şükela:  tümü | bugün
  • enid blyton tadında eserler veren alman yazar.
    (bkz: dört kafadarlar takımı)
  • sadece 35 ten fazla dört kafadarlar takımı ile ilgili kitap yazmış aşmış yazar. harry potter gibi tutsaydı heralde dünyanın en zengin adamı olurdu çevrilen filmlerden kazanacaklarıyla.
  • pek çok kitabında türk karakterlere yer vermiş bir yazardır. gerek efsanevi dört kafadarlar takımı kitaplarında, gerekse apayrı bir dizi olan hayvan dostu gülperi'nin serüvenleri kitaplarında bol bol bizimkilere rastlayabiliriz.
  • büyüyüp eşek kadar olmama rağmen hâlâ kitaplarından zevk aldığım bir yazar.

    favorim;
    (bkz: frankenştayn'ın gökdeleni)
  • benim için mary enid blyton'dan sonra en über çocuk kitapları yazarıdır, dört kafadarlar da, malory towers'tan sonra yazılmış en über çocuk kitapları serisidir.

    çocuğa düşünmeyi öğretir, çocuğu salak yerine koymaz, çocuğa sadece aptalca kurgulanmış serüvenler veren yazarların aksine, gerçek ülkeler ve gerçek bilgilerle destekler yazdıklarını... enid blyton bir önceki yüzyılın efsane çocuk yazarıysa, thomas brezina da bu yüzyılın adı sayılır çocuk kitabı yazarıdır...
  • daha küçük yaşta bana kitap okuma sevgisi kazandıran avusturyalı yazar.
  • çocukluğumda kendisinin yazdığı dört kafadarlar serisini büyük bir merakla okuduğum yazar. kırmızı, sert kapaklı olurdu yayınlanan kitapları. çocukluğumun en güzel zamanlarındandı. dondurma yer, yağan hafif pazar yağmuru eşliğinde kitaplarını hatmederdim. dört kafadar dünyayı gezer biz de peşi sıra koşardık.
  • çocukluğumun kitaplarını yazan insan. büyükada'a evin balkonunda az okumadım bu adamın kitaplarinı. 4 kafadarlara bir başlandımı bırakması imkansız olurdu. vaktim olsa da şimdi açıp okusam dedirtir. özellikle zehirli varil on numara kitaptır
  • çocukluğumun kahramanı. yazdığı tüm kitaplara sahip olduğum, aynı zamanda televizyon programlarını takip ettiğim adam.

    bizim ortaokulda (bkz: gazi mustafa kemal paşa etüd ve beslenme ilköğretim okulu) salak bi çocuk vardı ufuk diye, ben bu adamın kitaplarından birini (bende iki tane olduğu için) kütüphaneye vermiştim. bu çocuk bu kitapı defalarca falan okudu hatta sonra işte kompozisyonlarda hep benim favori yazarım, en sevdiğim falan dedi. kitap okumayı sevdirmek başka, ibnelik başka değil mi? ben de bu piçi hep okuma gününe bu herifin farklı kitaplarını getirerek, ve onun ödünç alma taleplerini reddederek gıcık ederdim.

    sonra bir gün aklıma daha iyi bir fikir geldi, edebiyat öğretmenimize konuyu açtım, benim kitap vermeyi vs. sevmediğimi, bu piçin kitapları okumak istediğini vs. anlattım, sonra da dedim ki, arzu ederseniz baştan başlayarak kitapları fotokopi ettirip sınıfa verelim, herkes okusun. şadan selvi adındaki muhteşem edebiyat öğretmeni bu fikre sıcak bakıp kabul etti ve böylece ben kimseye kitap vermeden kitapların okunmasını sağladım.

    bunu niye mi anlattım? salağım işte, ondan.
  • sherlock holmes' tan 2 ve agatha christie' den 1 evvel, scooby doo çizgifilmlerinden 1 sonra gelen abi. en yakın dostum yunus ile değiş tokuş ederek okumuştuk bissürü kitabını. ah yıllar... geçince, o kitaplar yavan geldiydi doğal olarak.