şükela:  tümü | bugün soru sor
  • genelde kardinal wolsey olarak bilinen, 1473-1530 yılları arasında yaşamış, 8. henry'nin uzun bir süre boyunca sağ kolu olmuş ve hatta bundan öte tarihe alter rex kavramını kazandırmış kişidir. kendisi 8. henry gönül işleri peşinde koşarken ingiltere'yi derleyip toparlamış, krallık tarafından alınan kararların hepsinde çok büyük etkisi olmuştur. her ne kadar kardinallik seviyesinde bulunsa bile, dini genelde bir araç olarak kullanmıştır. yaptığı işlerde dinden öte kendi çıkarını, daha sonra ingiltere'nin çıkarını ve en son katolik kilisesi'nin çıkarını düşünür. bir dönem papalığa oynamış olsa bile, ingiltere ile fransa'nın aralarının bozulması onun bu amacına ulaşmasını engellemiştir. tarihi boyutların dışına gelinir ise tudors adlı dizide sam neill tarafından başarıyla canlandırılmaktadır. dizideki en başarılı performanslarından biri bu karaktere aittir ve diziyi sürükleyen öğelerin başında gelir.

    --- spoiler ---

    özellikle ilk sezonun finalinde kendisi ile yüzleştiği sahne literatüre geçicek cinsten mükemmel bir sahnedir. arka plandaki müzik olsun, sam neill'in performansı olsun, tüm sezon boyunca nefret duyduğunuz karakteri bir anda bağrınıza basmanıza sebep olur bu sahne. ironiktir ki bu sahnede wolsey gırtlağını keserek kendini öldürür.
    lord, we have not spoken as long or as often as we should. i have often been about other business. if i wanted forgiveness i should ask for it but for all that i have done, and for all that i am yet to do, there can be no forgiveness. and yet, i think i am not an evil man, though evil men pray louder, seek penance, and think themselves closer to heaven than i am. i shall not see its gates lord, nor hear your sweet word of salvation. i have seen eternity, i swear but it was only in a dream and in the morning all was gone. i know myself for what i am. and i throw my poor soul upon your forgiveness. in the full knowledge that i deserve none at your loving hands.

    --- spoiler ---
  • kendisi aynı zamanda lordlar kamarasının da başkanıdır.
  • kendi imzasında soyadını "wulcy" olarak yazan ingiliz kardinali, ipswitch'li kasap robert wulcy'nin oğlu.
  • the tudors dizisinde kendi boğazını keserek intihar eder, fakat gerçekte böyle bir olay olmamıştır.

    yorkshire'dan leicester'a kralı görmeye gittiği bir yolculuk sırasında bir hastalığa yakalanır ve leicester abbey'de hastalığı nedeni ile ölür.

    ölüm döşeğinde iken son sözleri bunlardır. “if i had served god as diligently as i have done the king, he would not have given me over in my grey hairs.” en basit şekliyle şunları demiştir ''eğer bu kadar özenle krala hizmet ettiğim gibi tanrıya hizmet etmiş olsaydım, saçlarımın üzerine gri kılları vermezdi (saçlarıma ak düşmezdi)''.
  • kardinal thomas wolsey olarak bilinir, başpiskoposluk görevini 1500 lü yılların başında başarıyla yürütmüştür, o kadar güvenilir bir insandır ki bu kişiye kiliselerin tüm hazine kontrol işlemleri verilmiştir daha sonra kral vııı.henry tarafından üstü kapalı olarak ötekileştirilmiştir ayrıca papadan kiliseler ve yeni manastırlar için hazine yardımı almak istemiştir fakat londraya yeni manastırlar kurmak için gittiğinde halk tarafından kralın kölesi,adamı görüldüğünden dolayı taşlanmıştır, oysa thomas wolsey hiçbir zaman kral dahi olsa kimsenin kimseden daha üstün olmadığını ve tüm yapılan adaletsizlikleri vııı.henry gibi bir piskopatın yüzüne vurmuştur,tüm bu olaylardan sonra sürgün edilmiş bundan kısa bir süre sonra ihanetle suçlandı ve kral yargılanması gerektiğini söyledi. o zamanlar uzak bir kasabadaydı ve onu londra kulesi’ne götürmek için yirmi beş kişilik bir gardiyan gönderildi. o sıra wolsey çok hastaydı, ama londra’da leicester manastırı’na ulaştığında ve başrahip onunla tanışmaya gelir. wolsey ona “baba abbot, kemiklerimi seninle bırakmaya geldim” dedi. bir keresinde yatağına gitti ve asla bırakmadı.