şükela:  tümü | bugün
  • filmekimi'nde 12 ekim çarşamba günü oynayan rus yapımı kirill serebrennikov filmi. kafayı dinle, incil'le bozmuş bir ortaokul öğrencisinin radikal düşünceleriyle okul yönetimi, öğretmenleri ve sınıf arkadaşlarına yaptığı etkiyi, akıttığı zehri çok net, çok sade anlatmasıyla ürküten ama etkileyen film. benzer oluşumları artık her köşe başında yaşadığımız, bir anlamda başka çevrelerde gördüğümüzde şaşırdığımız ama aslında tek bir kişinin kafasından da çıksa, evrensel bir radikalizmin nelere sebebiyet vereceğini, sonuçlarının ne boyutta olabileceğini gördükçe ürküten bu gerçekçilik iç sıkıcı olabiliyor. gerçi izledikleri sahneleri bir isveç topluluğu edasıyla, kendileriyle hiç empati kurmadan izleyen ve olanlara gülen sinema salonu da şu an içinde bulunduğumuz toplumun kaçışını, göz yumuşunu ve gülerek katlandığı bir inkar içerisinde olduğunu da çok net gösterdi bugün bana. lakin onlar gülerken biz, ki ufak bir kitleydik, diken diken tüylerle soğuk sinema salonunu daha da soğutuyorduk. belki de devam edebilmek için gülüp geçmek gerekiyordur düşüncesiyle terkettim salonu. (bkz: uchenik) (bkz: kirill serebrennikov) (bkz: filmekimi)
  • bu filmde oynayan öğretmen ve çocuk inanılmaz başarılı.

    film yorgun argın eve gelen anne ile başlar. oğlu evdedir, bir kavgaya tutuşurlar. oğlu yüzme derslerine girmek istememektedir. annesi oğlum buna nasıl bir gerekçe bulabilirim okula bahane edecek diye sorarken oğlundan, ortaya öylesine atılmış bahanelerden biri gibi gözüken cevap 'dinime karşı olduğunu söyle' filmin konusunu oluşturacaktır. biz de annesi gibi bu cevaba güler geçeriz fakat karakterimiz, ergenlikle başlayan kafa karışıklıklarının tüm cevaplarını incil'de bulmuş ve bir takım sapkın fikirler edinmiş haldedir. üstelik biraz da evebeyn ilgisizliğinden dolayı, artık geri döndürülmesi de güç bir durumdadır. durumdaki tehlikeyi sezen öğretmen ile öğrenci arasındaki gerilim işlenmeye başlanır. öğretmen, tipik idealist öğretmen, elimizde bu çocukların hayatını biraz olsun düzeltecek güç varken neden yerimizde oturup kalıyoruz diyen tiplerden. hatta direkt bunu diyor filmde.

    çocuk her vaaz verir gibi konuşarak incilden alıntılar yaptığında arkada beliren sure ve ayet numaraları bir süre sonra sinir bozucu olarak filmin bunalımını yansıtmayı başarıyor. çocuk konuşurken kameranın etrafındaki hareketleri gerçekten mükemmel ve de çocuğun oyunculuğu da leziz leziz leziz.

    filmin sonunda öğretmenin şüphelerinin doğru olduğunu görüyoruz. nikolayın duvara çakılacak hacı varsa öğretmenin de işinin ciddiyetini anlatacak, onun her şeyini vermesini sağlayacak, okula ayakkabıları vasıtasıyla çakılacak kendi bedeni var. (ben o sahneyi böyle yorumladım biraz zorlama olduysa bilemem)

    gençlik kültürünü konu alan çok da güzel bir film olmuş olmuş
    intihar bombacılarının da psikolojisi hakkında bu filmden bir şeyler öğrenebiliriz. müslümanlık üzerinden anlatılmaması da ayrı bir güzel.

    tek kötü yanı o death metal müziği koymasaydınız keşke zaten oldukça önyargı var bu müzik türünü dinleyenlere karşı.