şükela:  tümü | bugün
  • ing. en heyecanlı yeri, en civcivli zamanı.

    aynı zamanda 2005 bbc yapımı bir politik komedi.
  • chris langham'ın bilgisayarında bulunan çocuk istismarı görüntüleri yüzünden yalnızca bir sezon oynayabildiği, o oynadığı ilk sezonu da aşmış bir televizyon şaheseri haline getirdiği bbc four yapımı politik komedi. diğer sezonlarını izleyemiyorum, in the loop da o kaliteden çok uzak.
    (bkz: people like us)
  • sözlükte sadece iki entry ile temsil edilmesine şaşırdığım şahane modern politik hiciv. gerçi film versiyonu in the loop'un da sadece 12 entry si var.

    malcolm tucker gelmiş geçmiş en efsane tv karakterlerindendir.
  • gorunuse bakilirsa sozluk ahalisinin kesfetmemis oldugu muhtesem dizi. hbo'da amerikan versiyonu veepadiyla ballisyor. muhtemelen ingiliz versiyonu kadar iyi olmayacaktir ama ikisine de bakmanizi tavsiye ederim. sadece psikopat malcolm tucker yeter. bu adamo kadar guzel kufrediyor ki izlemeye doyamiyorsunuz.
  • bunun dizinin senaristi yapımcılarıyla pazarlık yaparmış istediği sayıda fuck ya da cunt kullanabilmek için.

    bak aslanım, bu bölümde 3 kere cunt dedirtiyosun adamlara, o yüzden fuck sayını 100'ün altında tutmak zorundasın kapiş? demişler. bi sonraki bölümde de bu bölümde bir kere cunt geçiyor, 100'den fazla fuck diyebilirim di mi falan demiş asdkfjaksdj

    hasta amk bunlar.
  • "you've done some pretty awful things to me in my time, but this takes the bloody biscuit. and you've pissed on that biscuit and i've got to eat it. well, here's the news, malcolm, i will not eat the pissy biscuit!"

    - rt. hon. lord nicholson of arnage
  • her bir bölümü çok güzel harmanlanmış başrolünde petercapaldi'nin oynadığı ingiliz dizisi.
    kesinlikle tavsiye ederim. politikacılarla bu kadar iyi eğlenebilirlerdi
  • harika bir ingiliz politik komedi dizisi.

    hbo'ya çok şey borçluyuz. iyi ki (bkz: jesse armstrong) gibi bir dehayla üç yıllığına anlaşma imzalamış ki, kendisi ingiliz televizyonlarına yaptığı dizilerden sonra (bkz: succession) gibi ana akım bir dizi yaptı, hak ettiği altın küre ödülünü aldı ve dizi dünyaca ün kazandı.

    işte bu sayede ben de jesse armstrong'u tanımış oldum ve geçmiş işlerini karıştırırken bu diziyi buldum.

    ancak yanıltmış olmayayım, dizinin esas yapımcısı ve baş yazarı (bkz: armando iannucci). jesse armstrong yazarlardan biri.

    dizinin kendisine gelecek olursak, dizi tek kelimeyle harika. politik olayları kodaman yöneticilerden değil de arka plandakilerin gözünden anlatması diziyi eşsiz yapıyor. üstelik dizinin türünün komedi olması da ayrı değerli. politik gerilim dizilerinin sayısı fazlayken bunları tamamen mizahi ele alan dizi sayısı bir hayli az.

    succession'dan sonra bu dizide konu dışındaki en büyük farklılık karakterlerde. succession'da roy ailesinin hemen hepsi çok iyi karakterler ve hemen hemen eşitlerken the thick of it'i tamamen (bkz: peter capaldi)'nin canlandırdığı (bkz: malcolm tucker) taşıyor.

    malcolm tucker gerçekten dizi tarihine geçen bir karater. sahnelerini hala açıp açıp izliyorum.

    dizi ile ilgili en büyük sıkıntı türkçe altyazsının bulunmaması. dizinin dili de ağır ve çok fazla konuşma var o yüzden netflix falan el atmadığı sürece çevrileceğini sanmam. ingilizcesine güvenen herkesin kesinlikle izlemesi gereken bir dizi.

    ufak bir not, dizideki olayların bir çoğu gerçekten de yaşanmış ve ingilizler gazetelerden okudukları haberlerin olası arka planlarını izlerken çok eğlenmişler.

    --- spoiler ---

    malcolm tucker'ın soruşturma sırasındaki son sözleri ve karakterin finali siyasetin insanı nasıl yiyip bitiren bir canavar olduğunu çok güzel anlatıyor. toplam 5 yıl ve 20 küsur bölüm boyunca iş bitirme ve adam yönetme becerilerini bir yandan gülerek bir yandan hayranlıkla izlediğiniz bir adam - kendisinin deyimiyle hükümetin kalbi- ufacık bir hatada anında silinip gidiyor.
    --- spoiler ---