şükela:  tümü | bugün
  • 1984 release tarihli i want to break free, hammer to fall , it's a hard life gibi bilinen greatest hits sarkilarini ve diger super sarkilari iceren queen albumu.
  • yavas baslayip canavar gibi biten queen albumu..
    9 sarkidan olusmaktadir, icinde hic rezil sarki bulundurmayan ender albumlerinden biri olmasina ragmen genel olarak bakildiginda, grubun dususte oldugu donemde cikan "vasatin ustunde" bir calismadir sadece..
    dinlemesi super zevklidir elbette ama queen'in en buyuk ozelligi bu zaten, 8 yasindaki cocuklar bile zevk alir queen'den oyle sevimli, oyle babacanlar..
    tracklist'ine goz atalim

    1- radio ga ga: roger taylor bestesidir, klavye agirlikli sıkıcı bir altyapisi, pek nostaljik ama cocukca sozleri ve freddie'nin siradan vokalleriyle neden albumun en buyuk hiti olmustur bilinmez, 8 yas faktoru sorumlu olabilir bundan bak
    2- tear it up: tipik bir brian may rocker'i, tie your mother down'in kotu bir kopyasi sanki..bunu da gec
    3- it's a hard life: albumun en iyi parcasi, freddie'nin eseri..super dokunakli vokaller, harika bir melodi..ilk dinleyislerdeki etkisi korkunctur, zamanla eskise de degeri bilinmelidir
    4- man on the prowl: freddie'den guzel, iddiasiz bir rock'n'roll denemesi..kipir kipirdir, cerezdir..
    5- machines: brian'la roger'in ortak calismasi, lead vokalde yine freddie var ama, tum albumde oldugu gibi..new wave'den, prog rock'tan, turlu turlu seyden etkilenmis, karman corman bi sarki..pek bayat..
    6- i want to break free: sessiz sakin, ama piyasanin nabzini cok iyi tutan hit single adami john deacon'dan bir eglencelik parca..sevimsiz klavyeler sinir bozabiliyo, ama sarkinin gayet cekici oldugu da inkar edilemez..ustelik albumun donum noktasi, istikrarli bir yukselise gectigi o buyulu an..

    7- keep passing the open windows: freddie kendi bestelemis kendi soylemis, oyle guzel soylemis ki, akilda kalici bir melodisi olmayan bu sarkiyi gayet hos, gayet dinlenilebilir hale getirmis
    8- hammer to fall: brian may'in yazdigi cizdigi ve nihayet gitarini konusturdugu, tribunleri costurmaya aday, super arena rock sarkisi, en guzel arena rock sarkisi belki..moral verir, mutlu eder, yerinde duramazsin
    9- is this the world we created?: may/mercury projesi..queen mesaj veriyor..pek klise sozler, pek samimiyetsiz..ama cennetten cikma bir akustik gitar, sahane vokaller, kisacik ve sadece "guzel" olarak nitelendirilebilecek bir parca..hem de cok guzel..
  • ingilizcede "yaptigimiz ettigimiz butun i$ler", "tum hunerimizin vesikasi", "kollektif cabamizin en gonerten ornegi","hepsinden biraz kari$ik"...gibi anlamlarda kullanilan kalip
  • pizzacilarda ve cesitli sandiviccilerde butun malzemelerden koy anlamina geldigi yanilgisina sebebiyet verebilen kelime. yoksa kardes* the works dedik, ama mantar yok bunun icinde deyince mantar the works'a dahil degil gibi abuk bir cevap alabiliyorsunuz.
  • büyük bir tepkiyle karşılanan, synths ve brass ile desteklenen dance ve funk ağırlıklı bir önceki hot space albümüyle karşılaştırılırsa, the works'daki elektronik tarz da onlardan beklenen bir sound değildi. ancak yine de hot space'den daha çok ilgi gördüğü ve daha olumlu eleştiriler aldı.

