şükela:  tümü | bugün
  • upton sinclair'in romani uzerine kurulu paul thomas anderson filmi. 2006'da bitmesi planlanan film "oil!" adiyla da bilinmektedir.
  • ulvi insan daniel day-lewis'i bir kez daha izlememizi sağlayacak film.
    ismi fazlasıyla fahrettin cüreklibatır'u hatırlatmakta.
    (bkz: kan akacak)
  • hayatımın beş yönetmeninden biri olan pta'nın yeni filmi. kendisine there will be blood? imasını soru kıvamında çıtlatınca bir gazeteci. önce "ı hope so." diye cevap vermiş; sonra/şimdilik meseleye "there might be blood." diyelim diyerek kendi silahını gökyüzüne doğru ateşlemiştir. film bir sır gibi saklanıyor olsa bile-bu filmi tetikleyen başka bir filmden yola çıkarak-kırılma noktasının ilk 15 dakika da gerçekleşeceğini öngörebiliriz. mesele vahşeti tetikleyen paranın metaforuysa, bu metafor ilk on beş dakika da patlayacaktır. mesele o para, o giz, o altın, o petrol ortaya çıktıktan sonra insanların birbiriyle olan ilişkisi. pta bu açıyı tutturursa, çözülmeden katı ruha ters çizilmiş bir anti-magnolia izleyebiliriz.
  • filmin müziklerini radiohead'ın ba$ gitaristi jonny greenwood yapmı$.
  • bir aksilik olmazsa 1 şubat 2008'de türkiye'de gösterime girecek olan film. "kan olacak, intikam olacak" diyorlar, bekleyip göreceğiz. daniel day-lewis kolay kolay kabul etmez rolleri, bir hikmeti olmalı..

    gösterim tarihi 15 şubat oluvermiş bir gece ansızın..
  • (bkz: kan cikacak)
  • en iyi film dalinda oscar adayi olarak secilen film.
  • imdb top 250'de şuan 23. sıradadır. öyle işte. başka bir şey demiyorum.
  • filmin genel izleklerini isaretleyecek olursak:

    proleterlesme, kirsal yasamin sakilligi ve aptalligi, sinifsal hareketlilik-sinifsal konum/belirlenim diyalektigini akla getiriyor, hirsiz baronlarin yukselisi, isci sinifinin ister istemez -neredeyse a priori- ilericiligi, emegin biciminin bu ilericilikteki belirleyiciligi, proleterlesmenin altini oydugu-ve buna karsi kirsal hayatin sakilligine simsiki sarilan- gerici dinsellikler(evanjelizmin ortaya cikisi),biraz daha ekonomi-politik kritigine ilerleyecek olursak farklilik(aslinda dogru cevirisi diferansiyel olmali) ranti ve kati rant arasindaki diyalektik(marks-engels'in kapital uzerine mektuplasmalarinda magriplinin kapitali yazarken baslangic noktasinin ricardo'nun rant kuraminin elestirisi oldugunu dusunursek bu alanin hala gayet kaba ve unutulmus oldugunu dusunuruz, ki bir filmde buna dokunabilmek bile takdire sayan, tabii marks fark rantiyla kati rant arasinda boylesine bir diyalektik gormemis idi,ben bu konuda hiyerarsik bir iliskidense birbirini tanimlayan bir iliskinin varoldugunu dusunuyorum), ve de belki en onemlisi artik karlarin realizasyonu meselesi; daha bireysel bir duzeye inersek, gelsin freud, gelsin lacan: baba-ogul iliskisi, kardeslik ve fratrisid, yabancilasma, burjuvazinin yaratici tahripkarligi, kapitalin emek surecinin basamaklari icinde yeniden urettigi bedenler, sakatliklar, -tabii ki-kan,et ve yeme eylemi, vs. vs.