şükela:  tümü | bugün
  • bir paul simon şarkısı. sözleri...

    if a feeling's born and no one complains
    well that's good luck
    running through young veins
    and if life is a blessing
    that brushes the tops of the trees
    well it's a short walk
    in a sweet breeze

    i will need you, feed you, seed you, plead with you
    all for the taste of your sweet love thelma
    if a heart is an open memory book
    that was the chance i took
    the more i searched, the more shook with thelma
    last night i slept on a rented pillow
    a silver moon above my head
    a thirsty dreamless sleep released me
    and i reached for the phone
    by the side of the bed

    now the first time that i saw you i thought
    "she's beautiful, but she's too young to be caught"
    people aware of my history
    trying to steer you away from me
    i left a message at your hotel
    don't let management poison the well

    i will need you, feed you, seed you, plead with you
    all for the taste of your sweet love thelma

    the phone is ringing and i realize
    we are timezones and oceans apart
    the words i speak in the middle of my night
    they fall on your yesterday scars

    if the sun don't shine, the wind don't break
    the clock don't jump off the wall
    thelma, my darling, i will cushion your fall
    i will need you, feed you, seed you, plead with you
    without the taste of your sweet love thelma

    i am only a man who has skirted the edge of despair
    for a long time now, and i don't care

    i watch you sleeping a the hospital bed
    the baby curled up in a ball
    winter sunlight hits the family tree
    and everything else becomes nothing at all
  • (bkz: thelema)
  • reprise, oslo 31. august ve louder than bombs filmleriyle adından söz ettiren norveçli yönetmen joachim trier'in çekimleri sona eren ve 2017 sonbaharında vizyona girmesi beklenen yeni filmi. 5,7 milyon dolar bütçeli film doğaüstü güçleri olan bir kadının bunu keşfetmesini ve ardından gelişen olayları ele alıyor. bu filmiyle tekrar ana diline dönen trier'in performansı merak ediliyor.
  • 15 eylülde gösterime girecek olan yeni joachim trier filmi.

    fragmanı

    afişi
  • filmekimi kapsamında gösterilecektir.
  • eskil vogt ile çalışmayı bırakıp kendi çizgisine çok uzak amerikanca bir yapımdan* sonra, joachim trier'in hem senarist olarak vogt'a hem de kendi diline döndüğü film.

    trier'in kendi tarihinde louder than bombs ile yanaştığı temadan devam eden yapımın verilen sinopsisten bambaşka bir yere gitmesi şaşırtıcı.

    genç bir bireyin "öteki"liğinden ötürü toplumla örtüşememesi gerilimi üzerinden akan når dyrene drømmer filmini akla getiren yapımda, trier elbette ayağı daha yere basan bir hikâye takip ediyor.

    --- puslu spoiler ---

    norveç'in kendisi yeterken bir de taşrasından oslo'ya üniversite hayatına başlayan thelma'nın kısa süre içinde fark ettiği - pek de süper olmayan - gücü ile hayatına yeni bir akış vermesini anlatan trier, bunu incelikli bir gerilimle yapmayı da çok güzel başarıyor. babaanneden geçen genetik ve daha materyalist bir açıklamaya yaklaşacak "güç" ile daha çok göklerden inen "allah vergisi" arasındaki gerilimin de gözetildiği düşünülürse filmin akıcılığı daha iyi idrâk edilebilir.

    elbette thelma ve babası arasındaki yakın uzaklık ile iskandinav soğukluğunu (diğer travmaların üstünü de örterek) özlenen şekilde veren filmde thelma - tüm süper kahraman filmlerinde olduğu gibi - güçlerini kullanmayı "ehil" bir şekilde öğrenmeye başladığında film de çözümüne ulaşmış oluyor.

    uçan kargalar (kuzgunlar?) ile ortaçağ avrupasındaki cadılık/cadı avcılığı, film boyunca çokça görülen yılan (ki şüphesiz kendisi şeytan'ın bir suretidir*) ile tektanrılı dinlerin kaynağına atıflarla sembolik bir dil kursa da bunların derinlikleri filme pek yayılmadığından olsa gerek biraz eğreti duruyor.

    babanın ölümü (ki görkemli sekanslardan biri olduğu su götürmez) gibi bir tema sonrasında çıkan ağızdan çıkan yavru kuzgun (?) ile de arınmışlık temaşasıyla nihâyete eren yapım.

