şükela:  tümü | bugün
  • louder than bombs albümlerinden 22 numaralı parça . . .
  • morrissey'in 'you did a good thing' ve 'you did a bad thing' cumlelerini soyleyis tarzi, insanin icini burkan sarki.
  • hüzünlü, öyle parça tesirli bir şarkı değil belkide = "not happy/not sad" - ama bağımlılık yapıyor orası kesin.
    smiths şarkılarındaki "kişiye özel" yan şu durumda kendini gösteren, stand bydaki bünyelerin şarkısı.

    "i'm not happy ... and i'm not sad*"
    mutlu değilsen mutsuz musundur demek bu, mutlu olmanın bi zorunluluk sayıldığı bazı zihinlerde.
  • smiths'in en gizli hazinelerindendir. içine düşülmüş kişisel bir çelişkinin kendisini en bariz şekilde belli ettiği "i'm not happy and i'm not sad" cümlesinin gücü buradan gelir. ancak aynı morrissey, düz ve rutin bir akıl yürütmektense yaşanılan çelişkilerin kişiliğin doğrulanmasını sağladığını ve o çelişkilerin kişisel olduğunu da biliyor gibidir... işte tam da bu sebepten her türlü insani zayıflığı açığa çıkarma gücü şarkıya sinmiştir. bu nasıl bir dip hassasiyettir şaşırır kalırsınız. morrissey o kadar içten söyler ki hani neredeyse ayağa kalkıp ceketinizi bu samimiyet önünde ilikleyesiniz gelir. şarkının gücünün bir nedeni de bu içtenliğidir. med cezire tutulmuş bir orta boy deniz gibi şarkı gün boyu aklınıza bir gelir bir gider...
  • zannediyorum morrisey'in kürtaj olmuş bir arkadaşıyla ilgili bir şarkı olsa gerek. en güzel smiths şarkılarının spesifik bir olay çevresinde belli belirsiz gezinen şarkılar olduğu fikrine varıyorum. ister çelik bir köprünün altında öpüşülsün *, ister sevilen kişinin arabasında gezilsin *.
  • the smiths'in en güzel şarkılarından.
    in a river the colour of lead
    immerse the baby's head
    wrap her up in the news of the world
    dump her on a doorstep, girl
    this night has opened my eyes
    and i will never sleep again

    you kicked and cried like a bullied child
    a grown man of twenty-five
    oh, he said he'd cure your ills
    but he didn't and he never will
    oh, save your life
    because you've only got one

    the dream has gone
    but the baby is real
    oh, you did a good thing
    she could have been a poet
    or, she could have been a fool
    oh, you did a bad thing
    and i'm not happy
    and i'm not sad

    a shoeless child on a swing
    reminds you of your own again
    she took away your troubles
    oh, but then again
    she left pain
    so, please save your life
    because you've only got one

    the dream has gone
    but the baby is real
    oh, you did a good thing
    she could have been a poet
    or, she could have been a fool
    oh, you did a bad thing
    and i'm not happy
    and i'm not sad
    oh ...
    and i'm not happy
    and i'm not sad
    oh ...
    and i'm not happy
    and i'm not sad
  • uyuyamadığım her gece aklıma gelen şarkı.
  • bunun bir de ariel pink cover'i vardir ki sarkidaki not happy/not sad hallerini tam haliyle yansitir. orijinaline haksizlik etmek istemem ama orijinali kadar da guzeldir.
  • gözü açık (iyi) gider.
  • bebeğini terk eden genç bir kızın yaşadığı çelişkili ruh halini kızın bakış açısından anlatan bir the smiths şarkısı. kendinden yaşça büyük erkeğin vaadlerine kanarak başladığı ama kötüye giden ilişkiyi kurtaracağı umudu ile dünyaya getirdiği bebeği doğurduktan sonra onu bir gazeteye sarıp bir kapının eşiğine terk etmesi, bunun kendini kurtarmak için en doğru hareket olduğuna kendini ikna etmesi, bir yandan da bebeğinin akibetini merak etmesi, başka çocuklar gördükçe kendi çocuğunu hatırlaması ve verdiği kararın kendi geleceği için doğruluğunun, bebeğin geleceği açısından yanlışlığının çelişkisinin yarattığı boşluk hissi üstüne kurulur bir şarkı. hüzünlü bir şarkı değil, mutlu bir şarkı da değil. işlediği boşluk hissini bire bir aktaran bir şarkı. morrissey sözleri yazarken durumu ne eleştirmiş ne de haklı çıkarmaya çalışmış. sadece anlamaya, anlatmaya çalışmış. *

    sözlerini de çevireyim tam olsun

    kurşun rengi bir nehre
    daldır bebeğin başını
    dünya haberleri ile sar onu
    bir kapının eşiğine bırak, kızım
    bu gece gözlerimi açtı
    ve bir daha asla uyumayacağım

    korkmuş bir çocuk gibi tepindin ve ağladın
    yirmi beşinde koca bir adam
    ah, sıkıntılarını gidereceğini söyledi
    ama gidermedi ve asla gidermeyecek
    ah, hayatını kurtar
    çünkü sadece tek hayatın var

    rüya bitti
    ama bebek gerçek
    ah, iyi bir şey yaptın
    bir şair olabilirdi
    veya bir ahmak
    ah, kötü bir şey yaptın
    ve ben mutlu değilim
    mutsuz da değilim

    salıncakta ayakkabısız bir çocuk
    sana kendi çocuğunu hatırlatıyor
    seni dertlerinden arındırmıştı
    ah, ama öte yandan
    geride acı bıraktı
    o yüzden lütfen hayatını kurtar
    çünkü sadece tek hayatın var

    rüya bitti
    ama bebek gerçek
    ah, iyi bir şey yaptın
    bir şair olabilirdi
    veya bir ahmak
    ah, kötü bir şey yaptın
    ve ben mutlu değilim
    mutsuz da değilim
    ah...
    ve ben mutlu değilim
    mutsuz da değilim
    ah...
    ve ben mutlu değilim
    mutsuz da değilim