şükela:  tümü | bugün
  • las vegasta bir otel. venedik'in aynisini yapmaya calismislar. kanallar, gondollar, o gondollarin icinde siyah beyaz cizgili ust ve kirmizi sapka giyen adamlar, italyan markalar... romantikligi bakimindan ozellikle balayina cikan ciftler tarafindan tercih edilir.
  • venedikteki gondollar tahmini 11 metre iken, otelin suni kanallarında yuzenlerin boyutlari 8 metredir.
    http://www.cs.princeton.edu/…004.07.17 venetian.jpg
  • las vegas'ta birden cok yerde kullanilan gokyuzu gorunumlu tavanin inandiriciya yakin oldugu tek yerdir. bircok kisi ilk gordugu anda sasirir.
    http://flickr.com/photos/gozubuyuk/886578157/

    ayrica gondollarinin koltuklarinda kemer bulunur. herhalde gondolcu sarki soylerken gaza gelip hiz yaparsa diye.
  • gokyuzunde delikler vardir.

    (bkz: hole in the sky)
  • the venetian shops icerisinde food court disinda bir adet italyan restorani barindiran otel.fakat bu italyan restoraninda yemekler o kadar lezizdir ki,italyadan daha guzeldir.tavan kaplamalari da on numara gercekten.wynn ile birlikte vegas in en guzel oteli denebilir.
  • temasız klas otel ambiyansının (bkz: wynn) venedik temasıyla zerafetten ödün vermeden sarmaş dolaş olduğu yer (bunun tam tersi new york new york, daha da pespayesi excalibur'dur). sevdicekle las vegas tribi yapınca kalınası yegane oteldir the venetian. hemen bitişiğinde daha düşük profilli kardeşi the palazzo vardır. venetian'ın içindeki tao da las vegas'ın en büyük ve en sağlam klüblerinden biridir. klübün girişindeki uzun hol boyunca dizili antik görünümlü küvetlerde asyalı kızlar gece boyu birbirlerini yıkarlar gül yaprakları dolu sular içersinde. farklı bölümlerinde farklı tarzlarda djler çalar. bunun tao beach diye bi uzantısı bulunur ki gündüz başkadır gece bambaşkadır anlatılmaz yaşanır
  • ingilizce "venedikli" demektir. bugün öğrendim ki, venetian olmanın ilk kuralı güvercinleri sevmemekmiş. zira şehirdeki tarihi mimariyi tahrip ettiklerinden dolayı güvercinleri beslemek yasalarca yasaklanmış.

    (bkz: deneme yanılma)

    ayrıca (bkz: first rule of fight club)
  • labirent gibi bir otel. zamanın büyük kısmı koridorlarda odayı aramakla geçiyor.
  • the venetian palazzo hotel las vegas ta imiş efendim. dünyanın en işlek, en yoğun oteli olarak bir programın konusuydu. discovery world de salı akşamı izlediğim world busiest hotel programında anlatıyorlardı. rakamlar öyle abartılı idi ki dikkatimi çekti.

    öncelikle otelin şatafatlı bir ön yüzü, hiç de şatafatlı olmayan arka plan kısımları var, mutfak vb. gibi. uğur dündar gitse halka afişe edilecek bir çirkinlikte arka plan.

    ön taraf ışıl ışıl, mermer, avize.... arka servis kısımları bildiğin mozaik , utanmasalar sadece şap atıp bırakacaklarmış o kadar estetikten yoksun

    otelin müşteri sayısı ya da müşteri artı çalışan sayısı 20 bin olarak ifade edildi ki ben rakamları yanlış duydum sanırım.

    sırf housekeeper sayısı 700 dedi küçük bir köy nufusu gibi. tövbe estağfurullah.

    valelerin bile araçları yükleme, boşaltma, ön kısmı terk konusunda zaman limitli çalıştıklarından bahsetti ama en ilginci 15000 metrekarelik otel alanının parçası olan yemek bölümü ile restoranlar arasındaki 800 metrelik mesafenin var olması. yemek sevkiyatının kamyonlar kullanılarak yapılmasıydı. gerçekten ama gerçekten gösterdiler yani. yemek arabası denilen devasa şeyleri kamyonlara yüklüyorlar öyle bir kamyon da değil hani bir kaç kamyon. nasıl bir hayat nasıl bir yaşam, o iş ise buradakiler ne.

    bilmem kaç metre bavul taşıma bantları vardı

    şehir yönetmek gibi otel yönetmek.

    bir de konuklar..... nasıl bir hayat bakış nasıl bir yaşam, ne kadar uzak bir form, düşünce , hayat tarzı. en iyisi bir daha ben böyle şeyler seyretmeyim kafam bulanıyor.