şükela:  tümü | bugün
  • breaking bad ile belki de tek kıyaslanabilecek dizinin versusu. breaking bad soldan atar, bir çay içip sağından geçer.

    (bkz: breaking bad izlemeyen insan)
  • iki diziyi de izlemiş biri olarak the wire ağır rakip olur, reginald bubbles vs breaking bad daha ortada bir maç gibi görünüyor.
  • iki diziyi de izlemiş, izleyen biri olarak şunu söyleyebilirim ikisi de kendi çapında güzel dizidir. niye kıyaslanıyor anlamış değilim. the wire belgesel gibi bütün detaylarıyla bir uyuşturucu işinin satışından paranın kimlere kadar gittiğini konu alır. breaking bad ise bir hikaye vardır, karakterleri konu alır.
  • breaking bad daha ağır basıyor. the wire'ı izlerken hiç bu kadar heyecanla önümüzde ki bölümü beklediğimi hatırlamıyorum. breaking bad için gün sayıyorum resmen. the wire'ın yeride ayrıdır ama. mcnulty, bank, omar dizi tarihinin en baba karakterleridir.
  • iki diziyi de izlememiş olarak düşüncemin olmadığı versustur.
  • he wire'da değişme şansı yok insanların. zaten değişmek istemediklerini, değişime karşı olduklarını söylüorlar açıkça.

    breaking bad ise tamamen değişmek üzerine. herkesin herşeyin değişmesini anlatıyor.

    hangisi daha iyi demiyorum bak. bence farklarını anlatıyorum. bu kadar.
  • (bkz: michael jordan vs. semsettin bas)

    michael jordan the wire oluyor haliyle. oz ve the wire dizi tarihinde her zaman ayri bir yere sahip olacaktir. diger dizilerin ruhu bu iki dizinin ruhu onunde diz cokup tovbe ister.
  • the wire, çok daha gerçekçidir; gelmiş geçmiş en gerçekçi dizidir belki de. bu konuda breaking bad dahil hiçbir dizi eline su dökemez.

    breaking bad, olaydan çok karakter odaklı bir dizidir. karakter dönüşümü çok ama çok iyi işlenir dizide. breaking bad'da nispeten benzer yaşantılara sahip olmanıza rağmen empati kurabileceğiniz karakter sayısı pek azken; the wire'de ilginç bir şekilde uyuşturucu taciri bir katili dahi severken bulabilirsiniz kendinizi.

    breaking bad'da reyting ve geri dönüş kaygısıyla yapılmış hamleler, amatör hatalar görmeniz hayli zorken, the wire'de imkansızdır.

    sonuç olarak wire bir tık öne çıksa da; bir versusun bir tarafında wire var ise karşı tarafa gelmeyi hak edebilecek üç beş diziden biri breaking bad'dir ve bunun tersi de aynen geçerlidir.
  • iki diziyi de izlemiş bir insan için kazananı çok net bir karşılaştırmadır. breaking bad sözlüğün kutsalları arasına girdiğinden beri öyle bir abartıldı ki, insan eleştirmeden duramıyor. the wire, oz izlemiş adamlar "breaking bad hepsinden iyi" diyor yahu. sevdiğim diziden soğuttunuz ulan. breaking bad aktif diziler arasında en iyilerden biridir. ancak son sezonunda saçmalamıştır. saçmalıktan kastım seviye düşürmek. "çatışma olsun, kovalamaca olsun, rating alalım" muhabbeti yani. karakter gelişimi deyip duruyordum ilk sezondan beri. akıl alır şeyler olmuyor dizide. walter'dan hank'e iq aktarımı oldu resmen.

    breaking bad'in şu son sezonundaki aksiyon, sözlükçülerin birbirini gaza getirmesiyle birlikte diziyi ulaşılamaz bir mertebeye taşıdı yazarların gözünde. temposuz, az çatışmalı the wire, 2002-2008 arasında değil de 2007-2013 arasında yayınlansa olacakları tahmin edemiyorum. her gün 500 entry girilirdi herhalde başlığına.

    ayrıca, eğer kıstasımız "bir sonraki bölümde ne olacak acaba" ise gelmiş geçmiş en iyi dizi lost'tur. ancak bir dizinin heyecanlı olması iyi olduğunu göstermiyor. the wire'da ateşlenen tek polis silahı pryzbylewski'ye aittir mesela. sadece uyuşturucu ticareti üzerine kurulu değildir. eğitim, basın, siyaset, ticaret temalıdır sezonları. breaking bad ise daha küçük çaplıdır. aslında bu sözlerin hiçbirine gerek yok. iki diziyi de izlemiş adamlar için; the wire gerçekçidir, breaking bad değildir. bu kadar.
  • ozetle: #36993399