şükela:  tümü | bugün
  • yunanistan'ın türkiye politikasında andreas papandreu çizgisinin takip edilmesi gerektiğini savunmuş, abdullah öcalanın yakalanmasıyla pasok lideri simitis tarafından tasfiye edilmiştir. yerine andreas papandreu'nun oğlu yorgo papandreu geçer.
  • yunanistan'da yorgo papandreu liderliginde kurulan pasok hukumetinde basbakan yardimciligi gorevine getirilmistir.
  • bir yerlerde "yunanlılarla türkler birbirine çok benziyor" geyiğine girilecekse bu adamın adının anılması şarttır bence. bir pangalos, bir karamanlis, bir de papandreou ege'nin öteki yakasının erbakan, demirel ve ecevit'i gibiler mübarek. kısır bir döngü içinde sürekli normal seçimler, erken seçimler, geç seçimler oluyor ve sürekli bu adamlar bir yerlerden ya bakan oluyor, ya parlamentoya giriyor ya da sirtakiden sorumlu müsteşarlığa atanıyorlar.

    theodoros "yedi kere gittim sekiz kere geldim" pangalos
  • israil büyükelçisinin, golan tepelerinde yetişen üzümlerden yapılmış şarap hediye etmesi üzerine şöyle demiştir:

    "çocukluğumdan itibaren, bana çalmamam veya çalıntı malları hediye olarak kabul etmemem öğretildi, bu yüzden 1967 yılından beri israil işgali altında olan golan tepeleri'nde üretilen şarabı kabul edemeyeceğim."
  • bugün sismanoglio megaro ziyaretinde bir türk öğrencinin "hoşgeldiniz şeref verdiniz de siz kimsiniz?" sorusu üzerine, üzerinde vice president yazan kartvizitini vermiştir. kafa adammış vesselam.
  • dısisleri bakanlığına getirildiği ilk yıllarda, o zamanın gazete haberlerinden hatırladığım kadarıyla, bir avrupa birliği toplantı sonrası verilen kokteylde ingiliz muadiliyle sohbet esnasında "türkler deli danadan bile daha tehlikelidir" diye gaf yapmıslığı vardır.o zamanlar tam da deli dana salgının ingiltere'den yayıldığı zamanlara denk gelir, ve avrupa ve dünya ülkelerinin ingiltere'den bütün et ithalatını durduğu donemdi.haliyle pangalos'un ingiliz bakana bunu soylemesi pek de uygun bir durum değildi; boyle adamların yarasına gereksiz yere tuz basmak oluyor.simdi gidip japon bakana "türkler depremden daha tehlikelidir" demek gibi bi sey.
  • makarna ve ekmek ikilisinden vazgeçemeyenlere "şişmanım çünkü gençliğimde havyar alacak param yoktu. hep ekmek, makarna yiyordum" diyerek selam gönderen yunan siyasetçi.
  • dışişleri bakanı olduğu dönemde ankara'daki abd büyükelçiliğini dinlediklerini belirtmiş.

    --- alıntı ---

    “söyleyeceklerim size garip gelecek ama bir zamanlar eyp, abd’nin sadece atina’daki büyükelçisini değil, ankara’daki büyükelçisini de dinlemeyi başarmıştı. eyp, atina ve ankara’daki büyükelçilikleri cihazlarla izleyip teyp bandına kaydediyordu. 1990’lı yılların sonunda dışişleri bakanı olduğum dönemde büroma her gittiğimde önüme kahve ve simidimle birlikte dinlemelerle ilgili bir yığın kâğıt bırakıyorlardı” dedi. hürriyet’in atina muhabiri yorgo kırbaki’nin aktardığına göre 1996-1999 arası dışişleri koltuğunda oturan pangalos, “abd’nin atina ile ankara büyükelçileri arasındaki telefon görüşmelerinden çok ciddi bir şey öğrenmedim. çünkü konuşulanların çoğunu zaten biliyordum. sadece bazen iki abd büyükelçisi arasında ‘bu o… çocuğu pangalos da ne yapıyor?’ ve ‘bu o… çocuğu bugün beni aradı’ tarzı diyaloglar eğlenceli idi” ifadesini kullandı.

    --- alıntı ---

    ne olmuş, biz de dinledik?!?!
  • öcalan'ın 1999'da kenya'da yakalanmasıyla sonuçlanan süreçte "uluslararası teröre yataklık yaptığı" gerekçesiyle abd'nin baskıları sonucunda görevinden ayrılmak zorunda kaldığını söyleyen yunanistan eski dış işleri bakanı.

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25512644