispeten aşina olduğum için (herkes kadar) az çok anlayabildim bazı şeyleri, ama tabi söz konusu kişiler rahibeler olduğu için bu içeriğe biraz ekstradan vurgu yapılmış gibime geldi. dr. isles'ın manastıra girdiğinde hissettiklerini hissettirmeyi başaramıyor ama, otopsi masasında icra ettiği sanatın en ince ayrıntısına kadar hissettirmeyi başarırken. yine de bu bir eksiklik değil, kültürel fark diyip geçiyoruz.

    kitabı cinayet-polisiye diye bir sınıfa koyarken aynı zamanda aşk, kalp-hayal kırıklığı barındıran küçük hikayelere de yer veriyor olduğunu es geçmeyiniz. bir kadının elinden çıktığı çok belli olan vurucu cümleler içeriyor. sanırım tess ablamızın kalbini birileri kırmış bu aralar.

    neyse; diğer kitaplarında soruşturmaları yürüten jane rizzoli ve maura isles burada direk başrolde. özellikle maura isles'ı anlattığı kısımlarda yazarın bu karakterle kendini özdeşleştirdiğini düşünmeden edemedim, bilmem niye.

    ama işte aynı zamanda hem politik, hem romantik hem de dedektiflik romanı olmayı başarmış bu romanı oldukça lezzetli buldum. tavsiye ederim. bir iki tane daha yazarsa tess gerritsen böyle, otopsi teknikeri olup çıkacam zaten.
  • kitapların tanımları yapılırken uzun uzadıya yazmamak gerek, hele ki bu kitap bir gerilim romanı ise. o yüzden hakkında yapabileceğim tek tanım, şiir gibi kurgulanmış bir eser olduğu. yazarın olayı, atmosferi, kahramanların hislerini aktarımı gerçekten inanılmaz.
    yine de bir tanıtım ekleyelim :
    ''tüyler ürpertici... doktor gerritsen'in morguna hoş geldiniz.''
    publishers weekly
  • okuduğum tess gerritsen romanları arasında en zayıf halka. cerrah ve çırak ile başlayan seriye günahkar ile devam etmiş tess gerritsen. sanırım bu bir geçiş romanı. rizzoli'nin hikayesinden maura isles'a geçişin başlangıcı gibi. çünkü rizzoli'den çok maura eksenli bir roman olmuş. beni asıl hayal kırıklığına uğratan ise cinayetlerin ikinci planda kalması, daha çok rizzoli ve maura'nın psikolojilerinin anlatılması. nerede çırak ve cerrah'taki vahşi cinayetleri çözmeye çalışan rizzoli, nerede burada kişisel sorunlarıyla uğraşan rizzoli? açıkçası bu roman beni bir cinayet/gerilim romanı olarak tatmin etmemiştir. çok net konuştum.*ancak eğer bu bir seriyse, roman kahramanlarını daha iyi tanımamız için bir basamak olabilir. olumlu yaklaştım.*
  • tess gerritsen'ın yazdığı bir tıbbi gerilim kitabı.

    (bkz: günahkar)
  • tess gerritsenın bir rizzoli and isles romanı. aslında okuduğumda çok beğenmeme ramen sonradan daha ağır kitaplar okuduğum için zihnimde sönükleşen bir kitap.
  • serinin sıralamasını bozarak okuduğum ilk tess gerritsen kitabı. cerrah ve çıraktan sonra biraz daha zayıf belki ama aynı zamanda çok sürükleyici. özellikle ortalarından sonra insanın elinden bırakası gelmiyor. kitabın akıcılığını bozup dikkati dağıtan tek şey sürekli yapılan imla hataları. sanırım başka bir yayınevi seçeneği yok o yüzden martı yayıncılığa bol teşekkür eşliğinde okunan kitaptır aynı zamanda.
  • tess gerritsen'in okuduğum ilk kitabı. kitabın bir serinin parçası olduğunu bilsem ilk kitaptan başlardım tabii ama arada bir kitaptan başlayınca da bir sorun yaşamadım, çünkü olaylar bağımsız. sadece adli tıp doktoru ve dedektif karakterlerini tanımak için diğer kitapları okumanın faydası olacağını düşünüyorum.

    kitapta işlenen konuyu, cinayetlerin ele alınışını, kurgusunu ve akıcılığını sevdim. yazarın gerçekten doktor olması tıbbi açıdan insanı ikna edecek açıklamalar yapması kitabın güzel taraflarından. ayrıca kimilerinin hoşuna gider kimilerinin gitmez bilemiyorum ama bu kitapta baya ana karakterlerin aşk hayatına da baya yer verilmiş. polisiye- romantik tadında bir roman olmuş.
  • rizzoli&isles serisinin ucuncu romani. bence ilk iki romandan daha vasat.

    ilk iki kitap cinayetlere agirlik verirken, daha gerilim doluyken the sinner, ana karakterlere daha cok odaklanmis, bu anlamda gerilim dozu daha dusuk bir gerilim romani olarak.

    ilk iki kitap rizzoli'ye odaklaniyordu hatta ilk kitapta isles hic yoktu, ama bu kitap daha cok maura'ya odaklanmis. onunla ilgili bircok sey ogreniyor okuyucu, bu anlamda guzel.

    ha ama evet, oylesine okunacak cerezlik romanlardan tabii ki.