şükela:  tümü | bugün
  • toolun aenima albümünün en uzun ve son parçası.sözlerinin forty six and two ile bağlantılı olduğuda düşünülür...
  • bağardığı kısımda gitar ve davulun senkopları beni öldürür...(bkz: tool) un sober la beraber en sevdiğim şarkısı.
  • tool'un aenima'dan vagina whistles'a ve -salival'deki konser yorumuna değin bir çok değişiklik yaşamış güzide bir parçasıdır:
    parçanın en güncel halinde parçaya ayrıyetten şöyle bir bölüm eklenmiştir:
    timothy leary sample:

    think for yourself
    question authority

    throughout human history, as our species has faced the frightening,
    terrorizing fact that we do not know who we are, or where we are going in
    this ocean of chaos, it has been the authorities, the political, the
    religious, the educational authorities who attempted to comfort us by
    giving us order, rules, regulations, informing, forming in our minds their
    view of reality. to think for yourself you must question authority and
    learn how to put yourself in a state of vulnerable, open-mindedness;
    chaotic, confused, vulnerability to inform yourself.

    think for yourself.
    question authority.

    -parçaya girilir
  • şöledir...süperdir.. canlı görmek/dinlemek bir dünyaya bedeldir...

    dreaming of that face again.
    it's bright and blue and shimmering.
    grinning wide
    and comforting me with it's three warm and wild eyes.

    on my back and tumbling
    down that hole and back again
    rising up
    and wiping the webs and the dew from my withered eye.

    in... out... in... out... in... out...

    a child's rhyme stuck in my head.
    it said that life is but a dream.
    i've spent so many years in question
    to find i've known this all along.

    "so good to see you.
    i've missed you so much.
    so glad it's over.
    i've missed you so much
    came out to watch you play.
    why are you running?"

    shroud-ing all the ground around me
    is this holy crow above me.
    black as holes within a memory
    and blue as our new second sun.
    i stick my hand into his shadow
    to pull the pieces from the sand.
    which i attempt to reassemble
    to see just who i might have been.
    i do not recognize the vessel,
    but the eyes seem so familiar.
    like phosphorescent desert buttons
    singing one familiar song...

    "so good to see you.
    i've missed you so much.
    so glad it's over.
    i've missed you so much.
    came out to watch you play.
    why are you running away?"

    prying open my third eye.
    so good to see you once again.
    i thought that you were hiding.
    and you thought that i had run away.
    chasing the tail of dogma.
    i opened my eye and there we were.

    so good to see you once again
    i thought that you were hiding from me.
    and you thought that i had run away.
    chasing a trail of smoke and reason.

    prying open my third eye.
  • bastaki adamin konusmalari cok hosuma giden parca..tool klasigi iste..
  • bastaki adamin konu$malari "drug" olayinin muzisyenlerdeki ve ayrica normal insanlardaki etkisiyle alakalidir.

    "prying open my third eye.
    so good to see you once again.
    i thought that you were hiding.
    and you thought that i had run away.
    chasing the tail of dogma.
    i opened my eye and there we were.

    so good to see you once again
    i thought that you were hiding from me.
    and you thought that i had run away.
    chasing a trail of smoke and reason. "

    parcanin bu bolumunde ise "drug" kulturu elemanlarina bir bakis acisi sunulmu$tur.
    "ya bi dogmanin pesinden kosma, ya da bi duman veya sebebinden pesinden kosma halindeyken ucuncu gozu bizi ziyaret etmesi konusu."

    ayrica baska bi parcadaki soze de bir gonderme yapilmi$tir sanki. (bkz: ænema)
    "fuck all you junkies and fuck your short memory"

    edit: ba$ta konuşan adam bill hickstir efendiler.
  • başındaki konuşma bill hicks'indrugs have done good things trackinden alıntı şöyle ki;

    ’see, i think drugs have done some *good* things for us, i really do. and if you don’t believe drugs have done good things for us, do me a favor: go home tonight and take all your albums, all your tapes, and all your cd’s and burn em’. cause you know what? the musicians who’ve made all that great music that’s enhanced your lives throughout the years... rrrrreal fuckin high on drugs.’