    --- puslu spoiler ---

    sanatsal değeri hâricinde, kişisel tarihe "trier öpücüğü" gibi bir yenilik getirmiş olmasıyla ayrıca değerli film.
  • anadolu’dan istanbul’a okumaya gelen genç kızın yürekleri dağlayan hikayesi
  • unutulmayacak filmler listesinde yerini almıştır. iyi ki filmekimi kapsamında filmin kıymetinin farkında olan insanlar arasında izlemişim.

    --- spoiler ---

    içinde fantastik öğeler barındıran bir dram izleyeceğimi sanırken, çok başka yerlere gitmiş ve şaşırtmıştır. filmin finalinde thelma'mızın annesine el vermesi de takdire şayandır.
    --- spoiler ---
  • sevmedim. tuhaf bir film, insanın içini sıkmak için yapılmışsa başarıya ulaşmış tabii... zamanıma acıdığım ender festival filmlerinden oldu.
  • 2017 yapımı bir joachim trier harikası. sinemada ruhsal çöküşlerin eşiğinde olan karakterleri kullanan trier bu filmde de baş role thelma adından sancılı bir kızı yerleştirmiş. ilk sahneden son sahneye çok güzel işlenmiş, doğaüstü unsurlarla bezeli bir dram-gerilim filmi.
    --- spoiler ---

    ilk sahnede küçük bir kız ve babasını ormanda karların arasında yürürlerken görüyoruz. babanın elinde bir av tüfeği var. ileride gördükleri geyiğe bakarlarken baba tüfeği kızın arkasından kıza doğrultuyor bir süre bakıyor ama tetiğe basmıyor. daha sonra büyümüş thelma'nın kasabadan oslo'ya üniversite okumak için gittiğini görüyoruz. thelma aileden ayırlması ile birlikte o koyu hristiyan yaşantıdan uzaklaşmaya başlıyor. içkiye, sigaraya başlıyor, arkadaşlarıyla yaptığı sohbetler sonucunda tanrıyı sorguluyor vs. ve bir de başka bir kadına aşık oluyor. tüm bunlar yaşanırken bir yandan thelma'nın geçirdiği titremeli krizleri çözmeye çalışmasıyla filmin doğaüstü dünyasına da giriyoruz. thelma'nın büyük annesinden kalma bir durumunun olduğunu fark ediyoruz. thelma eğer bir şeyi çok isterse o şey bir şekilde oluyor (mesela küçükken yeni doğmuş kardeşini kıskanıp buz tutmuş gölün altına ışınlamak gibi). ailesi bu durumu thelma küçükken kardeşinin ölümüne yol açıktan sonra ağır ilaçlar ve yoğun dini telkinlerle baska altına alıyor ancak thelma ailesinden uzaklaştığında tüm bunlar yeniden ortaya çıkıyor.
    esasen hikaye klasik bir ''cadılık'' hikayesi. güçlü, istediğini yapan ve çoğu erkeğin bilmediği şeyleri bilen kadınlar cadı olarak işaretlenir ve tüm bu olay dine karşı gelmenin cezası adı altında yapılır. bu filmde de bu olay dini temalarla birlikte işlenmiş ancak bana daha önce almadığım bir tad verdi.yalnız sanırım bu tarz bir kızın hikayesi olması ve kuzeyde geçmesi bakımından filmi izlerken aklıma ragnar bragason'un malmhaus filmi geldi.
    filmin finaliyle de mest oldum. thelma isteyerek babasını öldürdü ve thelma kardeşini öldürdükten sonra intihar etmeye çalışıp sakat kalan annesini iyileştirdi. babasının gölün ortasındaki kayığın içinde olmadığını gördükten sonra göle gidişini görüp babasını kurtaracak ve kötü bir sonla bitireceğiz diye korktum ama gölden koyu renkli kuş ile çıkması çok güzel hareketti. yalnız filmi ben çeksem sonunu mutlaka daha sert bitirmek isterdim. mesela thelma uyurken değil de sevgilisiyle ateşli bir sevişme yaşarken yakardı babasını.
    --- spoiler ---

    her neyse sonuç olarak bu senenin şahsım adına çok beklentiye sahip olmayıp çok beğendiğim filmidir.