şükela:  tümü | bugün
  • ön siparişi verdik bakalım neler olacak. poliritime doyacağımız bir albüm bekliyorum.
  • albümden yayınlanan ilk parça için bkz
  • fazla söze gerek yok. sahibi geldi. hem de ne geldi. koloss'tan hatta obzen'den daha iyi bir albümle geldi. stüdyoda canlı kaydedilmesi hakikaten farkı yaratmış son albümlere göre. fredrik'in soloları özellikle muhteşem albümde. monstrocity'deki solo ve sonrasında masaya kafa atarken buldum kendimi.
  • titreten, 30 yaşında olmanın bir önemi yok senin ruhun hala maltepe pazarından metal cd'leri alıyor rahat dedirten, yüzümüzü yere eğdirmeyen bir meshuggah albümü olmuş. hakkında şöyle diyen gördüm,

    "ı have to let this thing sit with me some more, but ı’m fairly convinced its basically a perfect album and the best the band have ever made – though this is coming from someone who has a ton of respect for the band but never been that big a fan of theirs. now ı’m a believer."

    ofiste daha güzel dinleyebilmek için evden bası güzel kulaklık getirdim. mmh.
  • aynı adlı şarkısı şimdiye kadar albümde favorim. aralara nasıl da ufak ufak melodik riffler koymuşlar. solosunu en sevdiğim ise şimdiye kadar ivory tower oldu. akıllara zararsınız.
  • üç, dört defa baştan sona dinlenmeden kalitesi anlaşılamayan albümlerden.

    şarkı sözlerini de ayrıca incelemek lazım. anti-din lyricler göze çarpmakta. *

    şahsi fikrim, the violent sleep of reason yılın albümüdür. meshuggah yine üzmedi, şaşırtmadı.

    ekleme: a headbangers journey belgeselinden tanıdığımız sam dunn, albüm hakkında güzel bir değerlendirme yapmış: link
  • 2016'nın en iyi 3 albümünden biri. muhteşem bir başyapıt.
    diğerleri için
    (bkz: sorceress)
    (bkz: hardwired... to self-destruct)
  • albümü ağustos ayının ortalarında ön siparişle almıştım. dün sabah elime ulaştı.

    albümün canlı kaydedilmiş olması olumlu mu yoksa olumsuz mu yansıyacak diye kafamda soru işaretleri vardı. ilk dinleyişte bu kaygılarımı yok ettiğini söyleyebilirim.

    gitarların gerçek amfiyle kaydedilmiş olması gitar soundunu daha netleştirmiş. eski meshuggah albümlerinde axe fx ya da ya da plug-in'lerle kaydedilen gitara oranla daha net bir ses duyuyorum. enerji katmış resmen.

    10 farklı amfiden aynı anda kayıt alınmış. beğendikleri tonu eklemişler sonrasında. zekice buldum. ayrıca o amfileri aynı odada birbirilerinden etkilenmeyecek şekilde nasıl mikrofonladılar bilmiyorum. *

    haake reyis yine coşturmuş. poliritimler, polimetreler şahane. albüm karanlık. stifled şimdilik en sevdiğim şarkı albümden. aslında her şarkıyı bayağı beğendiğimi söyleyebilirim. ama bir obzen değil.
  • hayatımda meshuggah'dan duymadığım sayıda melodi barındırıyor, o açıdan şimdiye kadar olan albümlerden kesinlikle çok farklı. clockworks tomas başganın hihat clickleriyle başladığında bambaşka bir şey olacağına uyanmam gerekirdi.

    çok güzel albüm, koloss'tan kesinlikle iyi mesela. ama genel duyguyu tekrarlamam gerekirse, ki aslında o dönem geride kaldığı için bunu söylememem lazım ama, ne yazık ki bir obzen değil. yeni müzik, melodi, deneysellik, ilerleme falan bunlar hep sevdiğimiz şeyler ama, bana bleed'i, electric red'in son bir dakikasını verin abiler.