şükela:  tümü | bugün
  • the witcher 3 wild hunt isimli oyunun genişleme paketinin adıdır.
  • psn store'da 30 tl den satışa sunulmuştur.

    ayrıca başlığın doğru açılmış hali burasıdır. hearts of stone'un tek başına the witcher 3 wild hunt ile alakası yoktur.

    genişleme paketleri çıkış yaptığı oyunun adını başa alarak anılır.
    bu durum aşağıda ki örnekler ile sabittir,
    (bkz: red dead redemption undead nightmare)
    (bkz: undead nightmare)

    (bkz: assassin's creed unity dead kings)
    (bkz: dead kings)
  • bugüne değin oynadığım en başarılı dlc'lerden biri. muhteşem bir hikayesi var.
  • 10 saat sürüyor, yanında gwent kartları da veriyoruz denilince çıkınca hemen aldığım ama oynamaya fırsatımın olmadığı eklenti paketi. new game+ ile bitirdikten sonra neymiş bakayım şu hearts of stone dedim haftasonumu ayırdım kendisine.

    internetten izlediğim videolara göre düğün dernek, dans, eğlence gırla gidiyor diye düşünerek başladım. eh başları öyle sayılır zaten.

    --- spoiler ---

    sonrasında hikaye öyle bir noktaya gelip dayanıyor ki sanki benim gibi pessimizmin dibine vuran melankolik, nostaljik insanları memnun etmek için yazılmış gibi bir hal alıyor. caretaker ve wraith from the painting gibi witcher 3 wild hunt'da karşınıza çıkabilecek en güçlü boss'lar ile yaptığınız dövüş sırasında aldığınız fiziksel acı, scenes from a marriage quest'inden alacağınız derin ızdırabın yanında çok hafif kalıyor. bir bilgisayar oyunu ancak bu kadar kederlendirebilir insanı. hala kendime gelemedim.

    --- spoiler ---

    uzun yıllardır gerek asıl oyun olsun, gerek bu eklenti paketi, bu kadar iyi yazılmış senaryoya sahip bir oyun oynadığımı hatırlamıyorum. yeni nesili memnun etme amacıyla herşeyin sulandırıldığı bu günlerde oynanabilecek en ciddi ve hard core rpg bence.

    üzerimdeki şoku atlatıp artık blood & wine'ı beklemeye başlayacağım.
  • sozlukte hakkinda bu kadar az yazilmasina sasirdim. farkli bir baslikta mi tartistiniz, ne yaptiniz. uzatmayayim, the witcher 3 wild hunt oyununun devam paketidir.

    oyununu bitirdikten sonra da oynayabilirsiniz bu dlc'yi, bitirmeden de. ama lvl 30'a gelmeniz sart, her halukarda. ben bitirdikten sonra basladim. ana oyunun something ends something begins gorevini tamamladiktan sonra tekrar skellige'ye dondum. cunku deathmarch'da oynadigim icin seviyem dusuktu. ayrica hebrides ve faroe asigi birisi olarak skellige'de bir omur boyu yasarim. canavar oldurmek bahane.

    skellige'deki butun soru isaretli yerleri actim, seviyemi yukselttim. yukselttim derken; onlarca siren, harpy, ekhinda oldurdukten sonra ancal lvl 36 olabildim. yeri gelmisken, belki bilmeyenler vardir, ek bilgi olsun; aard'i kullanmaniza gerek yok bunlar icin. karada iken hjalmar'in verdigi 'horn' yani boru ile dusurdum hepsini ama yine de ugrastim epey. sonra bu dlc'ye deathmarch ng+ ile basladim, lvl 36. yukledikten sonra oxenfurt'un dogusunda soru isaretli bir suru alan aciliyor. ancak stand-alone degil de ng+ oynadiginizda, tek kilic darbesiyle kestiginiz kurtlar bile size agir hasar veriyor bu dlc'de. hele bir de baslar baslamaz ana gorevde toad prince denen bir 'boss fight' var. odin'in sakali askina, sen ne pis bir seysin oyle!

    neredeyse oyunu birakacaktim bu kurbaga yuzunden. bir sekilde gectim, en nihayetinde. hic gwent oynamadan 7-8 saatte tamamladim bu paketi.

