şükela:  tümü | bugün
  • 2015 yapımı the witch filminin asıl adıdır. sözlükte bu filmle ilgili bilgilerin yanlış yere yazılmış olmasına şaşırmadım zira rottentomatoes bile vvitch olarak değil witch olarak girmiş ismi.
  • (bkz: bravo)
  • sağlam korku filmidir bence. bence diyorum, çünkü korku türü sinema'da diğer türlerden ayrılan bir yerdedir. izleyicinin film hakkındaki ilk yargısı genelde kendisini korkutabilme seviyesi ile doğru orantılıdır. bu noktada da kişiden kişiye değişen fobiler, korkular, travmalar, bilinçaltı korku filmleri hakkında farklı ve uç görüşlerin oluşmasına yol açar. mesela paranormal activity'e bakın; aşırı beğeneni de var, nefret edeni de var. tabi buraya kadar konuştuğumuz şey korku filmlerinin 'böh!' tarafı ile ilgili. aslında çoğu korku filmi de bundan ibarettir zaten. ama tabi ki derinliği olan sağlam korku filmleri de vardır. işte the vvitch bunlardan biridir. şimdilerde bizdeki 'herkes fetöcü' paranoyası gibi orta çağın sonlarında avrupa'da da cadı paranoyası varmış. ve aynen bizde şimdi işine geldikleri kişileri fetöcü diye damgalama ve infaz etme manyaklığının benzeri de avrupa'da kadınlara karşı yapılmış. bu arada fetö'ye de, onu yaratanlara da bacağım girsin. filme dönersek, işte bu paranoyanın etkilerini incelemede çok büyük bir başarı koymuş film ortaya. bir aile içindeki bireyler birbirlerini cadılıkla suçluyor ve çıldırma noktasına geliyor. hatta bence film dini tamamen reddeden bir pencereden işlense ve supernatural'ı filme hiç dahil etmese çok daha başarılı olabilirdi bence.

    --- spoiler ---

    aslında black philip'in konuşması ve sonda cadıların ateş etrafında havaya yükselmelerini çıkarırsak çok da fazla supernatural bir tarafı kalmazdı filmin. ve eğer bu şekilde yapılsaydı filmi daha ciddi bir din ve dinin zararlı etkilerinin eleştirisi şeklinde değerlendirebilirdik. cadıların yaptıkları ritüeller, aile bireylerinin yaşadıkları tamamen delilik olarak değerlendirilirdi. caleb'ın ölürkenki konuşmalarını halüsinasyon olarak yorumlardık. gerçi hem philip'in konuştuğu yerde hem caleb'in ölürkenki hareketlerinde bir ''hassskttiiirr'' dedirtti film.
    --- spoiler ---

    yani film cadılık ve toplumla ilgili bir eleştiri niteliği taşısa da, supernatural'ı açıkça filme dahil ederek hem dinin hem cadılığın gerçekliğini kabul eden bir yaklaşım da göstermiş oluyor. ben bunun tamamen filmi izleyici için daha cazip kılmak adına, korku öğesini güçlendirmek adına yapılmış bir şey olduğunu düşünüyorum. her şeye rağmen başarılı bir filmdir. son bir not olarak görselliğini de çok başarılı bulduğumu eklemek istiyorum.
  • geriyor mu? genellikle hayır. sıradan bi film izler gibi izliyorsunuz. bütün film boyunca 3-4 yerde hassiktir dedirtiyor o kadar.

    akıcı mı? evet. kesinlikle filmdeki hikaye, karakterler, atmosfer sizi içine çekiyor ve sıkmıyor.

    ne için izlenmeli? bunu da gördüm diyebilmek için izlenebilir. dediğim gibi film pek germiyor. genel tonu çok rahatsız edici, izlerken koltukta rahatsız hissediyosunuz hepsi bu kadar. buna rağmen içine çekmeyi başarıyor. bu da bu tarz bi filme göre başarı. bi izlenmesi gerekir.

    bi de cadı filmi fanteziniz varsa kaçırmayın. en temizlerinden.
  • (bkz: #66679185)

    yalnızca rottentomatoes değil, imdb'nin android uygulaması da filmi the witch adıyla uygulamaya gömmüş, web sitesi orijinal adı ile göstermekte, criticker da the witch hatasını yapan saygın film sitelerinden. bir bizim filimadamı doğrudan filmi gerçek adıyla kaydetmiş, hatta filimadamı'nda filmi the witch adıyla aratıp da bulamayınca duruma ayıldım, imdb'nin mobil uygulamasına güvenmiştim, güvendiğim dağlara kar yağdı. resmen yerli malımız dünya çapındaki sitelere fark atmış, brava.
  • korku filmlerinden pek hazzetmeyen biri olarak sıfır beklentiyle başladığım ama bitince tadı damağımda kalan güzel bir yapım. ama keşke o final öyle olmasaydı.

