şükela:  tümü | bugün
  • emile zolanin 1867'de yazdigi roman. konusu ciliz ve hasta kuzeni ile evlendirilen ve tekduze hayattan sikilmis bir kadin olan therese'in tembel ama yakisikli koylu laurent ile devam ettirdigi iliskisi yuzunden....

    gerisi spoiler oluyor işte.
  • sucluluk duygusunun insani nasil yaktigini cok iyi anlatan bir romandir. emile zola oyle ayrintili ve atesli anlatir ki karakterlerin durumunu, bir acayip olmaya baslarsiniz okurken..ayrica kuzenin annesinin kitabin sonundaki zaferi etkileyicidir..
  • en meshuru 1953'te marcel carne tarafindan olmak uzere birkac defa da filme cekilmistir.
  • therese ve laurent in birbirilerini suçladığı bölümlerle iç burkan kitap.
    karakterlere özellikle de therese e acımamak mümkün değil.
  • "... bir hafta boyunca orleans memurları başka birşey konuşmadılar; kendi içlerinden birinin boğulmuş olmasıyla övünüyorlardı..." * kanımca kitabın has cümlesidir.
    (bkz: naturalizm)
  • --- spoiler ---

    yaşlı kadının sonunu düşündüren kitap.

    --- spoiler ---
  • emile zola'nın 1867 yılında yazdığı, natüralist denemesinin ilki olan romanı. okumadan evvel kitabın kasvetini kaldırabilecek uygun bir psikolojide olmak gerekir. okuduktan sonra "keşke okumasaydım" mı yoksa "iyi ki okumuşum" mu demeliyim kestiremedim.

    --- spoiler ---

    madam bovary, anna karenina gibi kocasını aldatan kadın konulu romanlardan daha farklıdır kanımca. benim için kitapta anlaşılmaz olan, therese'in kocasını aldatmasına kadar olan kısmı yazarın okuyucuya bir güzel onaylatmasına karşın sonrasında bu günaha acıklı bir alayla yaklaşması, therese'i savunmaya kalkmayışıydı. zira kocası camille öyle sinir bozucu, gıcık, boğup atılası bir adamdı ki -zaten öyle de oldu ya- kadıncağızın yerden göğe kadar bu adamı aldatmaya hakkı vardı. sonra ne haltıma okuyucunun önünde iki paralık edildi emile zola'nın bileceği iş.
    korkunç sonun, alaylı çöküşün kaçınılmazlığı, therese'in ve laurent'in içine düştükleri durumun karanlığı ve derinliği korkunçtur. okuyucu da bunu açıkça bilir.
    karakterlerin durumu öyle fecileşir ki uçurumun dibine inerken önceleri acınması gereken therese'e karşı gaddarca bir tavır takınmaya zorlandığımı hissettim. sonlara doğru "yahu bir dakika" diyebilmiştim neyse ki! laurent bir alçak, bir insan müsveddesi olabilir; fakat therese başta bize böyle mi tanıtılmıştı diye düşünmeden edemedim. böyle bir ahlaki tutarsızlığın altında therese'in ezilmesini anlamsız buldum.

    --- spoiler ---
  • park chan wook imzalı bakjwi filmine esin kaynağı olmuş emile zola romanı..
  • başrollerini simone signoret ve raf vallone'nin paylaştığı 1953 yapımı film aynı zamanda.

    --- spoiler ---
    romanın aksine film paris'te değil lyon'da geçiyor. olaylar ve karakterler de epeyce farklı romandan.örneğin; kitapta katilin therese ve laurent olduğundan kimse şüphelenmezken, filmde baş şüpheliler. bir diğer önemli farklılık ise laurent karakteri. kitapta beleşçi, aşkını sahiplenmeyen bir tipken filmde therese'dan boşanmasını istemiş, birlikte yeni bir hayat kurmayı teklif etmiş dürüst bir adam olmuştur. zaten raf vallone'nin kabul etmek için şartı, karakterin değişmesi imiş.

    --- spoiler --
  • bastırılmış cinsel duyguları nedeniyle hastalıklı kocasını aldatan zalim.