şükela:  tümü | bugün
  • episode 1'ini beğendiğim oyun.

    --- spoiler ---

    kalbinden sıkıntısı olan adamın kızıyla iyi kavga edeceğiz sanırım ilerleyen bölümlerde. ayrıca clementine'a birşey yapanı yakarım ulen*
    --- spoiler ---
  • oynaması çok zevkli, senaryosu harika, resmen çizgi romanın/dizinin içerisindeymiş gibiydim. amına koyim 4 zombinin olduğu bir mekanda ne kadar gerilebilir ki insan ? 3v4 ve bizde tabanca var. götüm terledi lan götümmmmmmm !!

    biraz bilgi oyun hakkında;

    oyunu ister bir bölümler ister sezon olarak satın alabiliyoruz. her ay episode ekleyecekler. şu an zombi olayının ilk günlerini yaşıyoruz. yani rick hala komada, insanlar hala ne olduğunu tam anlamış değil. episode episode çıkmasının sebebi de dizi ile hemen kesişmemesi.

    --- spoiler ---

    hershel'ın barn'daki zombi oğlunun nasıl öldüğünü görmek sinirlendirdi beni. keşke option çıksaydı "tiz vur beynini" diye. o ibne yüzünden neler neler geldi lan başımıza !!

    verdiğin kararların oyunu etkilemesi harika. mesela ben reporter hatunu kurtardım belki ilerde verir diye, nerd elemanın ölmesine izin verdim. üstelik çok kral adamdı lan o nerd, bana ne iltifatlar etmişti. belki gün gelir götümü tırmalar bu olay. şimdilik memnunum.

    --- spoiler ---
  • yıllardır aradığım oyunmuş bu oyun. öyle bir dizi düşünün ki aktif olarak izliyorsunuz. onu kurtarma bunu kurtar diyorsunuz ve kararlarınızı izleme şansına sahip oluyorsunuz. dizi izlemenin en zevkli hali olsa gerek. bölüm bölüm yayınlanması ise ayrı bir heyecan, tam istediğim tipte bir oyun.

    aksiyonu da var, bulmacası da var ve en önemlisi dizideki gibi insan ilişkileri ve role playing hat safhada. çok oyun oynayan biri değilim az ve öz oynarım ama bu oyunun takipçisi olurum arkadaş. çok da pis yerde bitti zaten. diğer bölümün fragmanını da veriyor oyunda, ağızları sulandırıyor resmen.

    özetle: benim gibi ön yargısı olup denemeyenler bence denemeli. ben can sıkıntısından oynadım ama acayip bağlandım.
  • oyun türünün en güzel temsilcilerinden biri için (bkz: indigo prophecy)
  • episode 1'ini bugün bitirdim. bu oyunda diziden aldığım keyfi aldım. karara göre senaryonun değişmesi de ayrı bir zevkli oldu. episode 2 çıkışı hakkında herhangi bir fikrim yok ama dizinin 3. sezonunu nasıl bekliyorsam, bu oyununda episode 2'sini bekliyorum. ek olarak da oyunceviri yama yapımlarını durdurdu. bu oyunda yamasız oynanmaz ki; eğer kararlarından dönmezlerse bu oyunda yalan olur, bende kendimi duvarlara vururum.

    edit: devam etme kararı almışlar. episode 2 de çıktı şimdilik bir şey istemiyorum.
    edit2: episode 2'nin çevirisine başlanacağını duyurmuşlardır.
  • (biraz sonra okuyacaklarınız hafif spoiler içeriyor olabilir. yine de oynamadan önce okumanızı öneririm. spoiler olabilecek ifadeler de zaten oyunun ilk bir kaç dakikasıyla ilgili. oyundan alacağınız zevki düşürme potansiyeli olmayan cinsten...)

    episode 1'ı beklentilerimin bir yerlerinde kalmış oyun. fazlası mı azı mı bilemedim. bir bakalım;

    broken sword gibi point and click adventure tarzı bir oyunla karşı karşıyayız. esas oğlanımız lee ile beraber en heyecanlı atraksiyonlar içinde bile imleçi gerekli noktaya çekmek zorundayız. sözgelimi; bir zombi saldırısı sırasında elinizdeki baltayı doğru yere oturtamazsanız bir süre uğraşmak ve hatta beyin salatası olmak durumundasınız. o yüzden oyunun başlarında gönül rahatlığıyla ölün. yapımcılar bu hususta son derece gamer dostu davranmışlar. siz kayıt gibi can sıkıcı işlerle uğraşmak zorunda kalmayasınız diye oto-kayıt hedesini sokmuşlar devreye. öleceğinizi anladığınız anda gevşeyin, zira ölümünüze neden olan atraksiyondan bir kaç saniye ve bir kaç metre uzağında yeniden dirileceksiniz.