    neyse efendim denen o ki, uyuşturucunun bazı güzel yanları olduğu, o da: yıllarca dinlediğimiz bu şahane müziklerin hep gerrrrrçekten 'uçmuş' adamlardan çıktığı. konuşmanın sonrasında da beatles'la ilgili espriler yaparak bitirir. evet bu her şarkıda uyuşturucuya gönderme aramak için şahane bir ortam yaratmıştır ama durun bekleyin bakın maynard neler söyleyecek, sabredin. third eye, "uçtum aman mod gençliktenim hemen moda gireyim" şeklinde mot a mot anlam çıkarmaya çalışılmaması gereken bütünüyle dev bir eserdir, hakkında cild cild kitap yazılabilir. neyse haydi size uyalım ve ufak bir kuble sizler için basitce inceliyor gibi yapalım:

    "dreaming of that face again. it's bright and blue and shimmering.
    grinning wide and comforting me with it's three warm and wild eyes."

    (kendisine gülümseyen, onu rahatlatan, mavi göz.. üçüncü göz çakrasının (bkz: ajna) ana rengi çivit mavisidir, laciverte yakın bir mavi. ("shrouding all the ground around me is this holy crow above me. black as holes within a memory and blue as our new second sun.") ancak maynard bunun parlak olduğunu, ona gülümseyip rahatlattığını söylüyor)

    "on my back and tumbling down that hole and back again
    rising up and wiping the webs and the dew from my withered eye."

    (malum kuyudan bahsediliyor. maynard burada bizlere 'ben dibi gördüm de geldim' demek istiyor. oradan kurtuluyor ve bu sefer görüyoruz ki kendi yosun tutmuş, hastalıklı*gözünü açıyor ve gerçek üçüncü gözüyle karşılaşıyor ("i do not recognize the vessel, but the eyes seem so familiar, like phosphorescent desert buttons singing one familiar song")

    third eye, bana göre maynard için çok kişisel bir şarkı. ve bizzat kendisi şu an, aenima albumunde bulunan bill hicks konuşmasıyla ironi tepelerinden bizlere bakıyor* ama salival'deki konuşmanın (bkz: #450279) "learn how to put yourself in a state of vulnerable, open-mindedness; chaotic, confused, vulnerability to inform yourself." kısmı ile bize gerçek gözün nasıl ortaya çıkması gerektiğini göstermiyor da değil hani.

    kendinle çelişerek kendini çözmeye dayalı bir tür meditasyon ile temsili olarak açılan üçüncü göz çakrasından bahsediliyor. bu ajna denen çakra (sankristçe emir) eğer az uyarılırsa kişi utangaç, ifadesiz ve soğuk nevale olmaktadır, fazla uyarıldığında ise kişi bir dogma manyağına dönüşür, emirler yağdırır, asar keser. ancak "uyarılar dikkate alınarak kullanıldığında" bir mucizeye dönüşür; evren ile bir bütün olup, kendini evreni olarak hissetmek arzusunu yakar kavurur.

    maynard aka ohio'lu jimmy, tesbit insanı kıvamında büyüyüp ezik diye adledilen bir çocukken bir anda, us marine corps'a giriyor ve her türlü boktan şeyin vucud bulduğu bu mekanda canavar kesiliyor. (bkz: full metal jacket) çıkınca kendisini müziğe, aikido, meditasyona ve lachrymology'ye adıyor, kısaca bütünüyle kendisine (bkz: #4734229) ki bence şarkıyı fiziksel bir şeye dönüştürme çabası varsa maynard'ın yaşadığı bu büyük değişimler ve buradaki fevkalade ajna değişimleri. ama jimmy hala aynı ve turuncu mage robu giymiş, kendini dogma yolunda kaybetmiş bir budist büyücü rahip de değil, o belki bir siddhartha, daha fazlası değil.

    (bkz: think for yourself question authority)
  • kartuşlu oyun konsolları vardı eskiden. ki atari diye de bilinirlerdi. tv ye bağlanırlardı. kabloyla bağlanırlardı tabi manevi anlamda değil. neyse bu atari denilen nanelerde oynanan oyunlardan bir tanesinin adıdır third eye. güzel de bir oyundur. karete sever bir gençle kötülüklere karşı savaşırsınız. öyle işte..
  • dikey şekilde alına* yapılan piercing türü