şükela:  tümü | bugün
  • hıristiyanlıkta yer alan başlıca şeytani ve antichrist
    figürlerden.
    incil'in revelations kitabının 17. bölümünde yer alır.
    türkçe'ye babil kadını olarak geçmiştir.
    7 başlı (ki babil roma şehrine istinaden kullanılır
    ve roma'nın da 7 tepesi bulunur. benzer şekilde, hıristiyanlıktaki 7
    ölümcül günaha da gönderme olarak yorumlanabilir) bir yaratığın üzerinde,
    elinde, içinde krallar ve azizlerin kanının olduğu bir kadeh taşıyan
    ve bu kanı içerek ve içirerek sarhoş olan / eden ve insanları
    yoldan çıkaran bir karakter olarak betimlenir.

    "the great whore that sitteth upon many waters:
    with whom the kings of the earth have
    committed fornication,
    and the inhabitants of the earth have
    been made drunk with the wine of her fornication."

    bunun yanı sıra ''mystery'' , ''babylon the great'' ,
    ''the mother of harlots''
    isimleriyle de anılır.
    ahlaksızlık ve bozulmayı simgeler, düşüşü revelation'ın
    18. bölümde verilmiştir.
    martin luther ve john calvin roma katolik kilisesini babil'e,
    papa'yı ise bu karaktere benzetmişlerdir. hatta puritan ingilizler
    16. yy'da papa için '' the scarlet whore of rome '' tanımını kullanırlar.
    dante ise inferno'sunda papalığı bu karakter
    ile eşdeğer tutmuştur.
    günümüzde amerika ile bağdaştırılmaktadır.
  • bazi kaynaklarda mary magdalena, mitolojide ise medusa olarak betimlenen varlik.
  • (bkz: carnivale)
    (bkz: dora mae)
  • 17. bölümün son satırlarında bu kadının ve yaratığın kim/ne olduğu konusunda bir bilmecemsi vardır (gerçi sonunda direk söylüyor kadının kim olduğunu):

    17:9 and here is the mind which hath wisdom. the seven heads are seven mountains, on which the woman sitteth.
    17:10 and there are seven kings: five are fallen, and one is, and the other is not yet come; and when he cometh, he must continue a short space.
    17:11 and the beast that was, and is not, even he is the eighth, and is of the seven, and goeth into perdition.
    17:12 and the ten horns which thou sawest are ten kings, which have received no kingdom as yet; but receive power as kings one hour with the beast.
    17:13 these have one mind, and shall give their power and strength unto the beast.
    17:14 these shall make war with the lamb, and the lamb shall overcome them: for he is lord of lords, and king of kings: and they that are with him are called, and chosen, and faithful.
    17:15 and he saith unto me, the waters which thou sawest, where the whore sitteth, are peoples, and multitudes, and nations, and tongues.
    17:16 and the ten horns which thou sawest upon the beast, these shall hate the whore, and shall make her desolate and naked, and shall eat her flesh, and burn her with fire.
    17:17 for god hath put in their hearts to fulfil his will, and to agree, and give their kingdom unto the beast, until the words of god shall be fulfilled.
    17:18 and the woman which thou sawest is that great city, which reigneth over the kings of the earth.
  • incil'in vahiy kitabında şöyle geçer (türkçe'si):
    17 yedi tası taşıyan yedi melekten biri gelip bana şöyle dedi: “gel, bol sular üzerinde oturan büyük fahişeye verilen hükmü sana göstereyim. 2 dünyanın kralları onunla fuhuş yaptı ve yeryüzünde yaşayanlar onun fuhuş şarabıyla sarhoş edildiler.”
    3 sonra beni alıp ruhun etkisiyle bir çöle götürdü. yedi başı, on boynuzu olan, küfürlü isimlerle kaplı kızıl bir canavarın üzerine oturmuş bir kadın gördüm. 4 kadın, erguvani ve kırmızı giysiler içindeydi. altın, değerli taşlar ve incilerle süslenmişti; elinde, yaptığı fuhşun iğrençlikleri ve pislikleriyle dolu altın bir kâse vardı. 5 alnının üzerinde sır dolu bir isim yazılıydı: “büyük babil, fahişelerin ve dünyadaki iğrençliklerin anası.” 6 kadının, kutsal kişilerin kanıyla ve isa’ya şahitlik edenlerin kanıyla sarhoş olduğunu gördüm.
    onu görünce büyük bir şaşkınlığa düştüm. 7 bu yüzden melek bana şöyle dedi: “neden şaşırıyorsun? şimdi sana kadının sırrını ve onu taşıyan yedi başlı on boynuzlu canavarın sırrını söyleyeyim: 8 gördüğün o canavar önceden vardı, fakat şimdi yok; ancak dipsiz derinliklerden çıkmak üzere ve yok edilecek. yeryüzünde oturanlar, canavarın bir zamanlar varken şimdi olmadığını ve yine ortaya çıktığını görerek hayretler içinde kalacaklar. o kişilerin adları hayat kitabına yazılmamıştır; dünya kurulduğundan beri bu böyledir.
    9 işte bu, akıl ve hikmet gerektirir: yedi baş kadının üzerinde oturduğu yedi dağdır. 10 yedi kral vardır: beşi düştü, biri duruyor, diğeri henüz gelmedi, fakat geldiği zaman kısa bir süre kalmalıdır. 11 önceden var olan ve şimdi olmayan canavar ise sekizinci kraldır; yedi kraldan çıkar ve yok olmaya gider.
    12 gördüğün on boynuz henüz krallık almamış on kraldır. fakat onlar canavarla birlikte bir saatliğine de olsa krallık yetkisi alırlar. 13 bunların düşünceleri aynıdır. bu nedenle kendi güçlerini ve yetkilerini canavara verirler. 14 bunlar kuzuyla savaşacak, fakat, efendiler efendisi ve krallar kralı olduğu için kuzu galip gelecek. ayrıca onun yanındaki çağrılmış, seçilmiş ve sadık kişiler de galip gelecek.”
    15 melek bana şöyle dedi: “fahişenin üzerinde oturduğunu gördüğün sular; halklar, topluluklar, milletler ve dillerdir. 16 gördüğün on boynuz ve canavar, fahişeden nefret edecek, onu çıplak bırakıp perişan edecekler. etlerini yiyecekler, onu yakıp kül edecekler. 17 çünkü tanrı’nın yüreklerinde uyandırdığı arzuyla, kendi düşüncelerini gerçekleştirmek üzere, tanrı’nın sözü yerine gelene dek krallıklarını canavara verecekler; böylece tanrı’nın düşüncesini gerçekleştirecekler. 18 gördüğün kadın dünyanın kralları üzerinde krallığı olan büyük şehirdir.”