    1982 yılındaki hot space albümlerinin yayınlanması ve sonrasındaki konser turlarını takiben, grup üyeleri sonraki yıl için ara vermenin daha doğru olacağı görüşündeydi. bu zamanda hem grup içindeki gerginliklerin son bulması hem de yapmak istenilen solo albümler üyelere nefes aldıracaktı. öyle ki grup her zamankinden daha yorgundu artık. güney amerika konserleri esnasında, gelecek için çeşitli planlar yapılmıştı aslında. iki yıl önce yapılan planlar bu konserler boyunca yaşanan ekipman ve sponsor problemleriyle adeta yok oldu. ve gerginlikler de baş göstermeye başladı. ara vermek iyi olacaktı. roger taylor o günler için şöyle demiştir "bıkmıştık ve artık ilham da gelmiyordu"

    brian may, eddie van halen ve diğer müzisyen arkadaşlarıyla birlikte star fleet project için çalışırken, freddie mercury solo albüm çalışmalarına başladı. bu solo çalışmalarla, zaten ayrılmalarını dört gözle bekleyen basın grubun dağılmasına dair dedikoduları doruğa çıkarmıştı. her şeye rağmen bu kötü dönemleri atlatmak ve tüm bu dedikodulara cevap vermek queen gibi başarılı ve büyük bir grup için çok zor olamazdı ki öyle de oldu.

    kayıtlar los angeles'taki record plant stüdyolarında, ki queen ilk kez abd'de kayıt yapıyordu, ve münih'teki musıcland stüdyolarında gerçekleşti. kayıt süreci esnasında menejerleri jim beach gruba the hotel new hampshire filmi için soundtrack yapma teklifini götürdü. grup önce kabul etti ancak soundtrack albüm yapmaya harcadıkları zaman kendi albümlerini yapmak için harcadıkları zamandan çalıyordu ve bu yüzden proje düştü. sadece tek şarkıları bu filmde soundtrack olarak kullanıldı: "keep passing the open windows". bu şarkı the works albümü içinde de yer almıştır. kasım 1983'te roger taylor'ın yarattığı radio ga ga albüm içinden seçilen ilk singledı. "the works" 27 şubat 1984'te yayınlandı. the works, listelere 2 numaradan girdi ve tam 93 hafta boyunca ingiltere müzik listelerinde kaldı. amerika'da ise 13 numaraya çıkıp 30 hafta listede kalıp platin albüm ödülü aldı. greatest hits 2'e 4 parça verdi.
  • sadece it's a hard life'ı içerdiği için kendisini ayırdığım, ilk 7 queen albümünden sonra ek olarak saydığım bir queen albümü.
  • önemli bir queen albümüdür. paul prenter'ın freddie mercury üzerindeki olumsuz etkisiyle kaydedilmiş hot space sonrasında, grup the works ile resmen tekrar ayağa kalkmıştır.

    albümün bir kısmı münih'te kaydedilmiş ve o dönem freddie mercury'nin en uçuk kaçık yaşadığı zamana denk gelmektedir. bunun neticesinde onu stüdyoya sokmakta diğer grup üyeleri zorlanmıştır. durum böyle olunca o güne kadar ki queen albümlerin bestelerinde freddie mercury'nin ağırlığı varken, the works'ta diğer 3 üyenin toplam katkısı freddie'nin bireysel katkısını geçmiştir. alışık olmadıkları bu yük altındaysa brian may, john deacon ve roger taylor'ın yaptıkları şarkılarla kesinlike başarılı bir iş çıkardıklarını söyleyebiliriz.

    bu süreçte roger taylor kendisinin en önemli bestesi olan radio ga ga'yı, john deacon da kendisinin en önemli bestelerinden biri olan i want to break free'yi üretmiştir. freddie mercury tek başına 3 şarkı bestelemiş ve bunların arasında en başarılı olanı it's a hard life'tır. grubun en baskın ikinci ismi olan brian may'in albümündeki solo olarak iki bestesinden hammer to fall önemlidir.

    1984'te queen albüm için turneye çıktığında da the works'un şarkıları konserlerde büyük kabul görmüştür. hot space'teki şarkılar gibi seyircilerden bir direniş olmamıştır. hatta ertesi sene ki efsanevi live aid performansında, grubun çaldığı 6 şarkının ikisi the works albümünden olmuştur. radio ga ga ile hammer to fall'un bu konserde çalınması da the works'un popülaritesini arttırmıştır. live aid'de grubun performansı kadar meşhur olmayan, etkinliğin sonlarına doğru brian may ile freddie mercury'nin tekrar sahneye çıkıp ikisinin ortak bestesi olan the works'un kapanış şarkısı is this the world we created çalmışlıkları da vardır.

    sonuç olarak the works, bana göre a night at the opera ve innuendo ile birlikte queen'in en önemli üç albümünden biridir. eğer başarısız bir albüm olsaydı, zaten queen 80'lerin ortasında bir daha toparlanamazdı gibime geliyor.