şükela:  tümü | bugün
  • netflix'in ağır topları the irishman ve marriage story filmlerinin arasında kaybolmuş şahane bir film. ancak altın küre'de dört adaylığı kapmış durumda. baş roldeki iki yaşlı kurdun adaylıklarının dışında senaryo ve en iyi film dalında da yarışa girmiş bulunmakta. en az birinden, muhtemelen oyunculuk dalında, ödül alacağı kesin gibi.

    peki filme gelecek olursak ne söyleyebiliriz? düşük bir beklentiyle harika sonuçlar alabileceğiniz bir film. zaten film, baştan aşağıya papa francis gibi mütevazi. sakin ve tadında ilerliyor. hikayesini iki gerçek karakterden beslenerek inşa ediyor. bunlardan biri hopkins'in canlandırdığı pope benedict, diğeri de pryce'nin hayat verdiği pope francis. hepimizin bildiği üzere son papa francis, sosyal eşitsizlik üzerinden hareket eden, futbol tutkusuyla tanınan, mütevaziliğiyle öne çıkmış ve aldığı radikal kararlarla hayranlık toplayan biri. son olarak, kilise üyelerinin karıştığı çocuklara yönelik cinsel istismar vak'alarında konuya gizlilik getiren "papalık sırrı"nı ortadan kaldırdı. filmde de ondan önceki papa benedict'in bu konudaki zaaflarına ve günahlarına değinilmeden geçilmiyor. filmin sesinin kısıldığı sahnede sanki, yıllarca istismara uğramış ve sesleri konuşmamaları için kısılmış cinsel istismar kurbanlarına yerinde bir gönderme yapılmış. papa benedict önüne konulan istismar dosyalarını yıllarca görmezlikten gelmiş.

    peki tek günahkar papa benedict mi sizce? değil elbette. filmde çok hoşuma giden bir söz vardı. "kimsenin suçlanmadığı bir yerde aslında herkes suçludur". bu sözün sahibi son papa francis de hiç masum değil. papa seçilir seçilmez hakkındaki iddialar da hemen gün yüzüne çıkmaya başlamıştı. kendisi 1976-83 yılları arasında arjantin'i demir yumrukla yöneten askeri cunta rejimiyle işbirliği içinde olmakla suçlanmıştı. filmde bu suçlamalara pek çok gönderme var. bazı sahneler doğrudan papa francis'in geçmişiyle ilgili. şu anki kişiliğini anlamamız için bu sahnelerin varlığı gerekiyordu zaten. o yüzden senaristin bu tercihi yerinde olmuş.

    1976 askeri darbesinde arjantin'de otuz bine yakın insan, solcu ve yeni kurulan diktaya karşı olduklarından acımasızca öldürüldü. ve öldürülenlerin büyük çoğunluğu rejim tarafından askeri uçaklardan okyanusa atıldı. basit bir mezara dahi sahip olamadı bunca katledilen insan. sadece öldürmekle de kalmadılar, muhalif hamile kadınların ellerinden bebekleri zorla alınıp bu çocuklar rejime yakın ailelere verildi. hala gerçek ailesini bilmeden yaşayan binlerce insanın olduğu söyleniyor.

    darbe sadece solcuları değil, sol eğilimli cizvit rahiplerini bile öldürmekten çekinmedi. solcu olduğu düşünülen rahiplerin bir kısmı öldürüldü, bir kısmı da kilisenin koruyuculuğundan atılarak rejimin zalimliğine teslim edildi. rejime verilen rahipler aylarca işkence gördü. bunlara göz yumanlar arasında o günkü cizvit tarikatının başında bulunan papa francis de vardı.

    filmde tüm bu meselelere değinilmiş. bir suçlayıcı dil kullanmaktan ziyade biraz daha papa francis'in gözünden olaya bakmaya çalışmışlar. hatta papa'nın yanıdan durduklarını bile söyleyebiliriz. fakat bu duruş izleyici hiç rahatsız etmiyor. en azından ben rahatsız olmadım. çoğu mesele bizim düşündüğümüzden daha çetrefillidir. bu zor meselelere de içeriden yaklaşabilmek önemli.

    film, baştan sonuna kadar merak uyandırıcı. iki papa'nın sohbetlerini dinlemek ve arkadaşlıklarını izlemek çok keyifliydi. hatta filmin sonlarına doğru keyfinizin iyicene artacağını garanti edebilirim. bu arada film boyunca yağacağı söylenip bir türlü yağmayan yağmurun filmin sonunda gökyüzünden dökülmesi de hoş bir gönderme olmuş. belli ki ağlayan gökyüzü de meydanı kaplayan insan kalabalığı gibi sevinç göz yaşları döküyordu.
  • --- spoiler ---

    vatikan'da lavaboda ellerini yıkamakta olan kardinal joseph ratzinger, ıslık çalarak ellerini yıkayan reformist kardinal jorge bergoglio'a dönerek sorar:

    - hangi ilahi bu?
    + dancing queen, abba!