    --- spoiler ---

    beni en cok zorlayan bu jabba the hutt gorunumlu kurbaga oldu. melee ise yaramiyor, bosuna elinizde kilic ile gerilip gerilip atlamayin uzerine. zaten cok yaklasinca kendisine, ziplayip ustunuze oturuyor. igni ile uzaktan saldirin, teflon tava ile kafasina vurmus kadar oluyorsunuz, az da olsa sersemliyor. sonra queen ile korunun. bir de savasirken, oncesinde uc tane superior northern wind attim uzerine. dili o kadar uzun ki, bir yandan kacarken hedefi tutturamadim, teki bosa gitti. zaten dodge yapmaktan, fayans uzerinde depar atan ama ayaklari kaydigi icin yerinde sayan, dili bir karis disarida yavru kopeklere dondum. kendimi dark souls serisinde gibi hissettim bir ara. golden oriole ictim savas boyunca, kilicima da enhanced cursed oil surdum. yine de ilk seferde oldum. sonra giydim kafama bir cosplay fuarindan aldigim viking migferini, verdim alttan 'kill with power. die. die' hucum marsini. en azindan manowar esliginde ikinci seferde yenmem 5-6 dakika surdu. ne eredin ne imlerith beni bu kadar zorlamisti.

    ancak boyle gecebildim kendisini.

    --- spoiler ---

    1.3 yamasini indirdim. maalesef 'from ofier's distant shores' gorevinde yasanan bug hala duzeltilmemis. o gorevi tamamlayamadim. neredeyse dlc cikali bir sene olacak. bir bug'i duzeltmek nasil bu kadar zor olabilir?

    en sevdigim filme gonderdigi referanstan oturu, tinker hunter soldier spy gorevinin yuzu suyu hurmetine, yine de seviyorum seni cd projekt red.
  • hikayesi muhtesem dlc. ancak kafama takilan bir nokta var. soyle ki, projekt red'in dassagini yiyeyim ancak bu adamlar dlc'leri bedavaya vereceklerine dair bir aciklama yapmamis miydi?
  • hala bu dlc'deki en zor 'boss fight'in toad the prince oldugunu dusundugum, the witcher 3 wild hunt ana oyununa ait eklenti paketi.

    --- spoiler ---

    paketteki tum 'boss fight'ler su sekilde:

    - toad the prince
    - caretaker
    - iris' wraith
    - iris' greatest fear

    - ofieri mage (opsiyonel)
    - olgierd von everec (opsiyonel)

    tepelerindeki kirmizi bar once korkuttu beni ama, ofieri ve olgierd'i alt etmenin sirri surekli 'dodge' yapmak. olgierd ile savastim ancak son gorev olan 'whatsoever a man soweth'de gaunter o'dimm ile degil, olgierd von everec ile taraf oldum. bilemiyorum... mohawk saci, iskoc aksani vs. koskoca oyun 'bug'imi bulmus, yapilacak bir sey yok. daha once de yazmisimdir herhalde bir yerde. gayet yuzeysel bir oyuncuyum ne de olsa ben.

    zaten olgierd'i durust ve ahlakli buldugumdan degil, gaunter o'dimm ile taraf olmak kolaya kacmak gibi geldi. ama taraf olsaydim kendisiyle, sonunda 'never wanna go hungry again' odulunu secerdim. yani savas esnasinda her 5 saniyede bir +40 vitality demek. 'golge etme baska ihsan istemem' deyip gurur yapacak halim yok. tirnaklarimla kaziya kaziya geldim o son sahneye.

    hem olgierd ile taraf olmak demek seytani yenmek demek. hadi maddiyati bir yana birak, yasanan tamamiyla manevi tatmin hissi. kirdim aynasini, o at hirsizinin. buyuksun dedi, cekti gitti. seytani yendikten sonra geri dondugumde dakikalarca olgierd'in mizmizlanmasini cekmek zorunda kaldim sadece. sonunda kilicini aldim ama. tum hikaye tatliya baglandi.

    --- spoiler ---