şükela:  tümü | bugün
  • life aquatic'i wes anderson ile birlikte yazan baumbach'in otobiyografik ogeler iceren yeni filmi. film 80li yillarda yonetmenin de cocuklugunu gecirdigi brooklyn'in park slope mahallesinde geciyor. dagilan bir ailenin mutsuz oykusu anlatan filmin adi da american museum of natural history in zemin katinda yer alan koskocaman balina ve murekkep baligindan geliyor. filmin yapimciligini wes anderson ustlenmis. 80li yillarda brooklyn'de cocuk olmanin ana fikrini cok iyi yakalamis oldugu yonunde pozitif elestiriler alan bu film hakkinda karmasik duygular besleyen yazar daha fazla yorum yapmamakta karar kilmistir.
  • bu seneki independent spirit awards adaylıklarının açıklanmasıyla birlikte, hakkında çok konuşulan brokeback mountain, capote, good night and good luck ve the three burials of melquiades estrada gibi filmleri geride bırakarak; en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi senaryo, en iyi kadın oyuncu, en iyi erkek oyuncu ve en iyi yardımcı erkek oyuncu gibi en baba dallarda 6 adet adaylık kapmış film...
  • ifistanbul 2006da gösterilecektir. if'teki tanıtım yazısı;

    mürekkep balığı ve balina

    abd

    2005, renkli - colour, betacam sp pal , 80’

    ingilizce

    yönetmen
    noah baumbach

    senaryo
    noah baumbach

    görüntü yönetmeni
    robert d. yeoman

    kurgu
    tim streeto

    oyuncular
    jeff daniels, laura linney, owen kline, jesse eisenberg

    müzik
    bryan adams, britta phillips, dean wareham

    yapımcı
    wes anderson, miranda bailey, reverge anselmo

    prodüksiyon şirketi
    american empirical pictures, peter newman productions, seven hills

    dağıtımcı
    barbar film

    2005
    sundance, yönetmen ödülü
    waldo salt senaryo ödülü
    toronto, en iyi senaryo ödülü
    en iyi kadın oyuncu ödülü

    “o kadar çok siyah noktan var ki... (filmden)

    film hakkında
    brooklyn’de yaşayan bohem bir ailenin parçalanma ve yeniden biçimlenerek tekrar birleşme hikayesini anlatan mürekkep balığı ve balina, yönetmen noah boaumbach’in özgeçmişinin birebir uyarlaması. bernard (jeff daniels) uzun süredir kayda değer bir başarı gösteremeyen ve eskiden kazandığı başarıların kendisine verdiği itibar sayesinde bir üniversitede ders vermeye devam eden, iç huzurdan yoksun bir babadır. joan (laura linney) evliliğinin yürümediğine uzun süre önce karar vermiş ve kocasının bu huzursuz tavırlarından artık sıkılmıştır. boşanmaya karar veren çiftin ergenlik dönemindeki iki oğlu frank ve walt, bu kontrolleri dışında şekillen bu yeni hayata uyum sağlamaya çalışıp iki farklı ev arasında gidip gelirken, anne ve babalarının davranışlarını da sorgulamaya başlarlar. walt babasının tarafını tutarken, frank annesine daha yakın durur. walt’un duruma bakış açısı, ilk aşık olduğu kız ve babası arasındaki kaçamağı fark ettiğinde değişime uğrar.
  • yakın çekimler ,dar planlar ve festival filmlerinin vazgeçilmezlerinden handcam kullanılmış hissi ve rahatsız edici sahneler
    --- spoiler ---
    çocuğun kütüphane rafına sürtünerek boşalıp spermlerini kitaplara sürmesi gibi
    --- spoiler ---
    sahneler içeren film. fakat mürekkep balığı ve balinanın hikayesini bilmediğimizden olucak sonunu pek bağlayamadık. yada cahilizdir.
  • çok salakça bi sonu olan film. genel olarak vasatın üstünde bi özelliği de yok zaten, -jesse eisenberg'in roger waters modunda olduğu anlar hariç- ilgi çekici bi bölümü de.
  • boşanma sırasında çocukların psikolojisini ve yaşadıkları bocalamayı - derinlemesine olmasa da - anlatmak ve aktarmakta başarılı bir film. entellektüel/modern kılıfı altında, hayatımda gördüğüm en düşüncesiz, anlayışsız ve bencil ebeveyn ikilisini içermesi de, çocuklara empati hatta sempati duymamıza neden oluyor. değer yargılarının ve yaşananların izleyenleri* rahatsız etmesi filmin tam da amacına ulaştığını gösterebilir*...
  • bu filme muzik olarak secilebilecek en anlamli sarki olan hey you yu secmis olan,sinemadan cikarken yuzunuzde buruk bir gulumseme birakan film.
  • yasamak, her şeyin birbirine baglandigi, muhtesem bir akisin altan alta cagildadigi bir hikaye mi; yoksa bir suru tepki, duygu ve goruntunun yan yana konulup toplanmasindan ibaret bir pazar yeri seruveni, neyin nereden turediginin izini, biraz desince yitirdigin, firdondu bir insanlik halleri (bkz: #861438) bulamaci mi?

    galiba murekkep baligi ile balina, korku salan kapismalarina her nasil bir hata yapip dustulerse, ya da evin sunepe kedisi catisan ciftin elleri arasindan sokaga bir guzel nasil sivisti, yeniyetme oglan ciplak bacağı öpeyim diye egilirken irkilen kizin cigligiyla kaldırdıgı kafasinin carpttigi burnu nasil kanatti ise, hayat da bizi oyle ani kirilmalarla surukler. bazen olmadik yalanlara (pink floyd sarkisini sahiplenmek, yayincilarin reddettigi kitabinin hala incelendigini anlatmak gibi), bazen cazip yanilgilara (begendigi kizin dolap kapagini opup sonra da spermini sivamak gibi), bazen de anlamsizliga (agiz dalasinin ortasinda disarida ailecek yenilecek bir yemegi onermek, ilk kez optugun kiza opusun ardindan igrenmeyle karisik cok cilli bir yuzu oldugunu soylemek gibi) inandirir.

    koca koca planlarla mi, minik ama uysaldan hircina, her yere dagilan tepkimelerle mi yasariz? sonucta her sey, bilemediniz yirmi kadar aminoasitle, hormon salgisinin marifeti olmasin? varlik da, ask da, yalan da..
  • --- spoiler ---
    16 yasindaki cocugun olaylari kendisine anlatildigi gibi degil, kendi gozleriyle gormeye karar vermesiyle sonuclanan film.
    --- spoiler ---
  • wes anderson'inkilere benzeyen bir film.. yalniz anderson biraz daha stilize calisan biri.. bu film de yine insana dair.. acikli, huzunlu ve zaman zaman da komik.. komedi de yine siradan olaylar ile ortaya cikiyor.. karakterlerin ise yuregini sizlatan olaylar var.. acilari var yureciklerinin bir kosesinde.. cok iyi film..