şükela:  tümü | bugün
  • mark manson'un yazmış olduğu şu anda kindle da en çok satın alınıp okunan non fiction eser. her cümlesi altı çizilesi ve ufuk açıcı bir kitap. boşveremeyenlerin mutlaka okuması elzem.
  • içinde şu anekdotu barındıran kitap:

    ikinci dünya savaşı sırasında japon imparatoru güneydoğu asya’daki askerlerine emretmiş: ne olursa olun, teslim olmayın! teslim olmak hem ailenizin hem de ülkenizin şerefini ayaklarınızın altına almanız demektir.

    onada’nın komutasındaki askerler filipinler’e ait bir adaya gönderilmişler ve burada savaşmışlar. ormana giren herkesle savaşmışlar, bazen yerlilerin de düşman ajanı olmasından şüphelenerek onlarla da savaşmışlar. savaşmasına savaşmışlar, bir kısmı yakalanmış ve bir kısmı teslim olmuş ama onada da dahil olmak üzere kalanların savaşın bittiğinden haberleri olmamış. ormana giren herkesle savaşmaya devam etmişler.

    japonya’nın bu adalar üstünde o kadar çok askeri varmış ki, savaşın bittiğini ilan etmek için havadan japonca “savaş bitti” diyen bildiriler atmak zorunda kalmışlar. ancak, onada “kesin düşman bize tuzak kurdu” diye düşünerek birliğini yerinden oynatmamış. çoğu birlik de yerinden kımıldamamış.

    havadan bildiri gönderme işlemini birkaç kere ve birkaç dilde tekrarlayınca birçok asker geri dönmüş ama onada (ve birkaç kumandan) tuzağa düşmemek için adada kalmışlar. 30 yıl boyunca ormandan beslenmişler. bir de ormana giren yerlilere saldırmışlar bol bol. onların ekinlerini çalmışlar. sinirlenen halk 1980’lere doğru “alın bu manyakları adadan. 30 yıldır gün yüzü göstermediler” diye ayaklanmış. bunun üzerine japonya ‘dan bir arama ekibi gelip aramış ama onada birliğini arama ekibinden gizlemeyi başarmış. peşinden, filipinler ve amerika’dan bazı ekipler gelmiş ama onlar da hem başarısız olmuşlar hem de ekipten bazıları onada’nın askerlerine yem olmuş.

    en sonunda, japon ve maceracı bir üniversite öğrencisi “ben onu bulacağım” diye elini kolunu sallaya sallaya adaya gitmiş ve ormanda “onada!” diye bağırmaya başlamış. dört gün sonra onada’yı bulmuş. onada hem silahsız hem de kendi ülkesinden birini görünce gelen kişiye kendisini göstermiş ve savaşın bittiğine ikna olmuş. adadan birlikte çıkmışlar.

    japonya’ya döndüğünde “bana sakın teslim olma dediler. ben de teslim olmadım” diyerek kendisi ile gurur duyduğunu söylemiş onada. aradan geçen 30 küsur yılın sonunda ise japonya’yı çok değişmiş, çok batılılaşmış bulmuş ve bunalıma girmiş. bir süre sonra “uğruna 30 yıl savaştığım japonya’m burası değil” diyerek hayatının geri kalanını geçirmek üzere brezilya’ya yol almış.
  • ne pesimistlerin ne de optimistlerin yanında duran, işin aslını bundan daha iyi bildiğini düşündüğüm bir mark manson kitabı. hayata bakış açısı hakkında sorun yaşayanlara önerilir.

    not: okundukça editlenecektir*
  • içindeki küçük anektodlar ve mark manson'ın sarkastik diliyle oldukça farklı bir kişisel gelişim kitabı olmuş, severek okudum ve çoğu yerde "aynen yaa, ben de kendimi bu şekilde değiştiricem." dediysem de henüz bir gelişme kaydedemedim.