şükela:  tümü | bugün
  • güney kore filmi. aksiyon-romantik-melodram türlerinde. güney kore'nin aksiyon filmleri ne çekiyorsa melodramdan çekiyor. bu film de melodrama ve romantizme fazlasıyla bel bağlayınca vasatlaşıyor kanımca. film öyküsünü flashbackler üzerine kuruyor. geçmişte neler yaşandığını, karakterin o an anlatılan noktaya neden ve nasıl geldiğini flashbacklerle aktarıyor. sürprizler bozmadan söylersem intikam peşindeki çok iyi bir dövüşçünün hükümete ait bir teşkilata katılmaya zorlanmasını konu alıyor.

    konuyu falan boş verin, direkt dalın filme. konsol oyunlarını hatırlatan sahnelerle gayet sağlam giriş yapılıyor filme. ilk 50 dk iyi, ama sonra tempo düşüyor, ardından melodrama, drama, romantizme bağlanıyor öykü, iyi edilmiyor. zira melodramı ve romantizmi sıradan. gene de 2 saatlik filmi keyifle, yer yer tırnakları kemirerek izledim. senaryo vasatı aşmıyor ama byung-gil jung beyin yönetmenliği sağlam. dövüş sahneleri iyi tasarlanmış, oynanmış, çekilmiş, kurgulanmış. motosikletle dövüş sahnesi epey iyi, baştaki sekans da. araba takip sahneleri de iyi. zaman zaman the raid'i hatırlatan kamera hareketleri mevcut. kamera adeta dans ediyor, öyle güzel hareket ettiriliyor, sahneler öyle güzel bağlanmış ki... pek sevdim.

    başrol kim ok bin'in. aktrisi chan-wook park'ın thirst filminden hatırlamak mümkün. orada kana doymayan bir karakteri-vampiri oynamıştı. burada da ekranı kana buluyor. thirst'te akıl hastası eşini oynayan shin ha-kyun burada sevgilisini ve ustasını oynamış. velhasıl aksiyon sahneleri kaliteli ortalama bir film. keyifle izledim.
  • güney korelilerin yapacaklarını yine yaptıkları, keyifle kendini izlettiren filmdir. hikâyenin bazı noktaları olmamış hissi verse de kendi adıma 10 üzerinden 8’i içim rahat bir şekilde verdim. filmin senaryosunun aksayan bir çok yönüne rağmen hikâyesi ‘iyi’.

    filmi çok beğendim. imdb’de layık görülen puanın en az 1 tık daha üstünde olmayı hâk ediyor.

    --- spoiler ---

    hem mafya hem de hükümet tarafı kadını kullanıyor. yani çift taraflı bir ajandan ziyade, kimin eline düşse, taa çocukluktan itibaren hayatı darmaduman edilmiş, zeki değil, ama çok yetenekli bir katilin(suikastçı) dramı diyebilirim. filmin sonundaki otoban takip/otobüs sahnesi neydi arkadaş öyle. filmin aslında bir çok dövüş sahnesi nevi şahsına münhasır. tavsiye de ederim.

    --- spoiler ---
  • diğer yazarlarında dediği gibi, her şey bir yana filmin başında ve sonunda vuku bulan yaratıcı aksiyon sahneleri için kesinlikle izlenmesi gereken bir film. eğer ki geri kalan kısımlarda hikaye anlatımı daha sağlam olsaydı, bir aksiyon başyapıtı bile diyebilirdim açıkçası. gene de her şeye rağmen izlemesi çok zevkliydi.

    film hakkında bir kaç kelam ettikten sonra, yörüngeyi japonya'ya çevirip, meiko kaji'nin oynadığı filmlerden bahsettiğim videomu izleyebilirsiniz :)

    1.46'dan itibaren meiko kaji tavsiyesi.
  • görüntü yönetmeni resmen harikalar yaratmış.. film esnasında inanılmaz güzel geçişler var..

