şükela:  tümü | bugün
  • u2 nun 1984 cikisli albumu. bu albumden en cok bilinen parcasi in the name of love (pride) dir.
  • (bkz: asses of fire)
  • albümle aynı isimde bi parça. sözlerini de yazayım tam olsun.

    ice
    your only rivers run cold
    these city lights
    they shine as silver and gold
    dug from the night
    your eyes as black as coal

    walk on by
    walk on through
    walk 'til you run
    and don't look back
    for here i am

    carnival
    the wheels fly and the colors spin
    through alcohol
    red wine that punctures the skin
    face to face
    in a dry and waterless place

    walk on by
    walk on through
    so sad to besiege your love so head on
    stay this time
    stay tonight in a lie
    i'm only asking but i...
    i think you know
    come on take me away
    come on take me away
    come on take me home
    home again

    and if the mountain should crumble
    or disappear into the sea
    not a tear, no not i

    stay in this time
    stay tonight in...
    ever after, this love in time
    and if you save your love
    save it all

    don't push me too far
    don't push me too far
    tonight
    tonight
    tonight...
  • kalbi kırık metropol erkeklerinden ilkinin teoman değil bono olduğunu ispat eden, geceye ait gerçek bir ağıt . . . hangi şehir olduğu fark etmez.
  • "come on take me away,
    come on take me away,
    come on take me home,
    home again... " kismi uzaklara dalip, gozlerinizin dolmasini saglayan sarkidir... mukemel midir. evet oyledir..
  • aynı zamanda bulunduğu albüme ismini veren, rüzgar gibi bir u2 parçası. bence, u2'nun en iyi parçalarından biridir.
  • albümün ekim 2009'da çıkmış tekrar master edilmiş , sınırlı sayıda üretilmiş , bonus cd ve dvd içeren, ayrıca bir ufak kitap barındıran kutu şeklindeki formatını bu hafta başında amazon.co.ukden edindim. bu muhteşem albüme yakışmış güzel bir tasarım olmuş. bonus cdde daha önce yayınlanmamış iki adet u2 parçası da var.

    imkanınız varsa kaçırmayın.
  • grubun daniel lanois ve brian eno'yu yapımcı olarak tercih ettiği ilk çalışmasıdır. bundan önceki albümleri daha post-punk havasındayken bu ve bundan sonraki albümleri farklı genre'lara kaymaya başlar. sanırım selefi war en sevdiğim albümleri olduğu için içindeki birkaç single hariç bu albümlerini her zaman pas geçtim.