    --- finalle alakalı spoiler ---
    thomasin'in annesini öldürdüğü sahnede bitseydi iyiydi.
    --- spoiler ---
  • yeni çağda ingiltere'den amerika'ya göç eden dindar bir ailenin, bir ormanın yanına inşaa ettikleri ev ve yakınında gelişen olayları anlatan korku filmi. korku dozu düşük olsa da başarılı ve rahatsız edici atmosferiyle ve de ne olacak merakıyla kendini izletmeyi başarıyor. farklı ve durağan filmleri seven, dini ögelerden rahatsız olmayanlar göz atabilirler.
  • filmdeki ortam ve sessizlik insanı geriyor. bu konuda bana göre çok başarılı. ani ses efektleriyle korkutma olayına hiç girmemişler. film de pek korku filmi değil zaten. bu tarz yavaş ilerleyen gerilim filmlerini sevmeyen sıkılır, filmin 20. dakikasında uyuyan arkadaşımdan biliyorum.*

    izleyip izlememe konusunda tavsiye vermiyorum. korku filmi sanıp izlemeyin yeter.
  • korku filmlerinin de diğer herşey gibi kolay tüketim ağına dahil olduğu, yaratıcılığın, hikaye anlatımının ve fantazinin terkedilip tamamıyla blood-gore ve scare-jump üzerine kurulu bir endüstrinin kurulduğu bu dönemde ilkel korkuya, geleneksel hikayelere ve efsanelere sadık kalarak üretilmiş böyle filmler görmek beni çok mutlu ediyor.

    filmin güzelliği ne görsel efektlerinde, ne ansızın yüksek desibelli bir sesle karşınıza çıkan yaratıklarda, ne de kesilen uzuvlar ve etrafa sıçrayan litrelerce kanlarda. şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki sinema tarihinde yaratılmış en iyi atmosfere sahip filmlerden biri the vvitch. oyunculuklar şahane, reji şahane, hikaye şahane.

    filmde, son zamanların modası olan twist unsuruna dair bir şey yok. konu gayet lineal bir şekilde akıyor. bunun nedeni ise filmin konusunun geleneksel halk efsanelerinden yola çıkıyor oluşu ve hikayenin kendisinin farklı bir anlatım yoluna ihtiyaç duymadan ayakta duruyor olması. o yüzden filmi izlerken 1630'lardan bir hikayeye ya da halk inanışına dayanan bir efsaneye tanıklık ettiğimizi aklımızın bir ucunda tutmamız gerekir; zaten filmin başında bizi yakalayan gergin atmosfer, ıssız ormanlar ve yabanın ortasında bir anda kendini buluvermişliğin getirdiği umutsuzluk ve arada kalmışlık, büyük bir araştırma sonucu yazılmış diyaloglarla birleşince bizi 'şimdi'den ayırıp 4 asır öncesine götürmeyi başarıyor.

    benim için filmin bir çok önemli yanı var. bunlar içinde en önemlisi en başta da bahsettiğim 'güncel sinema endüstrisinin' bize unutturduğu mistisizmi ve ilkel korkuyu her sahnede oluklarımızıa kadar hissetmemiz. film 'bakalım ne kadar çığlık attıracağım' demek yerine direkt bilinçaltımızdan ve kültürel hafızamızdan oluk oluk korku çıkartıyor, tüylerinizi diken diken yapan bir korku.

    bir şeyin üretilmiş olması, yapılmış olması onu illa sanat yapıtı yapmaz. bu anlamda 'sanat' dediğimiz alanın içine bugüne kadar üretilmiş her filmi, her resmi, her müziği koymak 'sanat' tanımına yapılan en büyük haksızlıktır. 'sanat yapıtı' herşeyden önce içinde özgünlük, kültürel arka plan ve estetik taşımalı ama bununla birlikte üretilen yapıt kültür karşıtı, yenilikçi ve antik yunan tabiriyle 'beşinci element' diye anılan o esansı içinde taşımalı. rahatlıkla diyebilirim ki, film bu anlamda bir sanat yapıtıdır. imdb puanı ya da 'izledim, fena değil ama fazla korkmadımcılar' bunun aksini ispat etmez.