    fahişe diye bahsedilen sahte dinin dünya imparatorluğu, bir diğer tanımıyla büyük babil'dir. dünya krallarıyla anlaşmalar yapıp dünyadaki tüm iğrençliklere neden olacaktır.
    fahişe olarak adlandırılmasının nedeni para, ticaret vs. gibi kendi çıkarları için başta savunduğu şeyi satmış olması ve kendini tüm dünya krallıklarına peşkeş çekmesidir.
  • californication dizisinin 1. sezon 3. bölümünün adı.
  • inkubus sukkubus grubunun vampyre erotica albümünde yer alan enstrümental bir parçadır.
    beğenerek dinliyoruz efendim.
  • madonna'dır.
    kadın super bowl'daki 13 dakikalık showunda malumu ilan etmiş durumda. işlevi de aynı dünyamızdaki.
    20'lik çıtır dansçılarla yatıp kalktığı sahne şovlarına tüy dikmiş resmen.

    pes yani. fakat koreograflarını tebrik etmek lazım, akış ve akış sırasında olaylar arasında süreklilik çok başarılı.

    edit: parandelerde çok yavaşsın teyze. atmasan daha iyiydi.

    http://www.youtube.com/watch?v=upj3u64xu6a
  • yeni akit'in vahiy kitabı bölümünde tasvir edilen kadın; namı diğer dünya fahişelerinin ve iğrençliklerinin anası, büyük babil. vahiy 17'nin dışında 18'de de anlatılır kendisi. 18'de de şöyle bahsedilir:

