şükela:  tümü | bugün
  • kafa dağıtmak için gidilebilecek film. çok başarılı bulmadım, her şeyi bir araya koyalım (aşk, hüzün, masumiyet vs) çabası olmuş sanırım zira ne olduğunu anlayamadan film bitti. blue jasmine'i izlesem daha iyi olurdu herhalde. en azından 13 dolarım çöpe gitmezdi.
  • güzel zaman geçirmek için izlenmesi gereken bir film. başları gayet eğlenceli geçiyor sonlara doğru çok duygusallaşıyor. ne olduğunu anlamadan film bitiyor zaten.

    !f'te de gösterilecekmiş.
  • 7.5 puanla over spectacular, overrated olmuş ortalama bir film.

    --- spoiler ---
    he la he çocuk babası gibi içiyo filan.. ilkokul dönem ödevi gibi basit bir senaryo.
    --- spoiler ---
  • shailene woodley hatrına seyre koyulmuşken eski gözdemiz mary elizabeth winstead'i abla rolünde görmek iç burktu. kaza sahnesine kadar iyi kotarılmış film oradan sonra saçmalamamış olsa "underrated" bir seyirlik derdim lakin şu halde "vasat üstü" ile yetineyim.
  • yönetmenin filmden 15 dakika çaldığını hissettiren film.

    evet konu, bozulmuş aile içerisinde kabuğunu kırmaya çalışan duygusallığının farkında olmayan bir ergen dramı gibi gözükse de illaki bir yerinden kendimizce birşeyler buluyoruz. yoksa bok kadar boyuyla paralara sayıp orda burda parti veren gösteriş meraklısı sapları izleyelim imrenelim mi n'apalım?!!
  • bu filmi izleyip 2 saat kaybetmek önemli diil, uzaya mekik yollayamazdım zaten o sürede de, imdb ' den yüksek not almış filmlerin zkimsonik çıkmaya başlaması kötü. neye güvenecez artık be sözlük?
  • lise, ergen, mazuniyet balosu, ilk öpücük, ilk seks, sorunlu gençlik, aile sorunları, idealist öğretmen, alkolik baba, hemşire anne, popüler futbol takımı oyuncusu, inek öğrenciler vb konuların bilmem kaçıncı milyon kez işlendiği bir başka film.

    bu kadar bol klişenin bir araya geldiği filmi tek bir cümle ile özetlemek gerekirse;

    "uyumun, zerafetin ve iyi ritmin güzelliği basit oluşuna bağlıdır.

    müthiş basit bir film, bayıldım..
  • mükemmel olmayan gençlerin, mükemmel olmayan hikayesi.

    ortam çocuğu dediğimiz tip ile nerd ve popüler olmayan kızın (veya tam tersi) olan ilişkisi sinema ve televizyondan aşina olduğumuz bir durum. the spectacular now'da yazarlar kendi yorumunu getiriyor bu hikayeye. oyunculuklar doğal, hikayeleri doğal. başlangıçta konusu klasik bir coming of age hikayesi gibi gelse de, ilerledikçe kendilerini klişelerden olabildiğince uzak tutmaya çalıştıklarını görüyoruz ve başarılı olmuşlar da diyebiliriz. the fault in our stars'da hazel olarak izleyeceğimiz shailene woodley'i ilk defa burada izledim ve çok başarılı buldum kendisini.

    --- spoiler ---

    bazı klişeleri guilty pleasure olarak gören biri olarak birini filmde görmek isterdim: sutter ve aimee (isimler de orijinal olmuş ayrıca) sutter'ın babasının yanına giderken radyoda sevdikleri hareketli indie şarkıya denk gelip, camlar açıkken bağırarak şarkıya eşlik etmeleri güzel olurdu diye düşünüyorum, ciddi ciddi böyle bir sahne bekledim. **
    --- spoiler ---
  • 500 days of summer'ı seven bir insan olarak, yine o tadda, basit, ama izlemesi keyifli, yine ilişkiler üzerine bir film izleyeceğimi düşünüp izledim, öyle çok büyük beklentilerim yoktu ve ona rağmen hayal kırıklığına uğrattı bu film. evet bir aşk hikayesi var, basit bir senaryo fakat ne karakterler, ne hikaye ne de hikayenin anlatım biçimi izleyiciyi içine çekmeyi başarabiliyor. yani aslında düşününce karakterler o kadar da kötü değildi, ama bir tutukluk, bir atalet vardı filmin üstünde. film boyunca bir tane sahne vardı etkilendiğim ve "hah heralde şimdi işin rengi değişecek" dediğim, fakat senaristler o fırsatı bile değerlendirmeyi başaramayıp aynı tekdüzelikle filmi noktaladı.

    --- spoiler ---

    aimee ve sutter'ın ormanda öpüştükleri sahnedeki görselliğin hakkını yemek istemem. 2-3 dakika kadar onların alkolden başlarının dönüşünü biz de seyirci olarak kamera numaralarıyla hissetik ve gerçekten şık hareketlerdi. ama işte görüp görebildiğimiz görsel güzellik de oydu malesef.

    --- spoiler ---