    --- spoiler ---
  • gerçekten biz izleyenleri hiç sıkmadan izletilen propaganda filmi olmuş.

    zamanında francis'in kendi ülkesinde dikta yönetimini seçip ,ezilenelere sahip çıkmaması bir ömür, bunun acısını sırtında taşımasına sebep olmuş.

    --- spoiler ---

    filmin 31. dk francis ile papa benedict arasında filme yön veren diyalog:

    francis - rahipler,piskoposlar, kilisenin en saygın isimleri çocukları suistimal etti .peki biz ne yaptık? itiraflarini dinledik ve onları başka bir kiliseye gönderdik ve onlar yine bildiklerini okudular.

    benedict - inandık ki itiraf ettiler.

    francis - biz ortaya çıkacak bir skandal yüzünden 9 milyon insanın inancını kaybetmesini,9 çocuğun acı cekmesine
    yeğlenebileceğine inandık.

    benedict - hayır elbette öyle değil .

    francis - bana bunu bir piskopos söyledi .

    benedict - ona nasıl cevap verdin?

    francis - ona ,o rahibi hemen görevinden al ve kilise mahkemesinde yargılanmasını sağla dedim.

    --- spoiler ---

    tavır takınacağını sandığım francis'in
    filmde bakışı da tam da aşağıdaki bölümde birdenbire değişiyor.

    --- spoiler ---

    filmin 1.40 dk benedictin francis ' e günah çıkarmasında filmi uzun bir sessizlikle izledik ve öğrendik ki uzun seneler benedict cinsel istismar dosyalarına aynen böyle sessiz kalıp ,göz yummuş.

    --- spoiler ---

    sonra ne mi oluyor? geçmiş günahlar ,hatalar sistem ve ünvan için affedilebilir oluyor. bu iki adam da sıkı dost oluyor .

    filmde de ,gerçek hayatta olduğu gibi cevabını bulamadığınız soruyla başbaşa kalıyorsunuz .

    istismarcılara ne oldu ?
  • jonathan pryce'ın yardırdığı netflix filmi. şahane bir film.
    aklı olan izlesin.

    puanım: 9/10
  • başrollerini game of thrones'ta da papa rolü oynayan jonathan pryce ve anthony hopkins'in paylaştığı 2019 yapımı netflix filmi. gerçek hayattan uyarlanan filmde aralarında rekabet bulunan, değişimi savunan arjantinli papa francis ile dogma kurallara bağlı alman papa benedict arasındaki dostluk anlatılmıştır. netflix güzel filmler çekmede kendini gerçekten geliştirmiş dedirten bir film oldu 8/10 verilebilir.

    --- spoiler ---

    sondaki arjantin - almanya arasındaki 2014 dünya kupası finali sahnesi komik ve bir o kadar da güzeldi. çav bella çalan bir papa filmi yapmışlar*.

    swingle singers - ciao bella

    mercedes sosa - cuando tenga la tierra

    siete de abril

    --- spoiler ---
  • açıkçası bu kadar iyi bir film çıkacağını tahmin etmemiştim. bir nazi ve bir tangocu papanın günah çıkarışlarının iki usta tarafından canlandırılışının etkileyici olduğu film.
  • iki papamızın yani anthony hopkins ile jonathan pryce‘ın performanslarının insanı katolik yapacak seviyede olduğu, marriage story ile the irishman arasında kaynamaması gereken film gibi film.
  • filmi bitirdikten sonra içimden "papa franciscus pamuk gibi bir insanmış." dedim. üç gün sonra papa'nın elini çekiştiren kadına vurduğu görüntüler çıktı.

    gördüğünüz gibi maşallah dediğim 3 gün dayanıyor. ben birkaç kişi için maşallah deyip geliyorum.
  • son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden biri.

    gelenek ve yeniliğin sanırım dünya yok oluncaya dek devam edecek çarpışmasını iki karakter üzerinden son derece insani ve naif bir biçimde işlemişler. matematiği bana kalırsa basit. bu iki insan konuşabiliyor ve dinleyebiliyor, kendileriyle yüzleşebiliyorlar.

    anthony hopkins’i izlemek mükemmel bir duygu. hele bu denli yaş almışken. hayranlığımı tarif edemiyorum.
    jonahtan pryce muazzam bir oyunculuk çıkarmış.

    2 saat 5 dakika su gibi aktı gitti. bazen ağlayasım geldi, bazen gülümsedim. son sahnede içim ısındı. öyle keyifli bir tat kaldı sonunda. izleyin mutlaka. diyaloglar muhteşem. görsel olarak da tatmin edici.

    gerçek bir hikayeden uyarlanmış ancak olanlar hakkında bilgi sahibi olmadığım için sadece film gözüyle izledim.
  • az önce bitirdim. her şeyiyle çok güzeldi. yeri geldi ağlattı, yeri geldi güldürdü ama çokça düşündürdü... jonathan pryce'ın ve anthony hopkins'in oyunculukları da muazzamdı. keşke hep böyle güzel filmler yapılsa.