    - daha filmin başında adamlar çok orjinal bir bakış açısıyla filme başlamışlar taa ki kadının kafasını aynaya çarpana kadar.. oradaki geçiş bile nefisti..
    - başka bi sahnede son hız giden motorun iki tekerinin arasından geçip sürücüyü kadraja almak kimin aklına gelir..
    - başka bi sahnede kadın arabanın gaz pedalına şişeyi sıkıştırırken gaz pedalına inen kamera sonra arka koltuğa geçiyor sonra kadınla birlikte ön camdan dışarı çıkıyor sonra kadın ön kaputa oturuyor kamera yana geçiyor yola iniyor yerden kadraj alıyor sonra önündeki kamyonun tekerinin arasına giriyor çıkıyor kamyondan uzaklaşıyor arabadaki kadına yaklaşıyor..
    - başka bi sahnede kadınla adam binanın camından dışarı uçuyorlar kamera da peşlerinden.. hep birlikte en aşağı kadar düşüyoruz..

    filmin konusunu felan geçtim artık, görüntü yönetmeni nasıl bi kafa yapısına sahip onu düşünmeye başladım.. bu sahneleri tek planda izlemek gerçekten nefis bi olay.. uzakdoğu sinemasını sevin veya sevmeyin sırf görüntü yönetmeni için bile mutlaka izlenmesi gereken bir film..
  • üzerinde çalışıldığı her halinden belli film. özellikle dublörlerin ve dövüş koreograflarının hakkını vermek lazım.

    sürreal dövüş ve çatışmaların yerini biraz daha gerçekçilik ve derin karakterler alsaymış efsane bir film olabilirmiş. şu haliyle biraz kill bill, biraz nikita, biraz old boy tarzı bir şey olmuş. intikam da olsun, casusluk da olsun, gizli servis te olsun, daddiy issues da olsun, kılıç ile 50 kişiyi doğrama da olsun derken ortaya the villainess çıkmış.

    kötü film kesinlikle değil. ama daha büyük bir potansiyel harcanmış gibi. 2 saat koltuğa mıhlayıp adamı kendini izletiyor. biraz yazık olmuş bu potansiyele

    https://www.rosencruz.com/…/01/the-villainess-2017/
  • ozellikle fps bakis acisi muhtesem olmus. bir sure sonra bayiyor ama. zaten bunu fark etmis olmalilar ki kisa tutmuslar.
    aksiyonu da harika, dovusler vs.de.

    aslinda guzel bir konu ve senaryosu var. daha bir sekilde islense imis ve film genel olarak elden gecirilse imis efsane bir olabilirmis.

    kesinlikle izlenmesi gereken bir film.
  • bu filmi 1. yarı ve 2. yarı olmak üzere ikiye ayırmak gerekiyor.

    ilk yarısı alabildiğine zevkli, eğlenceli, efsane; ikinci yarısı ise alabildiğine duygusal, tahmin edilebilir, nedensiz ve sıkıcı... yani ben bir bütünlük göremedim filmde...

    genel olarak sıradışı bir hikayesi olmasa da, harika kamera açıları, alışılagelmedik aksiyon sahneleri, biraz ağlak ama güzel işlenişi bu filmin artıları.

    fazla duysala bağlaması, bazı şeylerin nedensiz olması, figüranların çok yer kaplaması ve beyni yorması, "gizli örgüt" zırlavalamalarının olması, bir zaman sonra mr and mrs smith'in kore versiyonuna dönmesi de bu filmin eksileri arasında.

    bir de filmin açılış sahnesine dönmek gerekiyor. izlediğim en iyi açılış sahnesi olabilir.

    bu film izlenip, arşivlenmeyi hakediyor.
    8/10.
  • kısaca anlatmak gerekirse kill bill ve nikita genetik çaprazlaması gibi. neden var oldukları anlaşılamayan gizli örgütler falan artık zıvanadan çıkmış, karmaşık ilişkileri var. herkes bir gizli örgüt üyesi adeta. ne olduğunu anlamak zor. aksiyon ikinci sınıf. koreli kardeşlerim siz suç/drama/gerilimlerde bir numarasınız. bence orada kalın.

    not: giriş sekansı, bunu ilk deneyen hardcore henry'den daha iyi yapılmış.