şükela:  tümü | bugün
  • irvin d. yalom tarafından yazılmış, kabalcı yayınlarından bu isimle çıkmış, kitap.

    tam adı spinoza problemi/ nazi subayının paradoksu aslında. alfred rosenberg ve spinoza arasında mekik dokuyan bölümlerle, hem spinoza ve felsefesini hem de faşizm ve nazizmi irdeleyen ve aynı zamanda psikoterapi hakkında su üstünden bilgiler içeren, keyifli kitap.
  • bugünü yaşama arzusu schopenhauer tedavisi 'nden sonra iyi olduğuna kesin inanıp aldığım kitap. iyi de başladı. irvın yalom'un yaşlılık psikolojisiyle daha çok kitap çıkardığını görüyorum ama umarım kendini bozmadan kapatır bu işi.
  • okunması gereken kitapların başında gelir. tanrı sevgisi nedir? göt korkusundan iyilik yapmak niçin kötüdür? insanlık için insanlık nedir? hepsinin cevabını veren kitap. sanıyorum ki sadece alfred rosenberg ve akp'ci tayfa bu kitabı hayatta anlamazlar.
  • uzun yıllardır irvin yalom okumuyordum. okumaya başladığımda tanıdık bir ses duydum sanki. kelimelerin sıralanışını tanıyor olmam hayrete düşürdü beni. farketmemişim. meğerse diğer kitaplarda kelimeler yanlış diziliyormuş. hah şimdi oturmuş. biri anladığım dilden konuşuyordu ben okurken. sanki diğer kitapları okurken yanlış viteste gidiyormuşum da bir uğultu varmış. hah şimdi düzelmiş.

    irvin yalomun insanları konuştururkenki zekasına yine hayran kaldım. hatta öyle yerler oldu ki, yeni bölüme geçmeden önce okumakta olduğum bölümün son cümlesini okuyup, derin bir nefes alıp sindirmeye çalıştığım yerler. nefes alıp içime çektiğim cümleler.

    bu adam her kitabıyla beni sarsıyor ve bu da yine sarsıcı kitaplarından biri. alın okuyun.
  • irvin yalom'un okuduğum 3. kitabı. tarzı aynı gelmeye başladı bana. ölüm korkusu, din, mutluluğu yakalamak bunları sorguluyor; bunun yanında da psikanalizin karşılaştığı zorlukları aktarıyor. sorgularken kullandığı karakterlerde aynı; schopenhauer, nietzsche, spinoza, epikür ve benzeri düşünürde olan filozoflar. romanlarına koyduğu psikanalistler ,ki genelde bu kendini yansıtıyor, bu filozofların etkisinde konuşuyor. olaylar farklı ama tema aynı. yani kitap beni şaşırtmadı ama kurgulayışı, sıkmadan anlatışı beni yine kendisine hayran bıraktı.
  • yalom'un tüm kitapları içinde abartısız en sönük kitabı. daha içine giremeden bitti kitap. verdiği mesaj, aforizmaların yerli yerinde insanın gözüne sokulmadan kullanılması yine iyi ancak; hikayede bir çiğlik, olmamışlık...
  • daha sonrasında kendisini kendisinden okumak kaydıyla, nietzsche'ye yumuşak ve etkili bir giriş yapmamı sağlayan ''nietzsche ağladığında'' romanından sonra, etik'e taş bir duvarmışçasına toslamam akabinde, spinoza için de aynı geçişi sağlamasını umarak aldığım ve şu an ortalarına yaklaştığım ve amacıma ulaşabileceğimi hissetmeye başladığım roman.
  • 2012'de başladığım bu kitabı az daha 2014'te bitirecektim. bir the schopenhauer cure (bugünü yaşama arzusu) değil. vaktiniz bol değilse bütün kitaplarını atlamadan okumuş birisi olaraksöylüyorum ırvın yalom'un bu kitabını es geçebilirsiniz gönül rahatlığıyla.
  • '' psikanaliz bir çekiç değildir , bitkin düşmüş egolar yırtık pırtık beyaz bayraklar sallayana kadar egoları çekiçle ezmek bizim işimiz değildir ''
  • bir nietzsche ağladığında ya da the schopenhauer cure olmayan kitap. bu yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve maalesef diğerlerinin yanına yaklaşamamış. ama okunabilir, kesinlikle vakit kaybı değil. sadece diğer iki kitabı çok daha iyiydi.