    --- spoiler ---

    bundan sonra büyük yetkiye sahip başka bir meleğin gökten indiğini gördüm. yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı. 2 melek gür bir sesle bağırdı: “yıkıldı! büyük babil yıkıldı! cinlerin barınağı, her kötü ruhun uğrağı, her murdar ve iğrenç kuşun sığınağı oldu. 3 çünkü bütün uluslar azgın fuhşunun şarabından içtiler. dünya kralları da onunla fuhuş yaptılar. dünya tüccarları onun aşırı sefahatiyle zenginleştiler.” 4 gökten başka bir ses işittim: “ey halkım!” diyordu. “onun günahlarına ortak olmamak, uğradığı belalara uğramamak için çık oradan! 5 çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, ve tanrı onun suçlarını anımsadı. 6 babil nasıl davrandıysa, karşılığını ona aynen verin, yaptıklarının iki katını ödeyin. hazırladığı kâsedeki içkinin iki katını hazırlayıp ona içirin. 7 kendini yücelttiği, sefahate verdiği oranda ıstırap ve keder verin ona. çünkü içinden diyor ki, ‘tahtında oturan bir kraliçeyim, dul değilim. asla yas tutmayacağım!’ 8 bu nedenle başına gelecek belalar –ölüm, yas ve kıtlık– bir gün içinde gelecek. ateş onu yiyip bitirecek. çünkü onu yargılayan rab tanrı güçlüdür. 9 “kendisiyle fuhuş yapan ve sefahatte yaşayan dünya kralları onu yakan ateşin dumanını görünce onun için ağlayıp dövünecekler. 10 çektiği ıstıraptan dehşete düşecek, uzakta durup, ‘vay başına koca kent, vay başına güçlü kent babil! bir saat içinde cezanı buldun’ diyecekler. 11 “dünya tüccarları onun için ağlayıp yas tutuyor. çünkü mallarını satın alacak kimse yok artık. 12-13 altını, gümüşü, değerli taşları, incileri, ince keteni, ipeği, mor ve kırmızı kumaşları, her çeşit kokulu ağacı, fildişinden yapılmış her çeşit eşyayı, en pahalı ağaçlardan, tunç, demir ve mermerden yapılmış her çeşit malı, tarçın ve kakule, buhur, güzel kokulu yağ, günnük, şarap, zeytinyağı, ince un ve buğdayı, sığırları, koyunları, atları, arabaları ve köleleri, insanların canını satın alacak kimse yok artık. 14 “diyecekler ki, ‘canının çektiği meyveler elinden gitti, bütün değerli ve göz alıcı malların yok oldu. insanlar bunları bir daha göremeyecek.’ 15 babil’de bu malları satarak zenginleşen tüccarlar, kentin çektiği ıstıraptan dehşete düşecekler. uzakta durup ağlayacak, yas tutacaklar. 16 “ ‘vay başına, vay!’ diyecekler. ‘ince keten, mor ve kırmızı kumaş kuşanmış, altın, değerli taş ve incilerle süslenmiş koca kent! 17-18 onca büyük zenginlik bir saat içinde yok oldu.’ “gemi kaptanları, yolcular, tayfalar, denizde çalışanların hepsi, onu yakan ateşin dumanını görünce uzakta durup, ‘koca kent gibisi var mı?’ diye feryat ettiler. 19 başlarına toprak döktüler, yas tutup ağlayarak feryat ettiler: ‘vay başına koca kent, vay! denizde gemileri olanların hepsi onun sayesinde, onun değerli mallarıyla zengin olmuşlardı. kent bir saat içinde viraneye döndü.’ 20 ey gök, kutsallar, elçiler, peygamberler! onun başına gelenlere sevinin! çünkü tanrı onu yargılayıp hakkınızı aldı.” 21 sonra güçlü bir melek değirmen taşına benzer büyük bir taşı kaldırıp denize atarak şöyle dedi: “koca kent babil de işte böyle şiddetle atılacak ve bir daha görülmeyecek. 22 artık sende lir çalanların, ezgi okuyanların, kaval ve borazan çalanların sesi hiç işitilmeyecek. artık sende hiçbir el sanatının ustası bulunmayacak. sende artık değirmen sesi duyulmayacak. 23 artık sende hiç kandil ışığı parlamayacak. sende artık gelin güvey sesi duyulmayacak. senin tüccarların dünyanın büyükleriydi. bütün uluslar senin büyücülüğünle yoldan sapmıştı. 24 peygamberlerin, kutsalların ve yeryüzünde boğazlanan herkesin kanı sende bulundu.”
    --- spoiler ---

    tarih boyunca fahişenin neyi simgelediğine dair birçok iddia atılmıştır ortaya. başlarda babil devletinin yanısıra paganlığın kalbi olan roma imparatorluğu olduğu öne sürülmüş. protestanlar başta olmak üzere katolikler dışındaki neredeyse bütün hristiyanlık mezhepleri katolik kilisesinin babil fahişesi olduğunu savunmakta. son zamanlardaysa abd'nin dünyaya fuhuşu ve kültürel yozlaşmayı yaydığını, bu sebeple de babil fahişesi ile kastedilenin abd olduğunu savunan kesimler mevcut.

    deccalla *ilişkili olmakla birlikte, deccaldan farklı bir kişilik olduğuna inanılır. pek de hayırlı biri olmadığı kesindir. ancak tasvirlerden kadının doğurganlığını ve cinselliğini kutsayan, tanrılaştıran pagan inanışlarını ve ana tanrıça figürünü eleştirmek/karalamak için yaratılmış bir figür olduğu izlenimi uyanıyor.