    point-and-click adventure oyunlarının alamet-i farikası bulmacalardır. bulduğunuz bir kaç küçük nesneyi birbirine ekleyip aksiyona sokmanız bu türün temel noktasıdır. gelgelelim adı geçen oyunda bulmacalar son derece basit ve adeta alıştırma düzeyinde. oyunu henüz bitirmemiş olmakla birlikte yadsınamayacak kadar ilerlettim öyküyü ve farkettim ki, the walking dead the series'te nasıl önemli olan zombi mücadeleleri değil de insan ilişkileriyse, the walking dead the game'de de aynı şekilde ağzınızdan çıkanlar ve çıkmayanlar çok önemli. zaten bir adalet mahkumu olarak başladığınız ve bir şekilde serbest kaldığınız oyunda tanışacağınız yeni insanlarla aranızı iyi tutmanız sağlınız açısından en doğrusudur.

    ayrıca içinde bulunduğunuz sohbetlerde hızlı karar vermeye özen gösterin. zira diyalog barı belli bir zaman sınırlamasına sahip ve karşınızdaki insanlar bu konuda pek cömert değil. söylediklerinize dikkat etmeniz de önemli bir nokta. zira insanların hayatları zaman zaman sizin elinize bakabiliyor. bununla birlikte çevrenizdeki insanlar en az sizin kadar akıllı. söylediklerinizi unutmuyorlar.

    tavsiyem, iyi bir ingilizceniz yoksa oyuna başlamamanız yönünde. zira bu durum kısıtlı ingilizce ile yemek yerken altyazılı film izlemeye çalışmak gibi. karşınızda akıp giden olaylar var ve hepsiyle birinci dereceden ilgilisiniz. bir karakter size bir şey yapmanızı söylüyor ve tekrarlamıyor. kaçırdıysanız, geçmiş olsun... yine söylüyorum, ingilizce bilgisi sistem gereksinimlerinden daha önemli! bu oyun için ingilizce öğrenmeniz beklenilemez fakat altyazıların türkçeleştirileceği de yok gibi. bu konuyla ilgilenmeyi düşünmüyor değilim. çevirmeye çalışabilirim vakit bulabildiğimce.

    hikayeye dönersek, esas oğlan lee'nin yanında bir de küçük çocuk olacak episode boyunca. bu durumun sıkıntısını resident evil 4 oynamış olanlar birinci elden bileceklerdir. kızın güvenliğini sağlamak adına kendi güvenliğinizi tehlikeye atmak durumunda kalabilirsiniz sık sık. hatta bu yolda birileri ölebilir...

    beklentim bu oynanışın oldukça uzağındaydı doğrusu. daha fazla aksiyona dayalı ve third-person shooter tarzı bir oyun bekliyordum. karşı karşıya olduğumuz oyun ise çizgi roman çizimleriyle kotarılmış bir serüven oyunu.

    modellemeler de başarılı. oyunun tüm hikayenin 5te 1i olduğunu ve çizgi roman tadında ilerlediğini düşünürsek başarı seviyesinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

    tanıdık kimler var merak ediyorsanız spoiler vermemek adına oynayıp görün diyorum. fakat oyunu gönül rahatlığıyla oynayasınız diye söylemeliyim ki, ilerlediğim yere kadar lori ve carl'a rastlamadım. (gülüşmeler)

    ...

    edit: ne nerdeyim uyardı, oyun çeviri tarafından tamamıyla çevirilmiş bu güzide oyun. afiyet olsun
  • http://www.telltalegames.com/walkingdead adresinden ulaşılabilen oyun.
  • böyle özlükteki bir oyuna böyle kısalık yakışırdı zaten dediğim oyundur. yapan firma damak tadından anlıyormuş desem yeridir.

    --- spoiler ---

    herkes ısırılmış kıza silahı verdi değil mi, tek öküz ben değilim.

    --- spoiler ---
  • (bkz: left 4 dead)
  • episode 2 - starved for help çıkmıştır hani bekleyeni falan varsa haberi olsun ayrıca telltale games in açıklamasına göre diğer bölümlerin arası bu kadar uzun olmayacakmış.

    her geçen bölüm katlanarak güzelleşiyor oyun.