şükela:  tümü | bugün
  • bruce springsteen'in geçmişine ve sanatındaki kilometretaşlarına şöyle bir baktığımızda, kariyerinin en önemli albümleri olarak born to run ve darkness on the edge of town gösterilmelidir. born in the usa ve tunnel of love ile amerika'yı yeniden keşfeden, nebraska ve the ghost of tom joad gibi albümlerle minimalizmin dibine vuran, the river ile hayatı, hayatın zorluklarını ve güzelliklerini etkili bir dille anlatmayı başaran ve adı geçen albümlerin hiçbirinde kaliteden ödün vermemeyi başaran bu büyük ozan; the boss, bir şarkıcı ve söz yazarı olarak kendini hep geliştirmeyi başarmış ve çıtayı daha da yükseğe taşımıştır. şaşırtıcı olansa, sanatçının müzikal anlamda (en iyi olmasa da tuhaf bir şekilde) en doyurucu albümünün 1973 tarihli "the wild, the innocent & the e-street shuffle" olmasıdır. sanatçının ikinci albümü*** olan 1973 tarihli bu kayıtta kendisine, kadim dostları the e-street band eşlik etmiştir. muhteşem kitty's back, on dakikalık new york city serenade ve patronun en iyi bestelerinden biri olan incident on 57th street gibi şarkılarıyla "the wild, the innocent & the e-street shuffle" kelimenin tam anlamıyla bir müzik ziyafetidir ve içerdiği zengin enstrümantasyonu***** sayesinde rock & roll'un yanı sıra soul, blues, caz gibi pek çok türle ilişkilendirilebilir. kısacası springsteen'i "born in the usa"den ibaret sanan dinleyicileri şoke etme potansiyeli hayli yüksek bir albümdür bu.
  • albümün; 4th of july, asbury park* parçası the hollies'in another night albümde de dinlenebilir.
  • bruce springsteen'in plak şirketi yetkililerine kafa tutması nedeniyle, zamanında the wild the innocent and the e street shuffle büyük zorluklarla karşılaşmıştır. çünkü plak şirketi yetkilisi albümdeki müzisyenliğin yeterince iyi olmadığını belirtmiş ve the boss'a başka stüdyo müzisyenleri sunup albümü onlarla beraber kaydetmesini istemiştir.

    fakat bruce springsteen bunu kabul etmemiştir. zira e street band'e inancı olduğunu ve onlara sadık kalmak istediğini belirtmiştir. plak şirketiyse albümü bu haliyle yayınlayabileceklerini, ama destek olmayacaklarının altını çizmiştir. durum böyle olunca, albümün çıktıktan sonra hiç reklamı yapılmamış ve şarkıların süreleri uzun diye radyolarda çalınmak istenmemesini de plak şirketinin desteklemesiyle the wild the innocent and the e street shuffle o dönemde pek bilinmeyen bir çalışmaya dönüşmüştür.

    diğer yandan bruce springsteen'in aynı yıl verdiği ufak konserlere gelen dj tayfası tarafından destek görmüş ve bu sayede lokal radyolarda bu albümden şarkılar çalınmaya başlanmıştır. the boss ise radyolardan şarkılarını dinledikçe, artık müziğine vereceği yeni yön için davulcusunu değiştirme kararı almıştır.

    tabii bruce springsteen'in ilerleyen senelerdeki büyük başarısı sayesinde, born to run öncesindeki çalışmalarının da ilgi görmesi sayesinde the wild the innocent and the e street shuffle bugünün epey bilindik bir albümüne dönüşmüştür.